
YDH- İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun, İsrail işgal güçlerinin Şakif Kalesi’ne girişini “kuzeydeki yerleşimleri güvence altına almak için temel bir adım” olarak sunmasına karşın, kuzey cephesinde dün akşam “geniş çaplı alarm durumu” yaşandı.
Üst ve Batı Celile’den Hayfa ve Akka’ya kadar uzanan bölgelerde sirenlerin çaldığı bildirildi. Bu durumun, Hizbullah’ın İsrail’in kuzey derinliğini tehdit etme kapasitesini koruduğunu gösterdiği ifade edildi.
İsrail medyası, Yukarı Celile’deki yerleşimlerin saatler boyunca yoğun baskı altında kaldığını, ardından gerilimin Akka ve çevresine, daha sonra da Hayfa ile yoğun nüfuslu Kiryot bölgesine yayıldığını aktardı.
Kiryat Şimona, Kefar Giladi, Misgav Amm, Şilomi, Hanita, Şumera ve Zarit’te hayatın durma noktasına geldiği, Lübnan topraklarından İHA sızması ihtimaline karşı uyarılar yapıldığı kaydedildi.
Hizbullah’ın saldırıları kuzey cephesini sarstı
İbranice yayın yapan medya organları, özellikle Beyt Hillel bölgesinde Direniş operasyonları sonucunda İsrail ordusunda çok sayıda yaralanma meydana geldiğini bildirdi.
Kanal 12’ye konuşan askeri kaynaklar, Hizbullah’ın gece boyunca patlayıcı yüklü insansız hava araçlarıyla İsrail askerlerini vurmayı başardığını ifade etti.
İsrail Ordu Radyosu ise Hizbullah’ın “İsrail’e yönelik füze atışlarının menzilini genişletmeyi sürdürdüğünü” aktardı.
Maariv gazetesi de Hizbullah’ın pazar günü Güney Lübnan’daki İsrail güçlerine onlarca patlayıcı yüklü İHA gönderdiğini, buna ek olarak yaklaşık 20 İHA’nın da İsrail topraklarına yönlendirildiğini yazdı.
“Askeri zafer” anlatısına karşı yeni açıklamalar
Netanyahu’ya yakın İbrani medya kuruluşlarının Şakif Kalesi’ne ulaşılmasını, “kalenin garnizonunun ortadan kaldırılmasının ardından elde edilen askeri fetih” şeklinde sunmasına rağmen, Axios’un aktardığı bir İsrailli yetkili, “Lübnan’daki Şakif Kalesi’nde Hizbullah unsurları bulunmuyordu ve burada herhangi bir silaha da rastlanmadı.” dedi.
Haberde, Şakif Kalesi’nin hiçbir zaman Direniş’in merkezi veya askeri karargâhı olmadığı, bu nedenle işgal edilmesinin sahada somut bir askeri anlam taşımadığı belirtildi.
Bunun ardından İsrail’in, Beyrut’u, Güney Banliyö’yü (Dahiye) ve Lübnan’daki diğer bölgeleri kapsayacak daha geniş operasyonlar yürütmek için ABD ile görüşmeler yaptığı yönünde tehdit mesajları gönderdiği aktarıldı.
Bu tür operasyonların amacının halk üzerinde baskı oluşturmak, daha fazla Lübnanlının yerinden edilmesini sağlamak ve böylece Direniş üzerinde baskı kurmak olduğu ifade edildi.
Eski İsrailli asker: Şakif Kalesi sembolik bir gösteriden ibaret
1990’lı yıllarda işgal döneminde Şakif Kalesi’nde görev yapan İsrailli gazeteci ve uluslararası ilişkiler araştırmacısı Yair Navot da Netanyahu hükümetinin İletişim Bakanı Miri Regev’in kaleye ulaşılmasını kutlayan paylaşımına tepki gösterdi.
Navot, “Miri Regev’in Şakif Kalesi’nin artık bizim elimizde olduğunu söyleyen fotoğraflar paylaştığını gördüm. İsrail bayrakları ve Golani Tugayı görüntüleri eşliğinde içi boş sloganlar, savaş davulları ve gerçek karşılığı olmayan vaatler sunuyor.” dedi.
“Onların bütün ilgisi görüntü ve gösterişle ilgili, özle ilgili hiçbir meseleyle uğraşmıyorlar.” diyen Navot, Şakif Kalesi’ni çok iyi bildiğini ve bugün yaşananların yalnızca sembolik bir başarının pazarlanmasından ibaret olduğunu söyledi.
Navot, “Kuzeyin tamamı bombardıman altında ve bölge sakinleri cehennem yaşıyor. Tamam, Şakif Kalesi artık elimizde. Peki, ne değişti? İntihar İHA’ları azaldı mı? Roket saldırıları durdu mu? Yaralı sayısı düştü mü? Hayır. Ama ortada dikilmiş bir bayrak var; hepsi bu.” ifadelerini kullandı.
Hizbullah Şakif çevresini hedef aldı
Hizbullah’ın kısa süre içinde Şakif Kalesi ve çevresindeki İsrail güçlerini operasyonlarının hedefi haline getirdiği bildirildi.
Direniş’in Hummer tipi askeri araçları, İsrail askerlerinin toplandığı noktaları, bölgedeki evlerden birine konuşlanan birlikleri ve İHA’lara karşı kullanılan bir elektronik karıştırma radarını hedef aldığı aktarıldı.
Operasyonlarda “Ebabil” tipi saldırı İHA’larının kullanıldığı ve doğrudan isabetler sağlandığının duyuruldu.
Operasyonlar Hayfa’dan Safed’e kadar genişledi
Direniş’in operasyonlarını işgal altındaki Filistin’in derinliklerine doğru genişlettiği belirtildi. Bu kapsamda Batı Celile, Hayfa ve çevresi ile Safed bölgelerinin hedef alındığı bildirildi.
Şilomi yerleşimindeki asker topluluğunun saldırı İHA’sıyla hedef alındığı, Nehariya’daki askeri noktalar ile Hayfa’nın kuzeyindeki Kiryot bölgesine roket saldırıları düzenlendiği aktarıldı. Ayrıca Metulla’daki İsrail birliklerinin topçu ateşiyle vurulduğu ifade edildi.
Safed kentindeki askeri hedeflerin de roket salvolarıyla hedef alındığı ve bunun Direniş tarafından “kuzey cephesinin derinliklerine yönelik hedefleme alanının genişletilmesi” olarak tanımlandığı kaydedildi.
Sınır hattında çok sayıda hedef vuruldu
Buna paralel olarak Hizbullah’ın sınır hattında İsrail askerleri ve araçlarına yönelik bir dizi operasyon gerçekleştirdiği bildirildi.
El-Beyyade’de İsrail askerleri ve araçlarının bulunduğu bir noktanın, Yehmur eş-Şakif’in doğu kesimlerindeki askeri birliğin ve el-Udeyse’deki topçu mevzisinin hedef alındığı aktarıldı.
Debel beldesinde iki “Nemir” tipi askeri aracın, el-Kavzah’ta asker topluluklarının ve Debbin’de bir askeri aracın roket saldırıları ile “Ebabil” tipi saldırı İHA’ları kullanılarak vurulduğu, tüm operasyonlarda doğrudan isabet sağlandığının duyurulduğu ifade edildi.