Maariv: Avrupa 'derin bir ikiyüzlülük' sergiliyor

20 Mayıs 2026

İsrail medyası, Avrupa ülkelerinin İsrail’e yönelik boykot ve dışlama çağrıları yaparken aynı zamanda savunma ve istihbarat alanında İsrail’le iş birliğini sürdürerek “çifte standart” ve “derin ikiyüzlülük” sergilediğini belirtti.

YDH- İsrail Maariv gazetesi, Avrupa ülkelerinin İsrail’e yönelik yaklaşımında son yıllarda giderek belirginleşen “çifte standardın” Eurovision tartışmalarıyla daha görünür hale geldiğini iddia etti.

Haberde, bir yandan Avrupa’da İsrail’in uluslararası yarışmalardan dışlanması ve boykot edilmesi yönünde çağrılar yükselirken, diğer yandan aynı ülkelerin İsrail’den savunma sistemleri, güvenlik teknolojileri ve istihbarat kapasitesi satın almaya “devam ettiği” belirtildi.

Bu durumun yalnızca siyasi bir çelişki değil, “derin bir ikiyüzlülük” olduğunu vurgulandı.

Eurovision krizi ve İsrail karşıtı söylemler

İspanya’nın İsrail’e karşı en sert tutum alan ülkelerden biri olduğu belirtilen haberde, başbakanın İsrail karşıtı protestolara açık destek verdiği ve kamu yayıncılarının İsrail’in Eurovision yarışmasından dışlanmasına yönelik girişimleri teşvik ettiği aktarıldı.

Ancak aynı İspanya’nın, güvenlik alanında İsrail’den askeri sistemler satın almaya devam ettiği ifade edilerek bu durumun “politik söylem ile devlet pratiği arasındaki çelişkiyi açıkça gösterdiği” savunuldu.

“Güvenlikte İsrail’e yöneliyorlar”

Benzer bir durumun Finlandiya için de geçerli olduğu belirtilen haberde, Helsinki yönetiminin uluslararası platformlarda İsrail’e eleştirel yaklaşmasına rağmen İsrail’den “büyük ölçekli” savunma anlaşmaları imzaladığı ifade edildi.

Haberde, “ulusal güvenlik söz konusu olduğunda Avrupa ülkelerinin İsrail teknolojilerine yönelmekten geri durmadığı” yorumu yapıldı.

“İlkesel değil, çıkar odaklı siyaset”

Değerlendirmede, bu yaklaşımın yeni olmadığı, İsrail’in yıllar içinde Afrika, Asya ve Avrupa ülkelerine güvenlik ve teknoloji desteği sağladığı, buna karşılık bu ülkelerin zaman zaman Birleşmiş Milletler’de İsrail aleyhine oy kullandığı veya boykotlara katıldığı hatırlatıldı.

Metinde, klasik bir söz aktarımıyla "İçtiğin kuyuya taş atma." ifadesine atıf yapıldı.

Haberde son olarak, İsrail’in uluslararası desteği duygusal ya da siyasi sempatiye değil, “somut çıkar ilişkilerine” dayandırması gerektiği ifade edildi.

Avrupa ülkelerinin kamuoyu baskısı altında İsrail’i eleştirmeye devam edebileceği, ancak güvenlik ihtiyaçları sürdüğü sürece İsrail teknolojisinden vazgeçemeyecekleri vurgulandı.

Bu nedenle İsrail’in güvenliğini “Avrupa’daki siyasi alkışlara değil, kendi kapasitesine, teknolojik üstünlüğüne ve caydırıcılığına” dayandırması gerektiği savunuldu.