Haşd Şabi Necef ve Kerbela çölünde operasyon başlattı

19 Mayıs 2026

ABD basınında yer alan haberler, İsrail'in İran'la savaş sırasında Irak'ın batısındaki gizli üsleri kullandığını ortaya çıkardı. Iraklı güvenlik kaynakları ve saha komutanları, çöldeki şüpheli hareketliliğin bir süredir bilindiğini belirtirken, Bağdat yönetiminin sessizliği siyasi ve güvenlik çevrelerinde tartışma yarattı.

YDH - Bağdat'ta hükümet, Amerikan basınına yansıyan haberlerle resmi yalanlamalar arasında son yılların en karmaşık güvenlik sınamalarından biriyle karşı karşıya kaldı.

Irak'ın batı çölünde iki gizli askeri noktanın bulunduğunun ortaya çıkması ve bu noktaların İsrail tarafından İran'la savaş sırasında kullanılmış olabileceği yönündeki deliller, Bağdat'ın ülke egemenliğini ne ölçüde denetleyebildiğine ilişkin soruları yeniden gündeme taşıdı.

Ülkenin batısındaki geniş çöl bölgelerinde neler yaşandığına ilişkin tartışmalar sürerken, Başbakan Ali Zeydi hükümeti ise şimdiye kadar sessiz kaldı.

New York Times'ın Iraklı ve bölgesel yetkililere dayandırdığı habere göre İsrail, 2024'ün sonlarından itibaren Irak çölündeki uzak bölgelerde lojistik, istihbarat ve askeri destek noktaları oluşturmaya başladı.

Gazetenin haberinde, Haziran 2025'te İsrail ile İran arasında yaşanan 12 günlük savaş sırasında iki gizli üssün kullanıldığı belirtildi. Haberde bu üslerin özellikle yakıt ikmali, hava desteği ve tıbbi destek faaliyetlerinde rol oynadığı aktarıldı.

Habere göre Iraklı çoban Avvad Şemmari, Nehib yakınlarında bu noktalardan birini fark etti. Şemmari'nin bölgede helikopterler, çadırlar ve uçak pisti gördüğü, ardından gördüklerini Irak güçlerine bildirdiği ifade edildi.

Saatler sonra ise Şemmari'nin cesediyle yakılmış kamyonunun çölde bulunduğu kaydedildi. Olayla ilgili anlatımlarda, kimliği bilinmeyen bir helikopterden açılan ateşe maruz kaldığı yönündeki bilgiler de yer aldı.

Konuyla ilgili el-Ahbar'a konuşan, ismi açıklanmayan Iraklı güvenlik kaynağı, Enbar ve Nehib çölündeki "gizemli askeri hareketliliğin" bazı saha komutanları açısından tamamen yeni olmadığını söyledi.

Kaynak, bölgenin coğrafi yapısının karmaşıklığı ve burada uluslararası koalisyon güçlerinin olağan faaliyet yürütmesi nedeniyle ihbarların son derece temkinli değerlendirildiğini belirtti.

Aynı kaynak, son aylarda yerel halktan ve aşiretlerden gece hareketliliği ile kimliği belirsiz helikopterlere ilişkin tekrar eden ihbarlar aldıklarını ifade etti.

Ancak bu bilgilerin bir bölümünün, uluslararası koalisyona bağlı faaliyetler ya da sınır bölgeleriyle bağlantılı hava gözetleme operasyonları olarak değerlendirildiğini söyledi.

Dikkat çeken açıklamalardan biri de Batı Fırat Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Ali Hamdani'den geldi.

Amerikan gazetesinin aktardığı açıklamalarda Hamdani, Irak ordusunun bir aydan uzun süredir batı çölünde İsrail faaliyetinden şüphelendiğini kabul etti. Hamdani, hükümetin bu mesele karşısında "hala sessiz" olduğunu söyledi.

Hamdani ayrıca Irak güçlerinin bu hareketlilikle ilgili olarak ABD tarafına açıklama talebinde bulunduğunu, ancak herhangi bir yanıt alamadığını açıkladı.

El-Ahbar'a konuşan Hamdani, Necef ve Kerbela'nın batı çölüne yeni kuvvet konuşlandırılması sorumluluğunu başkomutan sıfatıyla başbakana yükledi. Hamdani, geçmişte bu bölgelerin askeri birliklerden boşaltılmasının, "Siyonist varlığın burada üs kurma girişimine zemin hazırlamayı amaçlayan planın parçası" olduğunu ifade etti.

