
YDH- İran’ın siber operasyonları, ABD menşeli yapay zeka modelleriyle yeni bir boyuta taşındı.
Financial Times’ın haberine göre; ChatGPT ve Gemini gibi batılı yapay zeka programları, Tahran yönetiminin siber saldırı kapasitesini artırarak zararlı yazılımlar geliştirmesine, hedef odaklı oltalama mesajları oluşturmasına ve saldırıları benzeri görülmemiş bir hızla gerçekleştirmesine olanak tanıyor.
Siber güvenlik uzmanları, İranlı hacker gruplarının yapay zekayı tüm operasyonel süreçlerine entegre ettiğini belirtiyor.
Özellikle sahte kimliklerle hedef kişilere yaklaşarak güven inşa etme sürecini hızlandıran bu teknoloji, İranlı grupların Kaliforniya'da yaşayan bir savunma sanayii çalışanı gibi davranarak bilgi sızdırmasını kolaylaştırıyor.
Google’ın daha önce tespit ettiği devlet destekli APT42 grubu, Gemini modelini kullanarak ABD’li savunma yüklenicilerini hedef alan benzer yöntemler geliştirmişti.
Siber güvenlik firması Check Point’ten Gil Messing, "Tüm bu süreçler artık otomatikleşiyor. Yapay zekayı çabalarını hızlandırmak için kullanabildikleri her araçla birleştiriyorlar" açıklamasında bulundu.
OpenAI ve Google gibi teknoloji şirketleri, kötü niyetli kullanım girişimlerini engellemek için hesapları kapattıklarını veya erişimi kısıtladıklarını belirtse de, bu durum bir "köstebek dövüşü"ne (whack-a-mole) dönüşmüş durumda.
İran'ın yapay zeka entegrasyonu, siber saldırıların çok ötesine geçerek ordunun temel işleyişine yayılıyor.
Son beş yılda yayımlanan 300’den fazla İran askeri makalesinin analizi, Tahran’ın elektromanyetik harp, muharebe merkezi karar alma süreçleri, insansız hava aracı (İHA) güdümlü navigasyon ve su altı hedefleme sistemlerinde yapay zekayı aktif olarak kullandığını ortaya koyuyor.
Washington Enstitüsü'nden Farzin Nadimi, yapay zekanın İran’ın teknolojik olarak geri kaldığı alanlarda arayı kapatmasını sağladığını belirtiyor.
İran, küresel internetten kopması durumunda dahi faaliyetlerini sürdürebilecek yerli bir "ulusal yapay zeka platformu" üzerinde çalışıyor.
Tahran'daki Şerif Üniversitesi tarafından geliştirilen ve askeri bağları nedeniyle yaptırım listesinde olan bu platform, dış müdahalelere kapalı ağlarda barındırılıyor.
Uzmanlar, İran’ın bu alana yaptığı yatırımı bir "ulusal güvenlik modernizasyon programı" olarak nitelendiriyor.
İsrail ve ABD'nin nisan ayındaki hava saldırıları, bu platformun merkezini ve ilgili araştırma laboratuvarlarını ciddi şekilde tahrip etse de, güvenlik analistleri "cinin şişeden çıktığını" ve İran’ın elindeki sofistike araçlarla bu açığı kapatmak için bedel ödemekten çekinmeyeceğini vurguluyor.