
YDH- Yemen’in başkenti Sanaa’da milyonlarca kişinin katılımıyla düzenlenen kitlesel gösterilerde, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in bölgeyi hedef alan her türlü yeni askeri hamlesine ve gerilimi tırmandırma girişimine karşı operasyonel açıdan tam bir hazırlık içinde olunduğu ilan edildi.
Yürüyüş meydanlarında tek bir ağızdan yapılan açıklamalarda, bölgede devam eden askeri saldırıların ve İslam dünyasının kutsal değerlerine yönelik hakaretlerin çok ağır sonuçlar doğuracağı yönünde Batı ittifakına doğrudan uyarılar gönderildi.
Pazartesi öğleden sonra başkent Sana’nın tarihi el-Sabin Meydanı, Yemen yakın tarihinin en kitlesel yürüyüşlerinden birine sahne oldu.
"Kur'an ve Mescid-i Aksa'yı desteklemek, Lübnan ile dayanışma içinde olmak ve hazır olduğumuzu teyit etmek" sloganıyla organize edilen dev mitingde milyonlarca Yemenli bir araya geldi.
Gösterinin ana amaçlarından biri, son dönemde Amerika Birleşik Devletleri’nde Kuran-ı Kerim’e yönelik tekrarlanan provokatif eylemlere ve hakaretlere karşı net bir duruş sergileyerek kutsal kitabı savunmaktır.
Kitlesel yürüyüşün ardından hazırlanan resmi deklarasyonda, meydanları dolduran halk kitlelerinin Gazze, Filistin ve Lübnan’daki direniş cephelerine olan mutlak desteklerini kararlılıkla yineledikleri belirtildi.
Bölgesel direniş ekseniyle olan dayanışmanın kesintisiz süreceğini ilan eden Yemenliler, karşı karşıya kalınan tüm askeri ablukalara, hava saldırılarına ve küresel zorluklara rağmen sahada sergiledikleri direnç ve kararlılığı vurguladı.
Miting bildirisinde, Yemen halkının kendisini doğrudan doğruya küresel bir askeri cihadın merkezinde konumlandırdığı ifade edildi.
İslam dünyasına ve Müslüman halklara yönelik yürütülen Amerikan-İsrail ortak stratejik saldırganlığı karşısında ne pahasına olursa olsun bir adım bile geri adım atılmayacağı kaydedildi.
Bildiride, Yemen silahlı unsurlarının ve halk tabanının, Washington ile Tel Aviv’den gelebilecek her türlü bölgesel tırmanış senaryosuna karşı koyabilecek savunma ve lojistik hazırlık seviyesine ulaştığı aktarıldı.
Sana deklarasyonunun son bölümünde, Kuran-ı Kerim’e yönelik sistemli hakaret eylemleri ile Kudüs’teki Mescid-i Aksa’nın haysiyetini hedef alan saygısızlıklar en sert ifadelerle kınandı.
Tüm dünyadaki Müslüman halklara acil bir çağrıda bulunulan açıklamada; kitlelerin hızlı bir şekilde askeri ve siyasi olarak harekete geçmesi, küresel ekonomik boykot kampanyalarını yoğunlaştırması ve Batı elçilikleri önünde öfke yürüyüşleri düzenlemesi gerektiği belirtilerek eyleme son verildi.