
YDH- İsrail işgal varlığı tarafından Beyrut'un güneyindeki Dahiye bölgesine yönelik yapılan saldırı tehditleri, uluslararası arenada acil diplomasi trafiğini başlattı.
Tahran yönetiminin, böyle bir tırmanışın devam eden tüm Amerikan-İran müzakerelerini "çöküşün eşiğine" getireceği uyarısı üzerine, Pakistan ve ABD'li yetkililer nezdinde yoğun temaslar yürütülüyor.
Lübnanlı kaynaklar, Tahran'ın Beyrut'a yönelik herhangi bir saldırının bölgesel durumu "son derece tehlikeli ve kontrol edilemez" bir aşamaya taşıyacağı mesajını Washington'a ilettiğini belirtti.
Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri'nin direnişin ateşkes konusundaki bağlılığını yinelemesine karşın, yerel basında yer alan analizler, güney cephesindeki yıkımın derinleştiğini ve İran'ın bölgedeki "Lübnan kozunu" kullanma kapasitesinin zorlandığını öne sürüyor.
Beyrut'un merkezinde düzenlenen düşük katılımlı gösteriler, Hizbullah'ın destekçi tabanını mobilize etme gücündeki zayıflamaya yoruluyor.
Analistler, yerinden edilmiş destekçi kitlesinin ideolojik çağrılardan ziyade, doğrudan hayatta kalma ve geçim kaynaklarını koruma çabasına odaklandığını belirtiyor.
Diplomatik çevreler ise ABD-İran hattındaki görüşmelerden bağımsız olarak, yıl sonunda görev süresi dolacak BM Lübnan Geçici Kuvveti (UNIFIL) sonrası dönem için yeni güvenlik konseptleri üzerinde çalışıldığını kaydediyor.
Masadaki planlar arasında, ABD güçlerinin bizzat sahada yer alarak tünelleri temizlemesi, silah depolarını imha etmesi ve Amerikan-İsrailli-Lübnanlı ortak bir operasyon odası kurulması gibi radikal seçenekler yer alıyor.
İsrail ordusu henüz başkent semalarında operasyon başlatmadığını bildirse de, saldırı tehditleri Beyrut halkında büyük bir panik dalgasına yol açtı.
Dahiye bölgesinden çıkışlarda yoğun trafik sıkışıklığı yaşanırken, Lübnan genelinde GPS sistemlerinde ciddi aksamalar rapor edildi.
Askeri kaynaklar ise saldırı hedeflerinin belirlendiğini ve operasyonel onayın ardından harekete geçileceğini vurguluyor.