
YDH- İsrail merkezli “Israel Hayom”, Beyaz Saray koridorlarında yaşanan derin görüş ayrılıklarını “çığlık atılan bir tartışma” olarak nitelendirdi ve ABD Başkanı Donald Trump yönetimi içinde İran ile yürütülen savaş politikasına ilişkin ciddi bir bölünme yaşandığını bildirdi.
Gazetenin diplomasi muhabiri Dani Zaken’in aktardığına göre Trump, üst düzey yetkililerin itirazlarına rağmen İran ile temasların sürdürülmesini kabul etti ve Beyaz Saray’da yapılan “sert ve hararetli” bir tartışmanın ardından Tahran ile müzakerelere “ek fırsat tanınması” kararı alındı.
Trump–Vance–kabine hattında sert ayrışma
Habere göre, söz konusu toplantıya ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, savaş ve dışişleri bakanları ile birlikte katıldı.
Kaynaklar, iki bakanın İran’dan taviz alınabilmesi için “askeri saldırı ihtimali dahil olmak üzere ciddi baskı ve sert ekonomik yaptırımlar gerektiğini” savunduğunu aktardı.
Buna karşılık Vance, İran’ın son teklifinin “ön anlaşmaya gidebilecek esneklikte olduğunu ve çatışmayı sona erdirebileceğini” ileri sürdü.
“Savaş baskısı” mı “müzakere fırsatı” mı?
Tartışmaya daha sonra Steve Witkoff ve Jared Kushner’ın da katıldığı, ikilinin Körfez ülkeleriyle yaptıkları görüşmeler sonrası Vance’i desteklediği belirtildi.
Habere göre, Vance ve müzakereyi savunan ekip, “ön anlaşma” seçeneğini öne çıkarırken, savaş ve dışişleri bakanları İran’a karşı “askeri baskı ve doğrudan saldırı” gerektiğini savundu.
Gerilimin, Trump’ın Vance ve ekibini “İran’a zaman kazandırmakla ve ABD’nin imajına zarar vermekle” suçlamasıyla tırmandığı aktarıldı.
Vance’in ise “askeri kampanyanın bitirilmesi, askerlerin geri çekilmesi ve petrol fiyatlarının düşürülmesi gerektiğini” söylediği ve bu çıkışın toplantıda şaşkınlık yarattığı ifade edildi.
Körfez’de de çatlak: Bölgesel aktörler ayrıştı
Habere göre, Trump, bölgedeki liderlerle de görüşmeler yaptı.
İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu ile BAE lideri Muhammed bin Zayid’in, İran’a karşı “sert ve kararlı bir tutum” alınmasını desteklediği ve hassas tesislerin korunması gerektiğini savunduğu belirtildi.
Buna karşılık Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Katar Emiri Temim bin Hamad’ın, çatışmanın tırmanmasını önlemek ve İran ile iletişim kanallarını açık tutmak yönünde pozisyon aldığı aktarıldı.
Netanyahu’nun “İran’a verilen fırsattan” rahatsızlığı
Gazete, Trump ile Netanyahu arasında gece saatlerinde bir telefon görüşmesi yapıldığını ve görüşmede askeri saldırıdan müzakereye kadar çeşitli seçeneklerin ele alındığını bildirdi.
Trump’ın İran ile görüşmelere devam edilmesini tercih ettiği, ayrıca, Pakistan İçişleri Bakanı’nın Devrim Muhafızları yetkilileriyle yaptığı temasların ardından Tahran’dan gelecek yanıtı beklediği aktarıldı.
ABD’li bir yetkiliye göre Netanyahu, İran’ın zaman kazanma stratejisinden duyduğu rahatsızlığı dile getirirken, Trump ise süreçte “tereddüt ve değerlendirme” içinde olduğunu ifade etti.
Lübnan dosyası ve Trump’ın geri adımı
Aynı görüşmede Lübnan başlığının da ele alındığı, Lübnan hükümetiyle olası anlaşmalar ve Hizbullah’ın bu düzenlemeleri kabul etme ihtimalinin düşük olduğu değerlendirmelerinin yapıldığı belirtildi.
Trump’ın son açıklamalarında ise İran’a yönelik olası saldırı ihtimalini bir gün önce “Cuma ya da hafta sonu” olarak dillendirmesine rağmen geri adım attığı ve ABD’nin “savaşı hızlı şekilde bitirmeyi” hedeflediğini söylediği aktarıldı.
Trump ayrıca “hızlı bir çözüm” ve “savaşın nazik bir şekilde sona ermesi” umudunu dile getirdi.