
YDH- El-Ahbar, İran ile ABD arasında askeri çatışma ihtimallerinin, önceki döneme kıyasla daha fazla gündeme gelmeye başladığını belirtti.
Bunun, ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin’e yaptığı son ziyaret sırasında Pekin’i İran üzerindeki baskıları artırma ve İran’la ilişkilerini azaltma konusunda ikna etmede başarısız olduğunu gösterdiği kaydedildi.
Habere göre, bu durum, İran ile ABD arasında mesaj alışverişi sürecinin de şu ana kadar anlaşmaya varmak için net bir ufuk çizemediği bir zamana denk geliyor. Buna paralel olarak, ABD’nin deniz ablukasının İran İslam Cumhuriyeti’nin tutumunu değiştirmekte başarısız olduğu, özellikle Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması konusunda etkisiz kaldığı belirtiliyor.
ABD’li yetkililerin üslubu son günlerde daha sert bir hal aldı. ABD medyası, ABD ve İsrail’in savaşın yeniden başlatılması için hazırlık yaptığını bildirdi. Aynı bağlamda, dün Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu arasında gerçekleşen telefon görüşmesi dikkat çekti.
Trump–Netanyahu görüşmesi ve “savaş mesajları”
İsrail Yayın Kurumu, Netanyahu ile Trump’ın yarım saatten fazla telefonda görüştüğünü ve İran’da çatışmaların yeniden başlatılması ihtimalini ve Trump’ın Çin ziyaretini ele aldıklarını aktardı.
Trump ayrıca “Truth Social” platformunda, yanında bir ABD askeri komutanının bulunduğu ve üzerinde “fırtına öncesi sessizlik” yazan grafik bir görsel yayımladı. Görselde, Trump’ın fırtınalı bir havada, İran bayrakları taşıyan deniz unsurları arasında bir savaş gemisi üzerinde olduğu görülüyor.
Trump ayrıca, aynı platformda, İran bayrağı taşıyan bir hedefe ateş açılması emrini verdiği bir animasyon video da paylaştı. Beyaz Saray’daki isim, “Axios” sitesine yaptığı açıklamada, “Eğer İran yönetimi daha iyi bir teklif sunmazsa, çok daha ağır bir darbe alacaktır.” dedi.
Askeri hazırlıklar, karşılıklı tehditler ve bölgesel gerilim
El-Ahbar’a göre, bazı ABD medyası rejim içinde savaşın yeniden başlatılması konusunda şüpheler olduğunu bildirirken, İran’da bu seçeneğin güçlü bir ihtimal olarak değerlendirildiği görülüyor. Özellikle askeri ve güvenlik çevrelerinde bu senaryoya hazırlık yapıldığı yönünde söylemler artıyor.
İran Silahlı Kuvvetleri Sözcüsü Ebu’l-Fazl Şikarçi, bu kez İran’ın yanıtının “daha saldırgan” ve “sürpriz niteliğinde” olacağını söyledi.
İran Devrim Muhafızları’na yakın “Cevan” gazetesi ise İran füzesinin Dubai’deki “Burc Halife”ya düştüğünü gösteren bir çizim yayımladı ve ABD ile İsrail’le ittifak halinde olan Körfez ülkelerini kapsamlı bir saldırıyla tehdit etti.
Gazete, İran’a saatler veya günler süren bir saldırı gerçekleşse bile İran’ın yanıtının bu ülkelerde petrol ve gaz üretimini yıllarca felç edecek şekilde olacağını yazdı.
Ayrıca, Birleşik Arap Emirlikleri’nin İsrail ile iş birliği yaptığına dair yeni raporlara ve savaş süresince Netanyahu’yu ağırladığına dikkat çekilerek, “BAE’nin ihanetine dair işaretlerin açığa çıktığı” ve artık onlara karşı sert tutum dışında bir seçenek kalmadığı ifade edildi.
İranlı siyasi, askeri ve hukuk yetkililerinin ise komşuluk ilişkilerine dair çekinceleri bir kenara bıraktığı ve ABD ile İsrail’in bölgesel müttefiklerine karşı daha açık bir tutum aldığı belirtildi.
Bölgesel hareketlilik ve diplomatik temaslar
Bu sırada Birleşik Arap Emirlikleri Savunma Bakanlığı, “batı sınırından giren 3 İHA ile mücadele edildiğini, ikisinin düşürüldüğünü, üçüncüsünün ise ez-Zafra’daki Baraka nükleer santrali yakınındaki bir elektrik jeneratörüne isabet ettiğini” açıkladı. BAE Dışişleri Bakanlığı ise olayı “tehlikeli bir tırmanış” olarak nitelendirerek “egemenlik haklarını” saklı tuttuklarını bildirdi.
Bu esnada Avrupa uydu sistemi “Sentinel-2” tarafından çekilen görüntüler, ABD’ye ait “Nimitz” sınıfı bir uçak gemisinin üç destroyer ile birlikte Arap Denizi’nin kuzeyinde, İran’ın Çabahar Limanı’nın 270 kilometre güneydoğusunda konuşlandığını gösterdi. Görüntülerde geminin hareket halinde olduğu da tespit edildi.
Pakistan’ın arabuluculuk girişimleri
Tüm bu tırmanış işaretlerine rağmen Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, İngiliz “Times” gazetesine verdiği röportajda, ülkesinin İran ile ABD arasında arabuluculuk çabalarının devam ettiğini ve ikinci tur doğrudan görüşmelerin yapılabileceği konusunda iyimser olduğunu söyledi.
İlgili bir gelişme olarak, Pakistan İçişleri Bakanı Muhsin Nakvi son iki gün içinde Tahran’ı ziyaret ederek Cumhurbaşkanı Mesud Pizişkiyan, Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ve Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf ile görüştü. Bu ziyaretin amaçlarından birinin İran ile ABD arasındaki mesaj alışverişi olduğu belirtiliyor.
İran medyası ayrıca, İran’ın Cumartesi akşamı İslamabad üzerinden ABD’den gelen bazı önerilere ilişkin görüşlerini Pakistan tarafına ilettiğini aktardı.