
YDH - Wall Street Journal yayın kurulu pazar günü yayımladığı yazıda, Trump yönetimi ile İran hükümeti arasında müzakereleri yürütülen barış anlaşmasının basına yansıyan şartlarına karşı çıktı.
Kurul yazısında, yönetimin savaştan "gerçek başarılar elde ettiğini iddia edebileceğini" kaydederken, planlanan ateşkes döneminin ise ABD için "stratejik bir gerileme getirebileceğini" ifade etti.
Pazar günü birden fazla yayın organı, olası anlaşmanın Tahran'ın nükleer programına yönelik kısıtlamaların müzakere edilmesine olanak tanıyacak 60 günlük bir ateşkesi içerdiğini bildirdi. Anlaşma kapsamında ABD, İran ordusunun Hürmüz Boğazı'ndan geçişleri kısıtlamasına tepki olarak başlattığı İran limanlarına yönelik deniz ablukasına son verecek.
Dünya petrol arzının yaklaşık beşte birini taşıyan Hürmüz Boğazı'nın İran tarafından fiilen kapatılması, küresel düzeyde petrol fiyatlarının yükselmesiyle sonuçlanmış ve Amerikalılar için akaryakıt pompalarındaki fiyatları artırmıştı. Bu maliyetler, olası anlaşmaya dair haberlerin çıkmasının ardından hafif bir düşüş gösterdi.
Cumartesi günü ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), 13 Nisan'da başlayan abluka kapsamında 100 geminin rotasını değiştirdiğini bildirdi.
CENTCOM, kuvvetlerinin bu süre zarfında dört gemiyi devre dışı bıraktığını ve 26 insani yardım gemisinin geçişine izin verdiğini not etti.
Ancak WSJ'nin yayın kurulu, ABD'nin ablukayı sona erdirmesi ve bir barış anlaşmasının parçası olarak İran'ın petrol satmasına izin vermesi durumunda, yönetimin İslam Cumhuriyeti'ni nükleer tavizler vermeye "zorlamak" için elinde kalan tek aracın "yeniden savaş tehdidi" olacağını yazdı.
Yazıda ayrıca şu ifadelere yer verildi:
"Fakat Trump, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı yeniden açma taahhüdünden dönmesinden, ABD kuvvetlerine ve Körfez müttefiklerine saldırmasından sonra bunu yapmaya istekli değildi. Ara seçimlere 60 gün daha yaklaşılmışken ve yeni bir İran Hürmüz ablukasını tetikleyecekken bu tehdit ne kadar inandırıcı olacak? Nükleer silah yapmama taahhüdü hiçbir şey ifade etmiyor çünkü rejim tam tersini yaparken her zaman bunu söyledi."
Başkan Trump pazartesi günü Truth Social platformunda yaptığı paylaşımda, İran ile müzakerelerin "güzel bir şekilde ilerlediğini" yazdı.
Trump paylaşımına şu sözleri ekledi:
"Bu ya herkes için Harika bir Anlaşma olacak ya da hiç Anlaşma olmayacak; Cepheye ve çatışmaya geri dönülecek, ancak her zamankinden daha büyük ve daha güçlü şekilde; Ve bunu kimse istemez!"
Dışişleri Bakanı Marco Rubio da pazartesi günü gazetecilere verdiği demeçte, iki tarafın masada "sağlam" bir anlaşmaya sahip olduğunu söyledi.
Rubio, Hindistan'ın Yeni Delhi kentinde düzenlediği basın toplantısında, "Başkan kötü bir anlaşma yapmayacak. Bu yüzden ne olacağını görelim. Alternatifleri aramadan önce diplomasiye başarılı olması için her türlü şansı vereceğiz" şeklinde konuştu.
Buna karşın Journal kurulu, yükselen gaz fiyatları ve tahvil faizlerinin yarattığı siyasi baskının, Trump'ı "İran'ın şartlarına göre" olsa bile Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmaya itip itmediğini "merak etmenin adil olacağını" yazdı.
Yazı şu değerlendirmeyle son buldu:
"İran rejimi bu savaşa iç siyasi ve ekonomik krizlerle girdi. Savaş bunları daha da kötüleştirdi. Böyle bir rejimi şimdi ekonomik bir kurtarma paketiyle kurtarmak, İran halkından ziyade ABD çıkarlarına yönelik gerçek bir ihanet olacaktır."