
YDH - ABD yönetimi, İran'a mali destek sağladıkları suçlamasıyla İran bağlantılı döviz bürosu ve 19 gemiye yeni yaptırımlar uygulamaya başladı.
Adım, Trump yönetiminin Tahran üzerinde yeterli ekonomik baskı kurarak İran'ı savaşı sona erdirmeye yönelik şartlarını kabul etmeye zorlamayı amaçlayan faaliyetinin son hamlesi oldu.
ABD Dışişleri Bakanlığı salı günü yaptığı açıklamada, İran'ın büyük döviz bürolarından Amin Exchange'e yaptırım uygulandığını duyurdu.
Bakanlık, söz konusu kuruluşun Çin, Türkiye ve Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki paravan şirketler ağı üzerinden yaptırım altındaki İran bankaları ile devlete ait şirketler adına kara para akladığını belirtti.
Yaptırımlar ayrıca bu paravan şirketleri ve İran'ın "gölge bankacılık ağı"nın parçası oldukları belirtilen bazı döviz bürosu sahipleriyle ailelerini de kapsıyor.
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tommy Pigott yazılı açıklamasında, "Ekonomik Öfke faaliyeti kapsamında bu adım, İran'ın petrol ve petrokimya satışlarından her yıl milyarlarca dolar aktarmasını sağlayan gölge finans sistemini ve yasa dışı deniz taşımacılığı operasyonlarını hedef alıyor. Bu gelirler doğrudan rejimin askeri operasyonlarını ve bölge genelindeki vekil unsurlarını destekliyor" dedi.
İran'a petrol ve petrokimya ürünlerinin yabancı ülkelere sevkiyatı yoluyla "yüz milyonlarca dolar gelir" sağlamakla suçlanan 19 gemi de yaptırımlarla karşı karşıya kaldı.
Söz konusu tankerlerin Barbados, Panama ve Hong Kong dahil farklı bayraklar altında faaliyet yürüttüğü belirtildi.
ABD yönetimi, savaşın şubat ayı başında başlamasından önce de İran ve diğer yabancı kuruluşlara yönelik yaptırımları genişletiyordu.
Washington, bu yolla Tahran'ın petrol satışları başta olmak üzere temel gelir kaynaklarını ve savunma sanayi altyapısını hedef alıyor.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent de yazılı açıklamasında, "İran'ın gölge bankacılık sistemi, terör amaçlı finansmanın yasa dışı biçimde aktarılmasını kolaylaştırıyor" dedi.
Bessent, "Hazine Bakanlığı, Ekonomik Öfke kapsamında Tahran'ın gölge bankacılık sistemi ile gölge filosunu sistematik biçimde dağıtırken, finans kuruluşlarının rejimin uluslararası finans sistemini kaos yaratmak amacıyla nasıl manipüle ettiğine karşı dikkatli olması gerekiyor" ifadelerini kullandı.
Son yaptırım kararı, ABD'nin İran'ın son barış teklifini reddettiğine ilişkin haberlerin yayıldığı dönemde geldi. Haberlere göre İran, teklifinde kendisine ve Lübnan'daki vekil grubuna yönelik tüm saldırıların sona erdirilmesini, savaş tazminatı ödenmesini ve ABD askerlerinin yakın bölgelerden çekilmesini talep etti.
İran devlet haber ajansı IRNA'ya göre Tahran ayrıca anlaşmanın parçası olarak ABD'nin yaptırımları kaldırmasını, dondurulan milyarlarca dolarlık İran fonlarını serbest bırakmasını ve Hürmüz Boğazı'ndaki deniz ablukasını sona erdirmesini istiyor.
ABD Başkanı Donald Trump pazar günü yaptığı açıklamada Tahran için "saat işliyor" ifadesini kullanarak yeni askeri saldırılar tehdidinde bulundu. Ancak Trump bir gün sonra geri adım attı.
Trump, pazartesi günü Truth Social platformunda yaptığı paylaşımda, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri liderlerinin talebi üzerine salı günü planlanan saldırıları "erteleyeceklerini" yazdı.
ABD Başkanı paylaşımında, "Şu anda ciddi müzakereler yürütülüyor ve onların görüşüne göre, büyük liderler ve müttefikler olarak, Amerika Birleşik Devletleri ile Ortadoğu'daki ve ötesindeki tüm ülkeler açısından son derece kabul edilebilir bir anlaşmaya varılacak" ifadelerini kullandı.
Trump, "Bu anlaşma en önemlisi İran için NÜKLEER SİLAH OLMAMASINI içerecek" diye ekledi.