
YDH- İran Meclisi Başkan Yardımcısı Hamid Rıza Hacıbabai, İran devlet televizyonuna verdiği özel bir mülakatta, ülke petrolünün hedef alınması durumunda Tahran yönetiminin Amerikan güçlerinin bölgedeki petrole erişimini bütünüyle engellemek için gerekli tüm askeri ve stratejik önlemleri alacağını doğruladı.
Hacıbabai, olası bir kriz durumunda dünyada hiçbir ülkenin uzun bir süre boyunca bölgedeki petrole erişemeyeceğini net bir dille ifade etti.
İran siyasi liderliğinin, ''ABD ve başkanının ellerinden gelen her şeyi yapmaktan kesinlikle çekinmeyecekleri yönünde bir değerlendirmeye sahip olduğunu'' belirten Hamid Rıza Hacıbabai, "Hürmüz Boğazı'nın İran için atom bombasından daha önemli olduğunu" kaydetti.
İran'ın bugün gelinen noktada, askeri saldırılardan önceki döneme kıyasla çok daha farklı ve etkili savunma araçlarına sahip olduğunu ekleyen yetkili, Tahran'ın kendisine yaptırım uygulayan ya da Amerikan yaptırımlarını hayata geçiren herhangi bir tarafa karşı doğrudan mütekabil yaptırımlar uygulayarak misillemede bulunacağını vurguladı.
Gelişmelerin idari ve diplomatik boyutunda ise Devrim Lideri'nin Danışmanı ve Yardımcısı Muhammed Muhbir de Hürmüz Boğazı'nın stratejik konumuna ilişkin benzer ağırlıkta açıklamalarda bulundu.
Muhbir, söz konusu su yolunun jeopolitik güç açısından potansiyel olarak adeta bir atom bombasına eşdeğer nitelik taşıdığını belirtti.
İran'ın, küresel ekonomi üzerindeki bu devasa ve stratejik etkisi nedeniyle Hürmüz Boğazı üzerindeki denetim haklarından asla vazgeçmeyeceğini özellikle vurguladı.
Bölgedeki askeri tırmanışın arka planında ise ABD ordusunun bir ayı aşkın süredir Hürmüz Boğazı'na yönelik fiili bir deniz ablukası uyguladığı biliniyor.
Washington rejiminin, uluslararası sularda İran'a ait petrol tankerlerini ve denizdeki ham petrolü ele geçirmeye çalışmasının yanı sıra, İran petrol ihracatının ana merkezleri konumundaki çeşitli stratejik İran adalarına da askeri saldırılar düzenlediği aktarılıyor.
Amerikan ve İsrail ittifakının gerçekleştirdiği bu saldırgan hamleler, 28 Şubat tarihinde savaşın patlak vermesinden bu yana İran ile yürütülen ateşkes sürecini ve mutabakat maddelerini açıkça ihlal etmeye devam ediyor.