
YDH- İran merkezli Fars kaynaklarının el-Meyadin'e yaptığı özel açıklamalara göre, ABD Başkanı Donald Trump, ilk müzakereler sırasında serbest bırakmayı taahhüt ettiği dondurulmuş İran varlıklarının %25'lik kısmına yönelik sözünden tamamen geri adım attı.
Son Amerikan yanıtında yer alan bu geri adım, Tahran'ın savaşı sona erdirme önerisine karşı Washington'ın sunduğu sert koşulları gözler önüne seriyor.
Pazar günü erken saatlerde Fars'ın konuya yakın kaynaklara dayandırdığı bilgilere göre, ABD'nin Tahran'a ilettiği resmi yanıt; nükleer dosya, tazminat talepleri ve dondurulmuş varlıkların iadesi gibi kritik başlıkları içeren beş temel şarttan oluşuyor.
Fars kaynaklarının aktardığı maddeler şu şekilde sıralanıyor:
• Tazminat reddi: Amerika Birleşik Devletleri, düzenlediği askeri saldırıların yol açtığı devasa zararlar için İran'a herhangi bir tazminat ödemeyi kesin bir dille reddediyor.
• Varlıkların dondurulması: Washington, daha önce serbest bırakılması gündeme gelen dondurulmuş İran varlıklarının %25'lik dilimini bile ödemeyeceğini beyan ediyor.
• Şartlı ateşkes: Üçüncü madde uyarınca Washington, tüm cephelerdeki ateşkes sürecini doğrudan müzakerelerin seyrine bağlıyor.
• Uranyum teslimi: Dördüncü maddede, İran'ın elinde bulunan 400 kilogram yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumun ülkeden çıkarılarak Amerika Birleşik Devletleri'ne teslim edilmesi şart koşuluyor.
• Nükleer kısıtlama: Beşinci ve son koşul olarak ise İran topraklarında yalnızca tek bir nükleer tesisin aktif kalmasına izin verilmesi talep ediliyor.
• Müzakere masasında askeri hedeflere ulaşma çabası
İranlı kaynaklar, ABD tarafından sunulan bu planın mevcut krizi çözmekten ziyade, Washington'ın savaş meydanında askeri yöntemlerle başaramadığı hedeflere diplomatik masa başında ulaşmayı amaçladığını belirtiyor.
Analistlere göre İran'ın bu ağır koşulları kabul etmesi durumunda dahi Amerikan-İsrail ittifakının saldırganlık ve müdahale tehdidi ortadan kalkmayacak, aksine devam edecek.
İran yönetiminin, ABD ile yürütülecek olası bir müzakere süreci için daha önce üzerinde mutabakata varılan ancak henüz hayata geçirilmemiş iki temel kırmızı çizgiyi defalarca vurguladığı hatırlatılıyor.
Tahran, masaya oturmak için öncelikle Lübnan'da kapsamlı ve tam bir ateşkesin sağlanmasını ve müzakereler resmen başlamadan önce dondurulmuş İran varlıklarının fiilen serbest bırakılmasını şart koşuyor.