İsrail medyası: İsrail ordusu iyi savaşamıyor; bunu da gizliyorlar

17 Mayıs 2026

Emekli Tümgeneral İzak Brik, İsrail ordusunun ağır yapısal kriz, personel açığı ve lojistik çöküş içinde olduğunu belirterek, “mutlak zafer” söylemlerinin gerçeği gizleyen siyasi bir propagandaya dönüştüğünü söyledi.

YDH- İsrail’in savunma politikaları ve askeri stratejileri üzerine yaptığı çıkışlarla tanınan Emekli Tümgeneral İzak Brik, Maariv gazetesinde kaleme aldığı analizinde, İsrail ordusunun mevcut durumuna ve siyasetin ordu üzerindeki manipülatif etkilerine dair sarsıcı tespitlerde bulundu.

Ordunun yapısal sorunlar içinde boğulduğunu, yorgun ve yıpranmış bir halde olduğunu vurgulayan Emekli Tümgeneral, sahadaki gerçekliği şu sözlerle özetliyor:

"Son yıllarda iyice küçültülen bugünkü İsrail ordusu, yapısal sorunlar içinde boğulan, yorgun ve yıpranmış bir ordudur. Mevcut şartlar altında 'mutlak zafer' çığırtkanlığı yapmak sadece kendini kandırmaktır."

Yıllar süren bütçe kesintileri ve küçülme politikalarıyla kara ordusunun "kuşa çevrildiğini" ifade eden yazar; ordunun savaşa hazırlıksız, eğitimsiz, lojistik zafiyetlerle ve ciddi personel açığıyla girdiğinin altını çiziyor.

Brik, ''İsrail'i koruyabilmek için öncelikle orduyu "kutsallaştırma" yanılgısından kurtulmak gerektiğini'' savunarak, askeri yapının diğer devlet kurumları gibi nesnel ve profesyonel bir eleştiri süzgecinden geçirilmesi çağrısında bulundu.

Yazısında özellikle muhalefet liderlerini hedef alan Brik, siyasi iradeyi eleştirme maskesi altında tehlikeli bir algı operasyonu yürütüldüğünü ileri sürüyor.

Muhalefetin, yaklaşan seçimleri kazanmak uğruna ordunun "içler acısı" halini gizlediğini belirten yazar, 7 Ekim 2023’te çöken köhne ezberlerin inatla sürdürüldüğüne dikkat çekiyor.

Muhalefet liderlerinin, ordunun savaş boyunca kusursuz hareket ettiği ve başarısızlığın tek sorumlusunun askeri zaferleri siyasi kazanca dönüştüremeyen hükümet olduğu yönündeki iddialarını "boş vaatler" olarak nitelendiriyor.

Brik, mevcut siyasi yönetimin devlete ve halka büyük zararlar verdiğini ve derhal istifa etmesi gerektiğini kabul etse de, "ordu kusursuzca savaştı" söyleminin "yalandan da beter bir yarım yamalak gerçek" olduğunu savunuyor.

Muhalefetin orduyu eleştirmekten korktuğunu ve seçmene "kahraman ordu, basiretsiz siyaset" masalını anlattığını belirten Brik; operasyonel disiplinsizlik, yalan kültürü, güvenilirlik krizi, denetim mekanizmalarının işlememesi ve emirlerin teyit edilmemesi gibi kronik sorunların sümen altı edildiğini vurguluyor.

Emekli Tümgeneral Brik, küçük ve teknolojik bir ordunun varoluşsal tehditlere tek başına yetebileceği yanılsamasının artık son bulması gerektiğini belirtiyor.

Kara kuvvetlerinin radikal bir şekilde yeniden yapılandırılması ve büyütülmesi gerektiğini savunan yazar, muhalefet liderlerini ordunun gücünü artırmak yerine kendi imajlarını parlatmakla suçluyor.

Brik yazısını şu uyarıyla noktalıyor:

"Ordu, mevcut yapısıyla kapıya dayanan yeni tehditleri göğüsleyebilecek durumda değildir. Kurumsal sistem tepeden tırnağa reforma tabi tutulmadan yaşanan bir sonraki hezimet, yalnızca bir zaman meselesidir."

Yazar, İsrail’in seçim meydanlarında kulağa hoş gelmese de acı gerçekleri haykıracak cesur bir liderliğe ihtiyaç duyduğunu ifade ederek, ordudaki lojistik krizden yozlaşan örgüt kültürüne kadar her alanda köklü bir değişim yaşanmasının hayati bir zorunluluk olduğunu hatırlatıyor.