Norveç, Trump yüzünden AB üyeliğini yeniden gündemine aldı

01 Haziran 2026

Norveç Dışişleri Bakanı Espen Barth Eide, ABD Başkanı Donald Trump'ın şekillendirdiği istikrarsız dünyada Avrupa Birliği üyeliğinin Oslo için giderek daha cazip göründüğünü açıkladı.

YDH - Norveç, 1972 ve 1994 yıllarında yapılan referandumlarda Avrupa Birliği üyeliğini iki kez reddetmişti. Ancak Norveç Dışişleri Bakanı Espen Barth Eide, Financial Times gazetesine verdiği demeçte, o dönemdeki barışçıl dünya düzeninin yerini belirsizliklerle dolu bir dünyaya bıraktığını ve bu durumun Oslo'yu birlik ile ilişkilerini yeniden gözden geçirmeye zorladığını ifade etti.

Dışişleri Bakanı Eide, ABD Başkanı Donald Trump'ın şekillendirdiği mevcut küresel ortamda AB'ye katılmanın Oslo için giderek daha çekici bir seçenek haline geldiğini belirtti.

Eide, geçmişteki referandumlar döneminde mevcut olan olumlu küresel iklimin değiştiğini vurgulayarak, "AB'nin geçmişte dışında kalmayı seçtiğimiz mekanizmaları artık daha büyük bir önem kazanıyor" değerlendirmesinde bulundu.

Norveç'te AB üyeliği konusundaki ilk referandum 25 Eylül 1972 tarihinde, ülkenin o dönemki Avrupa Ekonomik Topluluğu'na katılımını belirlemek üzere yapılmıştı.

Bu oylamada seçmenlerin yüzde 53,5'i üyeliğe karşı çıkarken, yüzde 46,5'i destek vermiş, seçime katılım oranı ise yüzde 79 olarak gerçekleşmişti.

Üyelik kampanyasını yürüten Başbakan Trygve Bratteli, sandıktan çıkan olumsuz sonucun ardından istifa etmişti.

İkinci referandum ise 27-28 Kasım 1994 tarihlerinde doğrudan Avrupa Birliği'ne katılım için düzenlenmişti. Bu oylamada da katılım oranı yüzde 89,1 ile rekor düzeye ulaşırken, seçmenlerin yüzde 52,2'si üyeliğe "hayır", yüzde 47,8'i ise "evet" oyu kullanmıştı.

Her iki referandumda da üyeliğin reddedilmesindeki temel gerekçe, Norveç halkının başta balıkçılık ve tarım olmak üzere petrol ve doğalgaz gibi stratejik ekonomik kaynaklar üzerindeki ulusal kontrolü kaybetme endişesiydi.

Eide, bu tartışmaların Norveç toplumunda ailelerin bölünmesine yol açacak kadar derin yaralar açtığını ve halkta bir tür travma bıraktığını ifade etti.

Norveç, AB dışında kalmasına rağmen Avrupa Ekonomik Alanı ve Schengen Bölgesi üyelikleri aracılığıyla birliğin ortak pazarına erişim sağlıyor; ancak Brüksel'deki karar alma süreçlerinde oy hakkı bulunmuyor.

Donald Trump'ın başlattığı küresel ticaret savaşları, Norveç'in karar mekanizmalarının dışındaki bu konumunu daha belirgin hale getirdi.

Ortak pazar üyesi olan Norveç, Washington ile yürütülen ticaret müzakerelerinde doğrudan temsil edilmiyor ve bu görüşmeler Norveç adına Avrupa Komisyonu tarafından yürütülüyor.

Dışişleri Bakanı Eide, ABD ve Çin arasında yaşanan küresel gelişmelerin AB'yi daha önce kullanmadığı ticaret politikası ve gümrük birliği gibi araçları devreye sokmaya zorladığını, bu araçların ise Norveç'in geçmişte dışında kalmayı tercih ettiği alanlar olduğunu belirtti.

Eide, bugün bir referandum yapılması halinde üyelik yönünde oy kullanacağını ancak şu an için yeni bir referandum talep etme zamanı olmadığını dile getirdi.

Bakan, mevcut ortaklık sisteminin eksiklikleri konusunda dürüst olunması gerektiğinin altını çizdi.

Norveç merkezli araştırma şirketi Opinion tarafından mayıs ayında yapılan bir anket ise halkın çoğunluğunun üyelik karşıtı duruşunu koruduğunu gösteriyor.

Ankete katılanların yüzde 49'u olası bir referandumda üyeliğe karşı oy vereceğini belirtirken, yüzde 35'i üyeliği destekleyeceğini beyat etti, yüzde 16'lık kesim ise kararsız kaldı.

Bununla birlikte, 2026 yılının mart ve mayıs ayları arasındaki dönemde genç seçmenler arasında AB üyeliğine verilen desteğin 14 puanlık bir artış gösterdiği kaydedildi.

Politico tarafından mart ayında yayınlanan analizde de daha önce AB üyeliğine mesafeli duran Norveç ve İzlanda'nın, özellikle güvenlik endişeleri doğrultusunda birliğe katılım seçeneğini değerlendirmeye başladığı belirtilmişti.

Trump'ın 2025 yılında yeniden ABD Başkanlığına seçilmesinin bu eğilimi hızlandıran temel etken olduğu vurgulanmıştı.

AB kaynakları, her iki ülkenin de ulusal mevzuatlarının yaklaşık yüzde 80'ini halihazırda birlik müktesebatına uyumlu hale getirdiğini, bu durumun olası bir entegrasyon sürecini oldukça hızlandırabileceğini ifade ediyor.

Yaşanan bu gelişmelerle eş zamanlı olarak Norveç, savunma politikasında da önemli bir değişikliğe gitti.

Başbakan Jonas Gahr Støre, mayıs ayı sonunda yaptığı açıklamada, Rusya'nın askeri yapılanması ve ABD'nin savunma desteğinin azalabileceğine yönelik endişeler nedeniyle Norveç'in Fransa'nın nükleer şemsiyesine katılma kararı aldığını duyurdu.