
YDH - Amerikan rejimi, Küba'ya yönelik uygulanan ekonomik ablukanın hedeflenen sonuçları vermemesi gerekçesiyle ada ülkesine askeri bir operasyon düzenleme olasılığını değerlendirmeye aldı.
Politico gazetesinin Washington ve Havana kaynaklarına dayandırdığı haberde, ABD Başkanı Donald Trump ve yardımcılarının, Küba'ya yönelik yakıt sevkiyatını engelleme dahil tüm baskı mekanizmalarının Küba yönetimini siyasi ve ekonomik reformlara zorlamada yetersiz kalması sebebiyle askeri güç seçeneğini daha ciddi bir şekilde gündeme getirdiği aktarıldı.
Kaynaklar, askeri müdahale ihtimalinin daha önce hiç olmadığı kadar masada olduğunu ifade etti.
Yayına konuşan kaynak, Washington'daki yaklaşımın belirgin şekilde değiştiğini kaydetti. Sürecin başında Küba liderliğinin zayıf olduğunun varsayıldığını belirten kaynak, yaptırımların ağırlaştırılması, petrol ablukası ve ABD'nin Venezuela ile İran'daki askeri başarılarının Küba'yı bir anlaşmaya zorlayacağının düşünüldüğünü aktardı.
Ancak güncel durumda İran'daki koşulların değiştiğini ve Küba yönetiminin tahmin edilenden çok daha dirençli çıktığını vurgulayan kaynak, bu gelişmeler neticesinde askeri güç kullanımının ciddi bir alternatif olarak masaya geldiğini bildirdi.
Geçtiğimiz hafta ABD'nin 94 yaşındaki eski Küba Devlet Başkanı Raul Castro'ya yönelik resmi suçlamalarda bulunmaya hazırlandığı yönündeki haberler, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro sürecine benzer şekilde, hükümei devirmeye yönelik bir askeri harekatın habercisi olduğu yönündeki değerlendirmeleri artırdı.
Buna karşın Beyaz Saray kaynakları, Trump yönetiminin sadece belirli isimlerin ele geçirilmesiyle sınırlı kalmayan birden fazla senaryo üzerinde çalıştığını aktardı.
Bu planların, Havana hükümetini taviz vermeye zorlamak amacıyla düzenlenecek tekil bir hava saldırısından, mevcut hükümeti tamamen yıkmayı hedefleyen tam kapsamlı bir askeri istilaya kadar geniş bir yelpazeyi kapsadığı ifade edildi.
Bir Beyaz Saray yetkilisi gazete ile paylaştığı değerlendirmede, Küba hükümetinin yakın zamanda düşeceğini ileri sürerek ABD'nin Küba halkına yardım etmek için orada olacağını iddia etti.
Kimliği açıklanmayan yetkili, Pentagon'un temel görevinin başkomutana en geniş seçenek havuzunu hazırlamak olduğunu belirtirken, bu hazırlıkların Başkan Trump'ın nihai bir karar verdiği anlamına gelmediğini kaydetti.
Gazete haberinde ayrıca, Trump'ın askeri bir karardan önce, İran ile yaşanan gerilim nedeniyle tırmanan benzin fiyatları ve bunun iç siyasetteki oylarına yönelik olumsuz etkileri gibi faktörleri hesaba katması gerektiği yorumuna yer verildi.
Eski Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) çalışmanı Brian Latell konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Washington'ın oldukça küçük ölçekli bir operasyon denemesine girişebileceğini fakat askeri planlamacıların Küba'nın direncini ve kendi kapasitelerini yeniden hatalı şekilde üst düzeyde değerlendiriyor olabileceğini ifade etti.
Haberde, ABD'nin Küba'ya yönelik diplomatik ve askeri pozisyonunun son haftalarda aşırı derecede sertleştiği, basına yapılan planlı bilgi sızıntılarının da Washington'ın Havana yönetimine karşı duyduğu hoşnutsuzluğun bir yansıması olduğu kaydedildi.
Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel, bugün yaptığı resmi açıklamada, adanın ABD için herhangi bir tehdit oluşturmadığını, hiçbir ülkeye yönelik saldırgan bir plan veya niyet taşımadıklarını beyan etti.
Küba lideri daha önce yaptığı bir diğer konuşmada ise ABD'nin olası bir askeri saldırısının uluslararası bir suç teşkil edeceğini ve böyle bir adımın öngörülemez sonuçlar doğuracak büyük bir kan dökülmesine yol açacağını belirtmişti.
Axios sistesinin iki gün önce paylaştığı istihbarat raporlarına göre, ABD istihbarat birimleri Havana yönetiminin Florida eyaletindeki Key West şehrine, Amerikan savaş gemilerine ve Guantanamo'daki ABD askeri üssüne insansız hava araçlarıyla (İHA) saldırı düzenleme planlarını tartışmaya başladığını iddia etti.
Başkan Donald Trump, Küba'nın ABD ulusal güvenliğine tehdit oluşturduğu gerekçesiyle ocak ayı sonunda ülkede acil durum ilan etmişti. Bu karar, Washington'a Küba'ya doğrudan veya dolaylı olarak petrol tedarik eden üçüncü ülkelere ek ithalat vergileri koyma yetkisi tanımıştı.
Trump daha sonra yaptığı bir açıklamada, İran ile yaşanan ihtilafın sona ermesinin ardından ABD'nin adayı neredeyse anında kontrol altına alabilecek güçte olduğunu ileri sürmüştü.