
YDH- El-Ahbar'a göre, ''Lübnan siyasi yönetimi derin bir sessizliğe gömülmüşken'', İsrail ordusu bölgedeki stratejik noktaları ele geçirmek amacıyla Zevter köyünden başlayarak Litani Nehri'nin kuzeyine sızmaya çalışıyor.
El-Ahbar'a göre, bu hamleyle Nebatiye şehrini topçu ateşi altına almayı ve Ali el-Tahir tepelerindeki direniş mevzilerini etkisiz kılmayı hedefliyorlar.
Bölgede yaşanan bu hareketlilik, son günlerde Nebatiye çevresindeki Mayfadun, Dueyr, Habuş, Sir el-Garbiya ve Haruf köylerinin neden yoğun hava bombardımanına tutulduğunu da açıklıyor.
Buna karşılık Hizbullah'ın paylaştığı askeri açıklamalar, İsrail'in sahada şiddetli bir mukavemetle karşılaştığını gösteriyor.
İsrail ordusunun dün gece Litani Nehri'nin kuzeyindeki Zevter köyünde konuşlanan tanklarını ve araçlarını gösteren bir hava fotoğrafını sızdırmasının ardından Direniş, 32 askeri bildiri yayımladı.
Bunların dokuzu, Zevter'deki araçların doğrudan hedef alındığını teyit ediyor; bu durum, bölgeye sızan gücün imha edildiğini veya en azından araçların işlevsiz bırakıldığını kanıtlıyor.
Benzer biçimde direnişin Salı günü yaptığı açıklamalar, İsrail ordusunun yığınak yapmak için kullandığı alanları hedef aldıklarını gösterdi.
Direnişçiler, sınır kasabası Adeyse'deki İsrail birliklerini vurduklarını ve gece boyunca ağır roketlerle araç yoğunluklarını dağıttıklarını belirttiler.
Sahadaki duruma bakıldığında; işgalci ordunun güneyde hızla kilometrelerce ilerlemek yerine, stratejik bölgeleri ele geçirip Litani Nehri'nin kuzeyinde bir köprübaşı kurmaya odaklandığı görülüyor.
İsrail ordusu bu hamleyle, ileride Lübnan yönetimiyle yapılacak müzakerelerde siyasi koz elde etmeyi veya askeri ilerleyişi sürdürebildiği takdirde toprak üzerindeki hakimiyetini genişletmeyi planlıyor.
El-Ahbar, ''Zevter köyünün kontrol altına alınmasının, ötesindeki tüm köylerin düştüğü anlamına gelmediğini'' kaydetti.
Bu köy, işgal altındaki Filistin sınırına en yakın noktadır ve buraya yönelik girişimler, yatay bir yayılmadan ziyade ok şeklinde bir ilerleyişle Nebatiye şehri ve çevresine giden yolu açmayı ve Litani Nehri'nin kuzey kıyısına ulaşmayı hedefliyor.
Öte yandan bu ilerleyiş, özellikle doğrudan çatışmaya girmeyen veya görüş hattına ihtiyaç duymayan dron gibi silahların varlığı nedeniyle, İsrail ordusunun lojistik ve insan gücü yükünü artırıyor.
Hizbullah, ağır tahkimatlı tankları hedef almak yerine; iletişim araçları, yakıt tankerleri ve asker taşıma araçları gibi lojistik destek unsurlarına odaklanıyor.
Ayrıca ilerleyen tanklara yol açmakla görevli büyük D9 buldozerlerini ve topçu mevzilerini vurarak askerler üzerinde ciddi bir psikolojik baskı kuruyor.
Cephedeki gerçekliğin objektif bir sonucu olarak; 2 Mart 2026'da başlayan savaşın üzerinden 86 gün geçmesine rağmen İsrail güçlerinin güneyde kalıcı bir tahkimat kuramadığı görülüyor.
Bu durum, direnişin, İsrail ordusunun teknolojik üstünlüğünü yavaş yavaş bir dezavantaja dönüştürmekte başarılı olduğunu kanıtlıyor.
İsrail kuvvetleri ya saldırmak ya da geri çekilmek zorunda; aksi takdirde direnişçiler için sabit birer hedef haline geliyorlar ki son haftalarda yaşanan tam da bu.
Bu noktadan itibaren Hizbullah, İsrail ordusunun ilerledikçe uzayan ikmal hatlarını vurmaya başladı.
İletişim sistemlerini, Demir Kubbe radarlarını ve saldırı dronlarına karşı kullanılan karıştırma ekipmanlarını hedef alarak İsrail ordusunun komuta-kontrol mekanizmasında kör noktalar oluşturdular.
Operasyonel bir sonuç olarak bu saldırılar, sahadaki kuvvetleri koruyucu örtüden mahrum bırakıyor, hatta onları arka operasyon merkezlerinden kopararak koordinasyon, hızlı müdahale ve ateş yönetimi avantajından yoksun kılıyor.
Sonuç itibarıyla İsrail ordusu, karada askeri bir başarıyı kalıcılaştırmaya çalışıyor.
Savaşın geride kalan günleri; hava üstünlüğünün ve sözde "güvenlik bölgesi"nin, ne işgal güçlerini ne de kuzeydeki yerleşimcileri koruyabildiğini kanıtladı.
Bu çaba, Zevter köyü üzerinden Litani Nehri'nin kuzeyine sızarak Nebatiye'yi kuşatma ve çevredeki tepeleri ele geçirme girişiminde somutlaşıyor.
Başka bir cephede ise Bint Cübeyl'deki mevzilerinden Hadese köyüne doğru ilerleyerek Tibnin'i kuşatmaya çalışıyor.
İsrail ordusunun Beyyada ve Nakura köylerinden Sur'a doğru ilerlemekte başarısız olduğunu, dolayısıyla şimdi yeniden yaratmaya çalıştığı bu yeni "gerçekliği" daha önce de ortaya koyamadığını belirtmekte fayda var.