
YDH - ABD'de gözler bugün, Kentucky eyaletinin dördüncü seçim bölgesinde Cumhuriyetçi Parti bünyesinde gerçekleştirilen ön seçimlere çevrildi.
Temsilciler Meclisi üyesi Thomas Massie, koltuğunu korumak adına çıktığı bu seçim yarışında, ABD Başkanı Donald Trump ve ülkedeki İsrail lobi kuruluşları tarafından açıkça desteklenen rakibi Ed Gallrein ile karşı karşıya geliyor.
Siyasi gözlemciler, mevcut kampanya sürecini Temsilciler Meclisi ön seçimleri tarihinin en yüksek harcamalarının yapıldığı mücadele olarak nitelendiriyor.
Cumhuriyetçi Kongre üyesi Massie; parti lideri Trump'a, Amerikan-İsrail Halkla İlişkiler Komitesi'ne (AIPAC) ve İsrail çıkarları doğrultusunda faaliyet gösteren lobi gruplarına karşı doğrudan bir direnç sergiliyor.
Pazartesi günü CBS News televizyon ağında katıldığı mülakatta bu seçim yarışından zaferle çıkacağını beyan eden Massie'ye karşı Trump, kendi sosyal medya platformu Truth Social üzerinden görüntülü bir mesaj paylaşarak seçmenlerine seslendi.
Paylaşımında Massie için "aptal ve kaba" sıfatlarını kullanan Trump, kayıtlı video mesajında ise "Ülkemizde Cumhuriyetçi Parti çatısı altındaki tarihsel açıdan en kötü Kongre üyesi ile karşı karşıyayız" ifadesine yer vererek muhafazakar seçmenlerden Massie'yi sandıkta elemelerini talep etti.
Cumhuriyetçi Kongre üyesi Massie ve Demokrat Partili çalışma arkadaşı Ro Khanna, pedofil fuhuş şebekesi yöneticisi ve Mossad casusu Jeffrey Epstein davasına ait gizli belgelerin kamuoyuna açıklanması sürecinde oynadıkları rollerle biliniyor.
Trump yönetimi ile Cumhuriyetçi Parti bünyesindeki muhafazakar kanadın söz konusu dosyaların yayımlanmasını engelleme yönündeki girişimlerine karşı ortak bir hukuki mücadele yürüten iki siyasetçi, Şeffaflık Yasası'nın kongre tarafından kabul edilmesini sağlayarak belgelerin açılmasının önünü açmıştı.
Massie ve Khanna, söz konusu dosyaların herhangi bir sansür süzgecinden geçirilmeden, bütünüyle kamuoyunun erişimine sunulması yönündeki baskılarını günümüzde de sürdürüyor.
Buna karşın Massie'yi görevden uzaklaştırmak adına yürütülen büyük çaplı kampanyanın ve mali fonlamanın merkezinde, son iki yıldır dış politika üzerindeki nüfuzunu sert şekilde eleştirdiği AIPAC yer alıyor.
Washington'ın Tel Aviv yönetimine yönelik askeri ve mali yardımlarına karşı çıkan Massie, İsrail'in Gazze'deki askeri operasyonlarını eleştirirken, ABD ile İsrail'in İran'a yönelik ortak bir askeri müdahale planlamasına da cephe aldı.
İsrail'in, Washington'ı kendi çıkarları doğrultusunda bölgesel bir çatışmanın içine çektiğini savunan Massie, ABD'nin başka bir devletin stratejik menfaatleri uğruna savaşa girmesini kabul etmediğini kaydetti.
Seçim bölgesinde kendisine karşı yürütülen kampanyayı değerlendiren Massie, bu yarışı "İsrail'in Kongre'deki koltukları satın alıp alamayacağına dair bir referandum" olarak nitelendirerek, "Benim koltuğumun bedelinin kendileri için çok yüksek olduğunu fark ettiler" değerlendirmesinde bulundu.
Açıklamalarına devam eden Cumhuriyetçi vekil, uluslararası ilişkiler bağlamında şu ifadeleri kullandı:
"İngiltere, Almanya veya Avustralya'nın ABD seçimlerine bu denli müdahale ettiğini hiç görmedim. İsrail, ABD'den çok büyük kazanımlar elde ediyor. Bu ilişki, bütünüyle tek bir tarafın fayda sağladığı müstefit ilişkisine dönüştü. Kendi düşmanlarına karşı savaşmak istedikleri muharebelerde bizleri kendi vekilleri haline getiriyorlar."
Thomas Massie, bu gelişmelerin öncesinde, AIPAC'in "Yabancı Acenta Kayıt Yasası" (FARA) kapsamında yabancı bir devlet adına çalışan resmi bir aktör olarak tescil edilmesini öngören bir kanun teklifini Kongre'ye sundu.
Fakat her iki siyasi partiden yüzlerce Kongre üyesinin ilgili organizasyondan mali destek alması sebebiyle, söz konusu tasarının yasalaşması siyasi çevrelerce zor bir ihtimal olarak değerlendiriliyor.
AIPAC, Massie'ye karşı yürüttüğü bu kampanya ile gelecekteki milletvekili adaylarına, İsrail politikalarına muhalefet etmenin siyasi ve seçimsiz bir maliyeti olacağı yönünde kurumsal bir mesaj vermeyi amaçlıyor.
Bu süreç, geleneksel olarak İsrail'e en güçlü desteği veren Cumhuriyetçi Parti tabanından bir adayı tasfiye etmek üzere AIPAC'in tarihte ilk kez bu denli agresif bir kampanya yürütmesi bakımından da önem taşıyor.
Kentucky eyaletinin dördüncü seçim bölgesi, tarihsel olarak Cumhuriyetçi Parti'nin kalesi niteliğini taşıyor ve parti yönetimi normal şartlarda görevdeki mevcut temsilcilerini ön seçimlerde destekleme eğilimi gösteriyor.
Ancak Donald Trump'ın parti mekanizması üzerindeki mutlak kontrolü, bu geleneksel yaklaşımın bir kenara bırakılmasına yol açarken, eski başkanın kendisine muhalefet eden tüm isimleri parti kadrolarından uzaklaştırma politikasını gözler önüne seriyor.
Dün, ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth, eyalete giderek Massie karşıtı seçim kampanyası faaliyetlerine sahada doğrudan katılım sağladı. Üst düzey askeri ve idari yetkililerin partizan siyasi süreçlerden ve lobi odaklı seçim yarışlarından uzak durmasına yönelik tarihi teamüller, bu katılım ile birlikte esnetilmiş oldu.
Lobi grupları ve İsrail yanlısı oluşumlar, 2024 yılından bu yana İsrail'in ABD kamuoyundaki imajının gerilemesiyle birlikte, Gazze'deki askeri operasyonları soykırım olarak nitelendirip karşı çıkan Demokrat partili Kongre üyelerini hedef almaya başladı.
Mali kayıtlara göre bu gruplar, Temsilciler Meclisi ön seçimlerinde Kongre üyesi Jamaal Bowman'ı saf dışı bırakmak için yaklaşık 17 milyon dolar, vekil Cori Bush'a karşı ise 9 milyon dolar tutarında kampanya harcaması gerçekleştirdi.
Yürütülen bu lobi faaliyetleri neticesinde, her iki isim de yapılan ön seçimleri kaybederek parlamentodaki koltuklarından ve görevlerinden uzaklaştırıldı.