
YDH - Financial Times’ın (FT), konuya aşina iki Avrupa Birliği yetkilisine dayandırdığı haberine göre AB yönetimi, yerel şirketleri kritik bileşen tedarikini çeşitlendirmeye zorlayacak yeni bir düzenleme hazırlıyor.
Taslak plan, kritik parçaların en az dört farklı tedarikçiden alınmasını öngörüyor.
Habere göre düzenlemenin temel amacı, Avrupa’nın Çin’den yaptığı ithalata bağımlılığı azaltmak. Düzenlemenin kimya sanayi ve makine üretimi gibi stratejik sektörlerde faaliyet gösteren şirketleri kapsaması bekleniyor.
Gazete, girişimin aynı zamanda Pekin’in kritik teknolojilere yönelik ihracat kısıtlamalarına karşı yanıt niteliği taşıdığını yazdı.
Avrupalı yetkililer, çıkarılması planlanan yasa kapsamında tek bir tedarikçiden alınabilecek bileşen miktarına üst sınır getirmeyi hedefliyor.
Yetkililer, bu sınırın yaklaşık yüzde 30 ila yüzde 40 arasında olmasının beklendiğini söyledi. Geri kalan bölümün ise en az üç farklı tedarikçiden sağlanması ve bu tedarikçilerin aynı ülkede bulunmaması planlanıyor.
Gazeteye konuşan yetkililer, AB Ticaret Komiseri Maros Sefcovic’in bu yolla birliğin günlük 1 milyar avroya ulaşan ticaret açığını azaltmayı ve şirketleri Çin’in ticareti siyasi baskı aracı olarak kullanmasına karşı korumayı amaçladığını belirtti.
Gazete, Pekin’in nadir toprak elementlerine ihracat kısıtlaması getirmesinin ardından 2025 yılında bazı Avrupa otomotiv tesislerinde üretimin durduğunu hatırlattı.
Yetkililer, Sefcovic’in ayrıca Çin’den ithal edilen kimyasal ürünler ve ekipmanlara aşamalı biçimde "cezalandırıcı" gümrük tarifeleri uygulamayı planladığını söyledi. Habere göre bu adım, Avrupa’daki üreticileri ağır biçimde etkileyen sert fiyat artışlarını durdurmayı amaçlıyor.
FT’ye konuşan kaynaklar, planın hazırlık aşamasının henüz erken safhada olduğunu vurguladı.
Taslağın, 29 Mayıs’ta Çin gündemiyle yapılacak Avrupa Komisyonu toplantısında sunulması planlanıyor. Komiserlerin onay vermesi halinde teklifin, haziran sonunda yapılacak AB liderler zirvesine taşınabileceği belirtildi.
Avrupa Komisyonu’ndan üst düzey bir yetkili, FT’ye yaptığı açıklamada AB’nin Çin’e bağımlılığının çok sayıda sektörde giderek arttığını kabul etti.
Yetkili, "Bağımlılığın bir bedeli var, bu nedenle [ithalatı çeşitlendirme yönündeki] çabalarımızı iki katına çıkarmalıyız" dedi.
Kaynaklardan biri, Çin’in imalat sanayisine yaptığı büyük yatırımların ve buna eşlik eden yüksek dış sübvansiyonların AB’nin sanayi altyapısı açısından ciddi tehdit oluşturduğunu söyledi.
Gazete, Çin hükümetinin konuya ilişkin açıklamasına da yer verdi. Pekin yönetimi, yaşananların boyutunun abartıldığını belirtirken, AB’nin "adil rekabet" söylemi altında korumacılık uyguladığını ifade etti.
Bir başka AB yetkilisi ise önerilen önlemlerin yalnızca Çin’i hedef almadığını söyledi. Yetkili, bazı hammaddeler ve kimyasal bileşenlerin zaten sınırlı sayıdaki ülkeden geldiğine dikkat çekti.
Buna göre helyumun büyük bölümü ABD ve Katar’dan, kobalt ise Demokratik Kongo Cumhuriyeti ile Endonezya’dan sağlanıyor.
Politico da daha önce AB’nin Çin’e bağımlılığı azaltma çabalarını hızlandırmayı planladığını yazmıştı.
Gazetenin haberine göre değerlendirilen seçenekler arasında, ucuz ithalattaki ani artışa karşı "özel koruma önlemleri" uygulanabilecek yeni sektörlerin belirlenmesi de bulunuyor.
Politico’nun aktardığına göre AB, ithalatın yerel sanayiye verebileceği zararı değerlendirecek ve tarife kotası uygulanıp uygulanamayacağını inceleyecek. Brüksel yönetimi daha önce çelik ve ferroalaşım ürünlerine yönelik koruma önlemleri almıştı.