
YDH- Yisrael Beiteinu Partisi lideri Avigdor Lieberman, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu'yu sert bir dille eleştirerek, İsrail'i "muz cumhuriyeti" konumuna düşürmek ve İran ile Lübnan konularında ABD yönetimine kayıtsız şartsız teslim olmakla suçladı.
İsrail'in Kanal 12 kanalına konuşan Lieberman, mevcut rejimin ABD Başkanı Donald Trump'ın politikalarına karşı sergilediği tutumu "aşağılayıcı bir yolculuk" olarak tanımladı.
İsrail'in Lübnan'a yönelik askeri operasyonlarının ABD tarafından engellendiğini savunan Lieberman, "Netanyahu'nun yerinde olsam Trump'a 'hayır' diyebilirdim; Amerikan başkanına itiraz edilebilir" ifadeleriyle tepkisini dile getirdi.
İran ile hazırlık aşamasında olan muhtemel anlaşmayı "felaket" olarak nitelendiren Lieberman, bu mutabakatın ''Tahran’daki rejimi güçlendirmekten başka bir işe yaramayacağını'' ifade etti.
''Netanyahu hükümetinin iki buçuk yıldır hiçbir cephede zafer kazanamadığını'' belirten Lieberman, hedefini açıkça ilan ederek "7 Ekim hükümetini devirmek ve başbakan olmak" istediğini yineledi.
Lieberman, kuracağı olası bir hükümetin ilk şartının, askerlikte hiçbir istisnaya izin vermeyen "eşit askerlik yasası" olacağını belirtti.
Siyaset cephesindeki bu sert tartışmaların gölgesinde, İsrail'in üst düzey güvenlik isimlerinden de çarpıcı açıklamalar geldi.
Eski Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı Tümgeneral Giora Eiland, savaşın genel bilançosunu değerlendirirken, "İranlılar büyük bir memnuniyet duyabilir; savaşı belki puan farkıyla ama açıkça kazandılar" ifadelerini kullandı.
ABD'nin ve dolayısıyla İsrail'in stratejik bir çıkmazda olduğunu savunan Eiland, mevcut tablonun İran lehine bir zaferle sonuçlandığını vurguladı.
Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham ise olası bir anlaşmanın bölgedeki güç dengesini kökten değiştireceğini ve İsrail için "kabus" senaryosu olacağını öngördü.