
YDH- El-Ahbar, dün akşama kadar ABD’nin Lübnan Büyükelçisi Michel Issa’nın ABD Başkanı Donald Trump ile doğrudan bir görüşme “gerçekleştiremediğini” bildirdi.
Issa’nın, Cumhurbaşkanı Jozef Aun’a Trump’ı, 45 gün süreyle kapsamlı bir ateşkesin sağlanmasının Lübnanlı müzakere heyetine İsrail ile “güvenlik düzenlemeleri” konusunda ilerleme imkânı vereceği yönünde ikna etmeye çalışacağına dair taahhütte bulunduğu aktarıldı.
Habere göre, sahadan Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na ulaşan gelişmeler, Washington’ın İsrail’i kapsamlı bir ateşkesin gerekliliğine ikna etmekte henüz başarılı olamadığını gösteriyor.
Cumhurbaşkanı Aun’un ise Meclis Başkanı Nebih Berri üzerinden Hizbullah ile temas kurarak, İsrail işgal güçlerine karşı gerek Lübnan toprakları içinde gerekse yerleşim bölgelerinde “saldırı yapılmamasını” içeren kapsamlı bir ateşkes konusunda açık bir siyasi pozisyon elde etmeye çalıştığı ifade edildi.
ABD’nin girişimleri “ilk aşama” olarak değerlendiriliyor
El-Ahbar’a göre, Washington’ın İsrail’i anlaşmaya ikna edememesi, ABD destekli Lübnan’daki siyasi çevreler tarafından “ilk deneme” olarak görülüyor ve sürecin ilerleyen dönemde yeniden ele alınmasının bekleniyor.
Aynı süreçte, el-Cezire’ye konuşan resmi bir Lübnanlı kaynak, 29 Mayıs ve 2 Haziran tarihlerinde planlanan askeri ve siyasi müzakerelere Lübnan’ın nasıl yaklaşacağına dair değerlendirmelerin sürdüğünü aktardı.
Söz konusu kaynak, ateşkes sağlanamamasının müzakere sürecinin tamamını riske atabileceğini de belirtti.
Aynı kaynak, İsrail ile ABD gözetiminde “niyet beyanı” niteliğinde bir belge üzerinde çalışma yürütüldüğünü ancak sürecin henüz sonuçlanmadığını ifade etti.
Güvenlik eksenli müzakere sürecinin teknik bir çerçevede ilerlediği, orduda silahların toplanmasına yönelik bir birlik kurulacağı yönündeki iddiaların ise doğru olmadığı bildirildi.
Cumhurbaşkanı Aun’da “hayal kırıklığı”
El-Ahbar, Cumhurbaşkanı Jozef Aun’un, Meclis Başkanı Nebih Berri üzerinden müzakere sürecine destek açıklaması sağlama girişimlerinin sonuçsuz kalması nedeniyle “hayal kırıklığı” yaşadığını belirtti.
Aun’un, ABD’nin Lübnan’a ilişkin söylemlerinin sahada somut karşılık bulmadığını değerlendirdiği aktarıldı.
Buna karşılık Washington’dan gelen değerlendirmelerde, Lübnan dosyasının ABD ve İsrail’in öncelikleri arasında üst sıralarda yer almadığı, dosyanın giderek İran ile yürütülen savaşın gidişatına bağlı hale geldiği ifade edildi.
İsrail sahada fiili durumu değiştirmeyi sürdürüyor
Haberde, ABD’nin 45 günlük ateşkes uzatma açıklamasının ardından İsrail’in sahada kendi kurallarına göre hareket etmeyi sürdürdüğü belirtildi.
Sürekli hava saldırıları, yoğun insansız hava aracı faaliyetleri ve gece baskınlarıyla güneyden Beyrut çevresine kadar yeni fiili durumların oluşturulduğu aktarıldı.
İsrail’in bu uzatmayı, askeri operasyonlarını sürdürmek için siyasi bir örtü olarak değerlendirdiği, ABD’nin ise fiili bir ateşkesi dayatmaktan ziyade “güvenlik düzenlemeleri üretmeye çalışan bir arabulucu” konumunda kaldığı ifade edildi.
Güney Lübnan’da saldırılar ve karşı operasyonlar
El-Ahbar, İsrail’in güney Lübnan’daki çok sayıda bölgeyi hedef alan saldırılarını sürdürdüğünü, bu saldırılar sonucunda çeşitli bölgelerde can kayıpları yaşandığını bildirdi.
Güney, Cebel Lübnan ve Beyrut semalarında insansız hava araçlarının yoğun şekilde uçuş yaptığı, ayrıca Reşaya el-Vadi ve el-Mari sınır hattında sızma ve kaçırma operasyonlarına dair bilgiler bulunduğu aktarıldı.
Buna karşılık Hizbullah’ın, işgal altındaki bölgeler ve sınır yerleşimlerinde İsrail güçlerine karşı bir dizi operasyon gerçekleştirdiği bildirildi.