
YDH- Gazze'deki “ateşkes”, İsrail'in bölgenin tamamında sürdürdüğü günlük saldırılar nedeniyle sürekli ihlal edilirken, saldırıların özellikle İsrail işgal güçlerinin yoğun olarak konuşlandığı "Sarı Hat" yakınlarında yoğunlaştığı bildirildi.
Associated Press'e (AP) konuşan İsrail askerlerinin yeni ifadelerine göre, İsrail ordusu Gazze'yi işgal alanını genişletmeye çalışırken, "Sarı Hat" yakınındaki Filistinli siviller doğrudan hedef alınıyor. Askerler, bölgeye yaklaşan veya hattı geçen herkese ateş açılması yönünde emir aldıklarını itiraf etti.
Bazı durumlarda İsrail askerlerinin Filistinlilerin öldürülmesini kutladığı da aktarıldı. Bir yedek asker, İsrail saldırısında içindeki herkesin öldüğü bir aracın vurulmasının ardından askerlerin birbirlerini tebrik ettiğini anlattı.
Asker, AP'ye verdiği demeçte, "Burası bir orman gibiydi. Ateşkesten sonra verilen emir şuydu: Eğer biri hattı geçerse onu vurursunuz." dedi.
Ekim 2025'te ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana İsrail'in kadın ve çocuklar da dahil olmak üzere 900'den fazla Filistinliyi öldürdüğü, binlercesini yaraladığı belirtildi.
AP'ye konuşan bir asker ise "Buna ateşkes demek bir şaka." ifadelerini kullandı.
"Sarı Hat"ın ölümcül uygulanışı
Ateşkes yürürlüğe girdiğinde İsrail güçleri, "Sarı Hat" olarak adlandırılan tampon bölgeye çekildi. Bu düzenleme İsrail'in Gazze Şeridi'nin yarısından fazlasını kontrol altında tutmasına imkân verdi. Anlaşmaya göre, İsrail birliklerinin daha geniş kapsamlı bir geri çekilme gerçekleştirmesi gerekiyordu.
Ancak anlaşmanın ilerletilmesine yönelik garantör ülkelerin çabalarının durduğu, İsrail güçlerinin geri çekilmek yerine Gazze'deki işgalini daha da “pekiştirdiği” belirtildi.
"Sarı Hat"ın birçok noktada belirgin olmadığı ifade edildi. Bazı bölgelerde sarı variller ve beton bloklarla işaretlenirken, bazı yerlerde hiçbir görünür işaret bulunmadığı, bu nedenle Filistinli sivillerin hattın yerini tespit etmekte zorlandığı kaydedildi.
Bir İsrail askeri komutanı AP'ye yaptığı açıklamada, Filistinlilerin sık sık bölgeye yaklaşarak askerlerin tepkisini test ettiğini öne sürdü ve "Kimsenin bu hatta yaklaşması için bir neden yok. Burada hiçbir şey yok." dedi.
Ancak AP, "Sarı Hat" oluşturulmadan önce bu bölgelerde Filistinlilere ait evlerin, dükkânların ve eşyaların bulunduğunu, sivillerin İsrail güçleri tarafından “zorla yerinden edilerek” bölgeden çıkarıldığını hatırlattı.
"Öldürmek için ateş et"
AP'ye konuşan askerler ve İsrailli askerlerin tanıklıklarını toplayan "Breaking the Silence" adlı kuruluşun üyeleri, birliklerin hedef aldıkları kişilerin kim olduğunu net biçimde tespit etmeden ateş açtıkları olayları anlattı.
Bir asker, birliklerin çoğu zaman uzak mesafelerden hızlı karar vermek zorunda kaldığını, bu nedenle hattın yakınındaki kişilerin silahlı olup olmadığının veya acil bir tehdit oluşturup oluşturmadığının belirlenmesinin zor olduğunu söyledi. Bölgede öldürülen sivillerin önemli bir bölümünün çocuklardan oluştuğu belirtildi.
