Washington'dan Lübnan'a yaptırım dalgası ile siyasi kuşatma

22 Mayıs 2026

ABD, Hizbullah ile bağlantılı üst düzey yetkililer ve diplomatlara yaptırım uygulayarak Lübnan üzerindeki baskıyı tırmandırırken, direnişçiler cephede yeni nesil "Ebabil" saldırı dronlarıyla karşılık veriyor.

YDH- ABD Dışişleri ve Hazine bakanlıkları, Hizbullah'a yardım ettikleri ve örgütün silahsızlanmasına engel oldukları gerekçesiyle aralarında İran'ın Lübnan Büyükelçisi ve üst düzey güvenlik yetkililerinin bulunduğu dokuz kişiye yaptırım uygulama kararı aldı.

Washington yönetiminin "terör örgütüne destek" gerekçesiyle hayata geçirdiği bu yaptırımlar, Lübnan ile İsrail arasında devam eden güvenlik müzakerelerinden somut sonuç alınamaması nedeniyle tırmanan gerilimi gözler önüne seriyor.

ABD'nin bu adımı, Lübnan içindeki siyasi dengeleri etkilemeyi, Hizbullah çevresinde siyasi bir kuşatma oluşturmayı ve örgütün devlet kurumlarıyla olan bağlarını kesmeyi hedefliyor.

Washington, bu hamleyle hem Hizbullah'a hem de Meclis Başkanı Nebih Berri liderliğindeki Emel Hareketi'ne "Amerikan diktelerine karşı durmanın siyasi yalnızlaştırmayı beraberinde getireceği" mesajını veriyor.

Washington'ın yaptırım listesine aldığı isimler arasında dikkat çekici güvenlik yetkilileri bulunuyor.

Genel Güvenlik Müdürlüğü Analiz Dairesi Başkanı Tuğgeneral Hattar Nasreddin ve Beyrut'un güney banliyölerindeki Ordu İstihbarat Başkanı Albay Samir Hammade'nin hedef alınması, ABD'nin Lübnan’ın resmi güvenlik kurumlarına doğrudan müdahale ettiği yeni bir süreci başlattı. Her iki isim de geçtiğimiz yıl süren çatışmalar sırasında Hizbullah'a kritik istihbarat sağlamakla suçlanıyor.

Siyasi figürler hedefte

Yaptırım uygulanan diğer isimler arasında Hizbullah Yürütme Konseyi Başkanı eski bakan Muhammed Funeyş, milletvekilleri Hasan Fadlallah, İbrahim Musevi ve Hüseyin Hac Hasan yer alıyor.

Ayrıca Emel Hareketi lideri Ahmed Baalbeki ve yardımcısı Ali Safevi ile Lübnan'da istenmeyen kişi ilan edilen İran Büyükelçisi Muhammed Rıza Şeybani de listede bulunuyor.

ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, müzakere sürecini engelleyen veya Hizbullah'a destek veren herkese karşı daha sert tedbirler alınabileceği sinyalini veriyor.

Emel Hareketi ve Hizbullah, yaptırımları "ulusal meselelere ve devlet kurumlarına yönelik saldırı" olarak nitelendirdi.

Hizbullah, bu hamlenin İsrail'in saldırganlığını güçlendirmek amacıyla verilmiş sahte bir siyasi destek olduğunu savundu.

Lübnanlı yetkililer, bu önlemlerin süreci kolaylaştırmayacağını, aksine devlet kurumlarının işleyişini bozarak durumu içinden çıkılmaz hale getireceğini öne sürdü.

Taraflar, yetkilileri ulusal egemenliği ve devletin anayasal kurumlarını savunmaya çağırdı.

Diplomatik gerilimin sürdüğü güney cephesinde ise askeri strateji yeni bir boyuta evriliyor.

Hizbullah, ilk kez "Ebabil" tipi alçak uçuşlu saldırı insansız hava araçlarının kullanıldığını duyurdu.

Dibil, Raşaf, Haddasa, Beyyada, Nakura, Deyr Suryan ve Kuzah'daki İsrail ordusu mevzilerini hedef alan bu geniş çaplı operasyonlar, insansız hava araçlarının artık cephe hattının istisnai değil, temel bir parçası haline geldiğini gösteriyor.

"Ebabil İHA filosu" ifadelerinin kullanımı, hava savunma sistemleri üzerindeki baskıyı artırmayı hedefleyen yeni ve kitlesel bir taktiğin benimsendiğine işaret ediyor.