
YDH - ABD’li Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham, ABD ile İran arasında “Hürmüz Boğazı’nın İran’a karşı korunamayacağı” ve İran’ın “Körfez’deki büyük petrol altyapısını hedef alma kapasitesini koruduğu” değerlendirmesine dayalı bir anlaşma yapılması halinde, Tahran’ın “diplomatik çözüm gerektiren baskın güç” olarak görüleceğini söyledi.
Kongre’de Siyonist rejimin en güçlü destekçileri arasında olan Graham, İran’ın “boğazı süresiz biçimde baskı altında tutabilecek kapasiteye sahip olduğu” ve “Körfez’deki petrol altyapısına ağır zarar verebileceği” yönündeki değerlendirmelerin, bölgede güç dengelerinde “büyük bir değişim” anlamına geldiğini belirtti.
Graham, bunun zaman içinde “İsrail için kabusa dönüşeceğini” ifade etti.
Senatör ayrıca, bu değerlendirmelerin doğru olması halinde “insanın savaşın neden en başta çıktığını sorguladığını” söyledi.
Bununla birlikte Graham, “İran’ın boğazı baskı altında tutmasının engellenemeyeceği” ya da “bölgenin İran’ın askeri kapasitesine karşı kendisini koruyamayacağı” düşüncesine kişisel olarak katılmadığını da dile getirdi.
Bu açıklamalar, İran ile Pakistan’ın savaşı sona erdirmek ve Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmak amacıyla ABD’ye revize edilmiş bir teklif sunduğuna ilişkin haberlerin ardından geldi.
Reuters’a konuşan iki kaynak, ABD’nin son teklife vereceği yanıtın pazar günü beklendiğini söyledi.
Aynı çerçevede, müzakerelere katılan Pakistanlı bir yetkili de Reuters’a yaptığı açıklamada, anlaşmanın fiilen tamamlanmadan sonuçlanmış sayılamayacağını belirtti.
Yetkili, “Savaşı sona erdirmeye yönelik geçici anlaşma, tarafları İslamabad görüşmeleri sırasında anlaşmaya yaklaşmış oldukları noktaya geri götürüyor” dedi.
ABD Başkanı Donald Trump da günün ilerleyen saatlerinde yaptığı açıklamada, İran’ın son taslağını inceleyeceğini ve bunu Steve Witkoff, Jared Kushner ile ABD Başkan Yardımcısı JD Vance dahil üst düzey danışmanlarıyla değerlendireceğini söyledi.
Trump, taslak konusunda önümüzdeki saatlerde karar vereceğini ifade etti.
İranlı yetkililer ise mevcut aşamadaki müzakerelerin nükleer dosyayı ya da yaptırımların kaldırılmasına ilişkin ayrıntıları kapsamadığını belirtti.
Yetkililer, görüşmelerin Lübnan dahil tüm cephelerde savaşın sona erdirilmesine odaklandığını söyledi.