
YDH- İbranice yayın yapan Maariv'e göre, Birleşik Arap Emirlikleri de ülkedeki Bereke nükleer santraline insansız hava araçlarıyla saldırı düzenlendiğini duyurdu.
Aktarılan bilgilere göre,İHA saldırısının ardından Fars Körfezi kıyısındaki nükleer santralin dış kısmında yangın çıktı.
Olayda herhangi bir can kaybı yaşanmazken santraldeki faaliyetler normal seyrinde devam ediyor.
Federal Nükleer Düzenleme Kurumu ise yangının santralin kendisine ya da sistemlerin güvenliğine herhangi bir zarar vermediğini teyit etti.
Bereke Nükleer Santrali, Abu Dabi Emirliği’ne bağlı ez-Zafra bölgesinde, Ruveys kentinin yaklaşık 53 kilometre güneybatısında yer alıyor ve Arap dünyasının ilk ticari nükleer enerji tesisi olma özelliğini taşıyor.
Bölgesel istihbarat raporlarına yansıyan askeri hareketlilik, New York Times gazetesinin dün sabah Ortadoğulu yetkililere dayandırarak verdiği haberle yeni bir boyut kazandı.
Habere göre ABD ve İsrail, 7 Nisan'da yürürlüğe giren ateşkesin ardından o günden bu yana en kapsamlı ve yoğun askeri hazırlık içerisine girmiş durumda bulunuyor ve bu hafta içinde İran'a yönelik saldırıların başlaması an meselesi olarak görülüyor.
Son günlerde üst düzey İsrailli yetkililerden gelen askeri değerlendirmeler de bu istihbarat raporunu doğrular nitelikte ilerliyor.
Müzakerelerin tıkanmasıyla birlikte, ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth bu hafta Kongre'de katıldığı bir oturumda ordunun elinde "gerekirse tırmandırma planı" bulunduğunu ve geçen ay askıya alınan İran'a karşı savaşın önümüzdeki günlerde yeniden başlayabileceğini doğruladı.
Askeri kaynakların New York Times'a verdiği demeçte, Trump'ın savaşı yeniden başlatma kararı alması halinde masadaki seçenekler arasında ''Devrim Muhafızları'na ait askeri hedeflere ve altyapı tesislerine'' yönelik çok daha sert bombardımanların yer aldığı belirtiliyor.
Amerikan ordusunun planlamalarındaki en radikal seçenekler de sızmaya devam ediyor. Masadaki bir diğer radikal ve riskli seçeneğin, özellikle İsfahan nükleer tesisinde bulunan ve yerin derinliklerine gizlenen nükleer malzemeleri ele geçirmek amacıyla özel kuvvetlerin konuşlandırılması olduğu ifade ediliyor.
Ancak bu operasyonun yüksek zayiat riski barındırdığı, destek ve çevre güvenliği için binlerce askerin sahaya sürülmesini gerektireceği belirtiliyor.