
YDH - CNN'in haberine göre Somali korsanlığı yeniden yükselişe geçerken, İran'daki savaş nedeniyle çatışma bölgesinden uzak durmaya çalışan ticari gemiler Afrika çevresindeki daha uzun güzergahlara yöneliyor.
İran'daki savaş, daha önce dünya petrolü, doğal gazı ve kritik ham maddelerinin yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği Hürmüz Boğazı'nın kapanmasına yol açtı.
Bunun ardından çok sayıda taşımacı boğazı kullanmak yerine Aden Körfezi ve Somali açıklarından geçen rotalara yöneldi.
Haberde, değişen güzergahların taşımacılık maliyetlerini de artırdığı belirtildi. Yakıt fiyatları, sigorta giderleri ve diğer masraflardaki artış nedeniyle şirketlerin gemi başına yaklaşık 1 milyon dolar ek maliyet üstlenmek zorunda kaldığı aktarıldı.
CNN, bölgede artan deniz trafiğiyle birlikte korsan gruplarının son haftalarda art arda gemi kaçırma eylemleri düzenlediğini ve bunun Somali korsanlığının yeniden canlandığına işaret edebileceğini yazdı.
Birleşik Krallık Deniz Ticaret Operasyonları Merkezi 12 Mayıs'ta yaptığı açıklamada Somali korsanlarının en az üç gemiyi alıkoyduğunu bildirdi. Merkez, bunların iki petrol tankeri ile genel yük ve çimento taşıyan bir gemi olduğunu açıkladı.
Açıklamada, söz konusu gemilerin 21 Nisan ile 2 Mayıs arasında ele geçirildiği belirtildi. Gemilerden birinin Yemen kıyılarında kaçırıldığı da kaydedildi.
Uluslararası Denizcilik Bürosu'nun Ocak 2026'da yayımladığı rapora göre Somali açıklarında yalnızca sınırlı sayıda olay kayda geçmişti.
Bununla birlikte AB Deniz Kuvvetleri geçen ay bölgede korsanlık vakalarının arttığını açıklamış ve gemilere "yüksek düzeyde teyakkuz" çağrısı yapmıştı.
Somali Federal Parlamentosu milletvekili Muhammed Dini, korsanlıktaki yükselişin dış etkenlerle ülke içindeki istikrarsızlığın birleşiminden kaynaklandığını söyledi.
Dini, "Son dönemdeki korsanlık vakaları, jeopolitik krizler nedeniyle uluslararası deniz rotalarının değişmesiyle ortaya çıkan fırsatçılıkla bağlantılı" dedi.
Somalili milletvekili, Ortadoğu'daki mevcut durumun "onlara (korsanlara) harekete geçmek için gerekçe verdiğini" ifade etti. Dini ayrıca korsan gruplarının Kızıldeniz'deki gemilere saldırmak için Yemen'deki Husilerle ittifak kurduğunu söyledi.
Dini, Somali'de yıllardır süren istikrarsızlığın ülke kıyılarını savunmasız hale getirdiğini ve bunun korsan gruplarının risklerini azalttığını da belirtti.
CNN, gemi kaçırma olaylarına çoğu zaman yoksul Somalili gençlerle terör ağlarıyla bağlantılı silahlı aşırılıkçıların katıldığını yazdı. AB Deniz Kuvvetleri ise "Somali'nin kuzey kesiminde üç korsan grubunun faaliyet gösterdiğini" ve bu grupların operasyonlarını desteklemek için kara ve deniz unsurlarına sahip olduğunu değerlendirdi.
İskoçya'daki Aberdeen Üniversitesi'nde uluslararası ilişkiler dersleri veren Manu Lekunze de İran'daki savaşın güvenlik alanında boşluk yarattığını ve bunun korsanlığın yeniden yükselmesini kolaylaştırdığını söyledi.
Lekunze, "İran'daki savaş, normal şartlarda Afrika'daki Batı Hint Okyanusu'nda güvenliği sağlamaya odaklanacak bazı devletleri, Hürmüz Boğazı'nın güvenliği için çok uluslu güçler oluşturmaya yöneltti" dedi.
Buna karşılık AB Deniz Kuvvetleri, Ortadoğu'daki çatışmanın korsanlıkla mücadele operasyonlarının işleyişini etkilemediğini bildirdi.
AB Deniz Kuvvetleri açıklamasında, "'Atalanta' korsanlığı caydırmak için tek başına hareket etmiyor. Korsanlıkla mücadele etmek amacıyla Somali makamları dahil bölgedeki uluslararası ortaklarla koordinasyon içindeyiz" denildi.
Birleşik Krallık Deniz Ticaret Operasyonları Merkezi nisan sonunda yaptığı başka bir açıklamada da kimliği belirsiz kişilerin Somali kıyılarının 11 kilometre açığında bir yük gemisini ele geçirdiğini duyurmuştu.
Merkez, Garakad yakınlarında kaçırılan geminin daha sonra kara sularına yönlendirildiğini bildirmişti.
Merkez, 14 Mayıs'ta yaptığı açıklamada ise kimliği belirsiz kişilerin Birleşik Arap Emirlikleri kıyılarında bir gemiyi ele geçirerek İran yönüne doğru hareket ettiğini açıkladı.