
YDH- İslam Devrimi Yüksek Lideri'nin Uluslararası İlişkiler Danışmanı Ali Ekber Velayeti, Tahran ile Washington arasında diplomasi trafiğinin yoğunlaştığı bir dönemde, İran’ın güvenlik ve müzakere stratejisine dair dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
X platformu üzerinden bir değerlendirme yapan Velayeti, tarihsel süreçten örnekler vererek İran’ın hegemonik güçlere karşı direncini vurguladı.
Velayeti, "Tarih, İskender'den Cengiz Han'a ve Trump'a kadar hegemonya hayalleriyle gelen tüm işgalcilerin, zengin ve kadim İran medeniyetinin potasında eriyip gittiğini ve bu medeniyetin hepsini içine çektiğini göstermektedir" ifadelerini kullandı.
İran'ın bağımsızlığına ve kültürel derinliğine vurgu yapan Danışman Velayeti, ulus olmanın özünde var olan bir medeniyet özgünlüğü olduğunu belirterek, "Bu kimlik, petrol dolarlarıyla alınıp kiralanabilecek bir meta değildir" dedi.
İran'ın kırmızı çizgisinin net olduğunu belirten Velayeti, olası bir anlaşmanın sürdürülebilirliğine dair farklı bir perspektif ortaya koydu.
Kağıt üzerindeki imzaların tek başına bir garanti teşkil etmeyeceğini savunan Velayeti, "Bu sefer anlaşmanın devamlılığının nesnel ve somut garantörü Hürmüz Boğazı'dır. Coğrafya yalan söylemez ve kağıda yazılan her türlü anlaşmanın nihai hakimidir" değerlendirmesinde bulundu.
İran ve ABD arasında savaşı sona erdirmek ve yeni bir doğrudan müzakere süreci başlatmak adına son günlerde yoğun diplomatik çabaların sarf edildiği biliniyor.