Tartışmalar sürerken Washington'ın üslerden en az birinin varlığından önceden haberdar olduğu yönündeki değerlendirmeler de öne çıktı.

Bu tartışmaları kontrol altına alma girişimi kapsamında Irak Müşterek Harekat Komutanlığı, ülkede izinsiz yabancı üs veya güç bulunduğu yönündeki iddiaları reddetti. Komutanlık, güvenlik güçlerinin özellikle çöl bölgelerinde arama ve tarama faaliyetlerini sürdürdüğünü açıkladı.

Açıklamada ayrıca 5 Mart'ta yaşanan bir olaya da atıf yapıldı. Irak güçleriyle "kimliği belirsiz birlikler" arasında, hava araçlarının destek verdiği bir çatışma yaşandığı belirtildi. Olayda bir Irak askerinin öldüğü, başka askerlerin de yaralandığı kaydedildi.

Ancak resmi yalanlama siyasi ve güvenlik çevrelerindeki tartışmayı sona erdirmedi. Özellikle Washington'ın en az bir üssün varlığını önceden bildiğine ilişkin değerlendirmeler, tartışmaları daha da büyüttü.

Sadiqun Hareketi Siyasi Büro üyesi Hüseyin Şeyhani, el-Ahbar'a yaptığı açıklamada Irak topraklarında askeri üs bulunduğuna ilişkin her tartışmanın "son derece hassas ve tehlikeli" olduğunu söyledi.

Şeyhani, Irak egemenliğinin ikincil mesele olmadığını ve ülkenin güvenliği ile toprak bütünlüğünü korumak için ağır bedeller ödediğini ifade etti.

Şeyhani ayrıca istihbarat kapasitesinin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Batı çölünün geniş alanı ve karmaşık coğrafi yapısı nedeniyle ciddi güvenlik sınaması oluşturduğunu belirten Şeyhani, herhangi bir güvenlik boşluğunun dış aktörler tarafından Irak'ı büyük çatışmalara sürüklemek için kullanılabileceğini söyledi.

Güvenlik uzmanı ve emekli subay Cevdet Kazım ise batı çölünde yaşananların, Irak'ın İsrail ile İran arasında süren bölgesel savaşın parçası olarak giderek açık istihbarat çatışması alanına dönüşmesini yansıttığını dile getirdi.

El-Ahbar'a konuşan Kazım, İsrail'in İran'ın derinliklerine daha yakın dayanak noktaları oluşturmaya çalıştığını belirtti.

Kazım, bunun özellikle kısa süreli savaşlarda mesafeyi azaltma, hareket hızını artırma ve hava baskını kapasitesini güçlendirme amacı taşıdığını söyledi.

İran'ın Irak içindeki herhangi bir İsrail varlığını kendi ulusal güvenliğine doğrudan tehdit olarak gördüğünü belirten Kazım, bunun da silahlı grupların söylemlerini ve muhtemelen sahadaki hareketliliğini artırabileceğini ifade etti.

Kazım'a göre bu durum, Bağdat yönetimini egemenlik yükümlülükleri ile Washington ve Tahran'la ilişkileri arasında son derece karmaşık denklemle karşı karşıya bırakıyor.

Milletvekili Hüseyin Derraci de son haberlerde ortaya çıkan bilgilerin "egemenlik ve ulusal güvenlik dosyası açısından ciddi uyarı" niteliği taşıdığını söyledi.

Derraci, Irak'ın sınırlarını ve çöl bölgelerini koruma mekanizmalarını kapsamlı biçimde gözden geçirmesi gerektiğini belirtti. İstihbarat ve teknik kapasitenin güçlendirilmesi çağrısı yapan Derraci, gelecekte benzer ihlallerin önlenmesi gerektiğini ifade etti.

Siyasi tartışmalar sürerken Haşd Şabi güçleri de "Egemenliğin Tesisi" adı altında geniş çaplı askeri operasyon başlattı. Operasyonun Necef, Kerbela ve Nehib çölünü kapsadığı belirtildi.

Gözlemciler, son yıllarda "gizemli saldırgan hareketliliğin" sahasına dönüşen bölgelerde güvenlik varlığını yeniden tesis etmeyi amaçlayan bu adımı, sahadaki denetimi yeniden güçlendirme girişimi olarak değerlendiriyor.