Hizbullah Milletvekili: Direnişi kuşatma stratejisi geçmişte olduğu gibi yine başarısız olacak

17 Mayıs 2026

Hizbullah Milletvekili Hüseyin Hac Hasan, Direniş Ekseni'ni kuşatmayı amaçlayan stratejilerin sahadaki gerçekler karşısında kesin olarak başarısızlığa uğrayacağını vurguladı.

YDH- Hizbullah Milletvekili Hüseyin Hac Hasan, bölgesel gelişmelere ve iç siyasete dair önemli açıklamalarda bulundu.

Hac Hasan, Beyrut yönetiminin ve Filistin Yönetimi’nin İsrail ile yürüttüğü doğrudan müzakerelerin tarafları tam bir "çıkmaz sokağa" sürüklediğini belirtti.

Tecrübeli siyasetçi, Direniş Ekseni'ni kuşatmayı amaçlayan stratejilerin sahadaki gerçekler karşısında kesin olarak başarısızlığa uğrayacağını vurguladı.

Milletvekili Hüseyin Hac Hasan, Lübnanlı yetkililerin İsrail düşmanıyla doğrudan müzakere masasına oturarak kendilerini içinden çıkılmaz bir konuma soktuklarını aktardı.

Bu diplomatik yöntemin hiçbir somut sonuç getirmeyeceğini ifade eden Hac Hasan, sürecin yalnızca ardı ardına verilecek sonuçsuz tavizlere yol açacağı uyarısında bulundu.

Amerika Birleşik Devletleri'nin bölge politikasını eleştiren milletvekili, Washington'ın Lübnan'da istikrara önem vermediğini ve Lübnan halkının büyük bir kesimine karşı kışkırtıcı bir dil kullandığını belirtti.

Buna karşılık direniş güçlerinin ülkede iç istikrarın korunmasına en yüksek derecede önem verdiğini kaydetti.

'Direniş küçük bir fraksiyon değil toplumun kendisidir'

Lübnan'daki toplumsal yapıya ve iç bölünmelere değinen Hac Hasan, direniş hareketinin marjinal ya da küçük bir fraksiyondan ibaret olmadığının altını çizdi.

Aksine bu yapının bütün bir toplumu, Lübnan halkının her kesiminden ve her seviyesinden çok büyük bir bölümünü kapsadığını ifade etti.

Siyasi ve askeri yöntemlerle direnişi kuşatmaya yeltenen aktörlerin büyük bir yanılgı içinde olduğunu dile getiren milletvekili, bu odakların tıpkı geçmişte olduğu gibi bugün de yeniden başarısızlığa uğrayacağını iddia etti.

'Ateşkes şartı çiğnenerek hata yapıldı'

Hükümetin diplomatik adımlarını kronolojik olarak eleştiren Hacı Hasan, iktidar yetkililerinin en büyük ve son "hatasının" dünkü meclis oturumu olduğunu savundu.

Lübnanlı idarecilerin daha önce "müzakerelere başlamadan önce mutlaka kesin bir ateşkes sağlanması gerektiği" yönünde kamuoyuna söz verdiklerini hatırlatan milletvekili, bu ilkenin çiğnendiğini belirtti.

Yetkililerin halihazırda üç ayrı müzakere oturumu düzenlemesine rağmen sahada henüz hiçbir ateşkesin sağlanamadığına dikkat çekti.

'Beyrut semalarında İHA'lar uçarken barış olmaz'

Milletvekili Hacı Hasan, Lübnan hükümetinin tehlikeli bir aşağı doğru sarmala girdiğini ifade etti.

''İsrail düşmanının tehdit mesajları göndermeye, sınır köylerini bombalayıp yıkmaya kesintisiz devam ettiğini'' hatırlatan siyasetçi, işgal ordusuna ait insansız hava araçlarının halen başkent Beyrut semalarında pervasızca uçtuğu bir iklimde müzakere yürütülmesini eleştirdi.

Gelişmelerin transatlantik ve Pentagon boyutuna dikkat çeken Hacı Hasan, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun açıklamalarını gündeme taşıdı. Amerikalı yetkililerin, Lübnan ordusunun belirli bir bölümünü teçhizatlandırıp silahlandırmak istediğini açıkça beyan ettiklerini aktardı.

Bu planın amacının, ordunun içindeki subay, personel ve astsubayları Hizbullah'a karşı savaştırmak üzere özel olarak seçmek olduğunu belirten milletvekili, Lübnan hükümetinin bu tehlikeli dayatmaya karşı tamamen sessiz kaldığını vurguladı.

İktidarın sergilediği bu sessizliğin bir reddediş anlamına gelmediğini ifade eden Hac Hasan, Washington’ın bir arabulucu değil, İsrail'in doğrudan suç ortağı olduğu göz önüne alındığında, bu politikanın ülkeye hiçbir fayda sağlamayacağını kaydetti.

Ordunun önündeki iki büyük engel

Lübnan ordusunun ulusal savunma kabiliyetine dair analizlerde bulunan milletvekili, ordunun vatanı koruyabilecek güçte olduğunu ancak iki temel unsurdun yoksun bırakıldığını ifade etti.

Bunlardan ilkinin güçlü bir "siyasi karar", ikincisinin ise "yeterli silahlanma" olduğunu belirtti.

Hem Lübnanlı yetkililerin kendi basiretsiz kararları hem de Amerika'nın Lübnan ordusunu dilediği gibi silahlandırmama ve ona tam bir siyasi yetki vermeme yönündeki stratejik ambargosu nedeniyle ordunun düşmana karşı koyamadığı aktarıldı.

Hac Hasan, mevcut askeri kapasiteyle düşmana karşı durulamaz ya da ona hiçbir şart dayatılamazken, yetkililerin İsrail ile nasıl adil bir barış yapabileceğini sordu.

'Silahsızlandırma dayatması ülkeyi karanlık bir tünele soktu'

Lübnan'daki siyasi idarenin, kendisini ve ülkeyi ucu görünmeyen çok büyük bir tünelin ve çözümsüz bir çıkmazın içine fırlattığını belirten Hüseyin Hac Hasan, batı ittifakının taleplerinin sahadaki karşılıksızlığını anlattı.

Ne mevcut hükümet yetkililerinin ne de bir başka gücün düşmanın dayattığı şartları Lübnan'da uygulayabileceğini ifade eden milletvekili, özellikle direnişin tamamen silahsızlandırılması yönündeki taleplerin sahada hiçbir karşılığının bulunmadığını belirterek sözlerini tamamladı.