AB, HTŞ birimlerini kara listeden sildi

20 Mayıs 2026

Avrupa Birliği, Suriye'deki HTŞ rejiminin istihbarat birimleri ile Savunma Bakanlığına yönelik yaptırımları kaldırdı.

YDH- Avrupa Birliği (AB) Resmi Gazetesi'nde yayımlanan güncel mevzuata göre birlik; Suriye'deki Heyet Tahrir eş-Şam (HTŞ) rejiminin sözde savunma ve içişleri bakanlıkları, Yüksek Uygulamalı Bilimler ve Teknoloji Enstitüsü ile genel, siyasi, askeri ve hava istihbarat müdürlüklerini yaptırım listesinden çıkardı.

AB ülkeleri, bir yıl önce Suriye'nin son meşru Cumhurbaşkanı Beşşar Esed’in NATO-İsrail öncülüğünde devrilmesinin ardından ülkenin toparlanmasını desteklemek amacıyla Suriye’ye yönelik tüm ekonomik yaptırımları kaldırma kararı almıştı.

Ancak HTŞ'nin rotasını Batı'ya çevirmesine ve yaptırımların kalkmasına rağmen HTŞ rejimi ağır bir ekonomik darboğaz yaşıyor.

Reuters'ın resmi veriler ve gemi takip kayıtlarına dayandırdığı hesaplamalara göre, Suriye'nin en büyük enerji tedarikçisi olan Rusya'dan yapılan petrol sevkiyatı bu yıl yüzde 75 artarak günlük 60 bin varile ulaştı.

Bu miktar Rusya için küçük olsa da, yerel üretimin yetersiz olduğu Suriye için hayati önem taşıyor.

Reuters'a göre, HTŞ'nin Batı yanlısı çizgisine ve geçmişteki savaş rolü nedeniyle ''Moskova’ya güvensizlik beslemesine'' rağmen, bu petrol ticareti tamamen ekonomik zorunluluklardan dolayı kesintisiz sürüyor.

Rusya ayrıca ülkedeki askeri deniz ve hava üsleri vasıtasıyla Suriye üzerindeki stratejik nüfuzunu koruyor.

Batı'nın yaptırımları lağvetmesine rağmen Suriye'nin küresel finans sistemine entegrasyonunun sınırlı kalması, alternatif enerji kaynaklarına erişimini zorlaştırıyor.

HTŞ yetkilileri, Rus petrolüne olan bu kronik bağımlılığın Batılı ortaklarla diplomatik bağları gerebileceğini kabul etse de şu an masada gerçekçi bir alternatif bulunmuyor.

Mevcut yapıyı değerlendiren Suriyeli ekonomist Kerem Şaar ise bu mekanizmanın Suriye'yi küresel jeopolitiğe karşı tamamen kırılgan bıraktığına dikkat çekerek, HTŞ'nin Rusya ile ABD arasında özellikle Ukrayna ekseninde yaşanan gerilimlerin yaratacağı etkilere karşı korumasız olduğu uyarısını yapıyor.

Dün 'terörist' denilen kadrolara bugün destek akıyor

Birleşmiş Milletler raporları, insan hakları kuruluşları ve Batılı istihbarat değerlendirmelerine göre HTŞ’nin bugünkü yönetici kadrolarının önemli bölümü, geçmişte terör örgütü el-Kaide’nin Suriye kolu olan Nusra Cephesi veya diğer silahlı Sünni teröristlerle görev yaptı.

ABD Hazine Bakanlığı tarafından yıllarca “küresel terör” listesinde tutulan HTŞ lideri Colani, Irak el-Kaide geçmişi nedeniyle Washington tarafından hakkında 10 milyon dolarlık ödül konulan isimler arasında yer aldı.

Amnesty International ve Human Rights Watch raporlarında, HTŞ ve bağlantılı gruplar; keyfi tutuklama, zorla kaybetme, işkence, gazeteci baskısı ve infaz ile defalarca suçlandı.

BM Suriye Araştırma Komisyonu’nun yayımladığı soruşturmalarda ise HTŞ kontrolündeki bölgelerde sivillere yönelik kötü muamele, muhalif aktivistlerin bastırılması ve savaş hukuku ihlallerine ilişkin çok sayıda tanıklık ve vaka kayda geçti.

Batılı diplomatik raporlar da HTŞ’nin son dönemde “ılımlı” bir siyasi görüntü vermeye çalışmasına rağmen, örgütün güvenlik ve istihbarat omurgasının büyük ölçüde Sünni teröristler tarafından yönetilmeyi sürdürdüğünü belirtiyor.

Bu tablo, AB’nin “insan hakları” söylemi ile sahadaki jeopolitik tercihleri arasındaki derin çelişkiyi gözler önüne seriyor.

Geçmişte radikal militan geçmişi nedeniyle yaptırım uygulanan kadroların bugün diplomatik ve ekonomik olarak meşrulaştırılması, Batı’nın çıkar odaklı yaklaşımının yeni bir örneği olarak görülüyor.