Askerî kurallara göre, saldırı öncesinde onay alınması gerektiği ifade edilirken, bir yedek asker bazen hareket hâlindeki hedeflerin son görüldüğü noktaya veya varsayımlara dayanılarak koordinatlar verildiğini anlattı.
Soykırım süreci boyunca asker ifadeleri toplayan Breaking the Silence, "Sarı Hat" çevresindeki angajman kurallarının son derece esnek olduğunu belirtti. Kuruluş, birçok bölgede askerlerin hattı geçen herkese karşı fiilen "öldürmek için ateş et" politikası uyguladığını kaydetti.
Kuruluşun direktörü Nadav Weiman, askerî politikalar ve komuta kararlarının, sivillerin görünmez veya belirsiz sınırları geçtikleri gerekçesiyle öldürüldüğü bir ortam yarattığını söyledi.
Kuruluş tarafından toplanan ve AP tarafından incelenen bir tanıklıkta, bir asker hattı geçen kişiler için verilen emri şöyle aktardı: "Kim olursa olsun etkisiz hâle getir."
Filistinlilerin hayatları değersiz görüldü
Ateşkes sonrasında Gazze'de görev yapan bir başka yedek asker ise komutanların sürekli olarak hattın her koşulda korunması gerektiğini vurguladığını söyledi.
Asker AP'ye, "Genel hava insan hayatının değerli olmadığı yönündeydi." dedi.
Aynı asker, "Sarı Hat"ın açık biçimde işaretlenmesi yönündeki taleplerin üstleri tarafından reddedildiğini ve Filistinlilerin hattın yerini zaten bilmeleri gerektiğinin söylendiğini aktardı.
Gazze'deki görev sürecinin yarattığı psikolojik baskıyı da anlatan asker, hatta yaklaşan kişilere zaman zaman uyarı ateşi açıldığını, ancak zamanla komutanların askerleri "güç koruma" gerekçesiyle daha sert yöntemler kullanmaya teşvik ettiğini ifade etti.
AP'ye konuşan askerler, birçok askerin İsrail'in ateşkes anlaşması uyarınca Gazze'den tamamen çekilmeyi değil, bölgede “süresiz” olarak kalmayı hedeflediğine inandığını söyledi.
Tanıklıklar, tampon bölge yakınlarında Filistinlilerin öldürülmesinin sıradanlaştığı ve bazı durumlarda askerler tarafından açıkça kutlandığı bir “askerî kültüre” işaret etti.
Kan dökülmesi arttı
AP'nin incelediği ve insani yardım kuruluşları arasında dolaşıma sokulan bir raporda, İsrail'in Gazze genelindeki saldırılarının son aylarda "giderek daha proaktif" hale geldiği belirtildi.
ABD merkezli “Armed Conflict Location and Event Data Project” (ACLED) verilerine göre, NİSAN ayı bu yıl Gazze'de en fazla can kaybının yaşandığı ay oldu.
"Sarı Hat" yakınlarında veya hattı geçtiği belirtilen kişilere yönelik olaylarda kaydedilen ölümler ocak ayında 58 iken nisan ayında 73'e yükseldi. Bu da yüzde 25'in üzerinde bir artış anlamına geliyor.
İsrail Başbakanı Netanyahu bu hafta yaptığı açıklamada, İsrail'in şu anda Gazze'nin yüzde 60'ını işgal altında tuttuğunu ve bu oranı yüzde 70'e çıkarmayı hedeflediğini söyledi.
Süregelen kan dökülmesinin, sözde ateşkesin sahadaki gerçekliğini ortaya koyduğu belirtilirken, AP'ye konuşan bir İsrail askeri, "Bu terimi kullanmayı bırakmamız gerekiyor. Bu savaşın sona ermesini isteyen insanlara hizmet etmiyor," ifadelerini kullandı.