
YDH- İran, ABD'nin bir önceki barış planına verdiği yanıtın ardından revize ettiği 14 maddelik yeni bir ateşkes teklifini Pakistanlı arabulucu vasıtasıyla Washington yönetimine sundu.
Tesnim'in müzakere heyetine yakın kaynaklara dayandırdığı habere göre Tahran, savaşı sona erdirmeyi ve iki ülke arasında güven artırıcı önlemler geliştirmeyi amaçlayan bu yeni metni ABD’li yetkililere iletilmek üzere İslamabad temsilcilerine teslim etti.
Gelişmelerin diplomatik koordinasyon ayağına dair Reuters haber ajansına konuşan Pakistanlı bir kaynak, Washington ve Tahran arasındaki derin görüş ayrılıklarının kısa sürede kapatılıp kapatılamayacağına yönelik soruya, "Çok fazla vaktimiz yok" yanıtını verdi.
Aynı kaynak, her iki ülkenin de süreç boyunca "kale direklerinin yerini sürekli değiştirdiğini", yani müzakere koşullarını düzenli olarak güncellediğini iddia etti.
Verilen bilgilere göre, ABD'nin İran'ın ilk 14 maddelik metnine resmi bir yanıt göndermesi üzerine Tahran yönetimi, belirli değişiklik ve düzeltmeleri içeren amendments aşamasına geçti.
Revize edilen ve yine 14 maddeden oluşan plan, vakit kaybedilmeden Beyaz Saray'a ulaştırılmak üzere Pakistanlı arabulucuya aktarıldı.
Tesnim, revize edilen yeni İran metninin bütünüyle savaşın durdurulmasına ve Amerikan tarafının atması gereken güven artırıcı adımlara odaklandığını bildirdi.
Pazar günü bir diğer İran merkezli yayın organı Fars, konuya vakıf kaynaklara dayandırdığı haberinde, ABD'nin İran'ın orijinal ateşkes planına yönelik sunduğu karşı yanıtın detaylarını deşifre etti.
Washington'ın bu doğrultuda nükleer program, Tahran'a yönelik saldırganlık nedeniyle tazminat ödenmesi ve dondurulmuş İran varlıklarının serbest bırakılması başlıkları altında beş ağır şartı masaya koyduğu aktarıldı.
Fars'ın sızdırdığı istihbarat raporuna göre Amerika Birleşik Devletleri, düzenlediği askeri operasyonların yol açtığı zararlar için İran'a herhangi bir savaş tazminatı ödemeyi kesin bir dille reddetti.
İkinci bir koşul olarak Washington, dondurulmuş İran fonlarının yüzde 25'lik kısmının bile serbest bırakılmasına muhalefet etti.
Üçüncü şartta ise tüm cephelerdeki çatışmaların tamamen durdurulması, doğrudan resmi müzakerelerin başlaması koşuluna bağlandı.
Amerikan yönetiminin dördüncü şartı, İran'ın elinde bulunan 400 kilogram yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumu ülkeden çıkararak doğrudan ABD'ye teslim etmesini içeriyor.
Beşinci ve son koşul olarak ise İran topraklarında yalnızca tek bir nükleer tesisin aktif olarak faaliyet yürütmesine izin verilmesi talep ediliyor.
Tahran yönetimi ise bu dayatmalara karşı kendi güven artırıcı beş temel şartı üzerinde ısrar etmeyi sürdürüyor. İran'ın masadaki kırmızı çizgileri şu şekilde sıralanıyor:
• Başta Lübnan cephesi olmak üzere tüm bölgesel cephelerde savaşın tamamen sona erdirilmesi,
• Ülkeye yönelik uygulanan tüm ekonomik yaptırımların bütünüyle kaldırılması,
• Uluslararası bankalarda dondurulmuş olan tüm İran fonlarının serbest bırakılması,
• Savaşın yol açtığı yıkımlar için resmi savaş tazminatı ödenmesi,
• Hürmüz Boğazı üzerindeki İran egemenlik haklarının uluslararası düzeyde tanınması.
Müzakerelerin teknik detaylarına ilişkin Tesnim ajansının aktardığı son verilere göre, ABD'li müzakereciler daha önceki katı pozisyonlarının aksine bu yeni metinde, görüşmeler devam ettiği sürece İran'a yönelik uygulanan petrol yaptırımlarında muafiyet tanınmasını kabul etti.
Bu muafiyet, yaptırımların müzakere takvimi boyunca geçici olarak askıya alınması ya da kaldırılması anlamına geliyor.
Ancak İran, Washington'ın taahhütlerinin bir parçası olarak ülkeye uygulanan tüm ambargoların kalıcı olarak kaldırılması gerektiği yönündeki tezini koruyor.
Buna karşılık ABD tarafı, nihai ve kapsamlı bir anlaşmaya varılana kadar Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC) tarafından düzenlenecek geçici muafiyet kararnameleriyle süreci yürütmeyi öneriyor.