
YDH -Gazeteci Ben Caspit, Maariv gazetesinde kaleme aldığı analizinde, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu ve Savaş Bakanı Israel Katz'ın izlediği politikaların ve yürüttükleri medya kampanyalarının, ABD Başkanı Donald Trump'ın müdahalesiyle tamamen çöktüğünü belirtti.
Caspit, Netanyahu hükümetinin ulusal güvenliği kişisel davalar ve af beklentileri uğruna feda ettiğini vurguladı.
Caspit yazısında, "Kendi davanın iptali ve af yardımı karşılığında ulusal güvenliği sattığında; elinde ne ulusal güvenlik kalır ne af, sadece dava ile baş başa kalırsın. Hem ceza davasıyla hem de kamuoyunun yargısıyla" değerlendirmesinde bulundu.
Caspit, pazartesi günü yaşanan askeri ve diplomatik gelişmelerin ardından hükümetin içine düştüğü durumu şu sözlerle eleştirdi:
"Netanyahu ve Israel Katz'ın pazartesi sabahı sergilediği o güçlü duruş, aynı günün akşamında zayıf bir hıçkırığa ve ıslak bir bebek bezine dönüştü. Tıpkı aniden delinen, içindeki sıcak hava boşalırken çığlıklar atarak odanın köşesine fırlatılan şişirilmiş bir balon gibi, bizim güvenlik komedyenleri de aynı duruma düştü. Bir günden daha kısa süren felaket bir zaman diliminde yapmadıkları utanç verici hata kalmadı."
Hükümetin Beyrut'un güneyindeki Dahiye bölgesine yönelik saldırı kararını erkenden duyurmasını eleştiren Caspit, "Dahiye'ye saldırı emri mi verdiniz? Bunu neden önceden duyuruyorsunuz? Henüz ortada anlatacak bir şey yokken 'gidip arkadaşlara anlatma' tarzı yeni bir ekol doğdu ve kısa süre sonra zavallı canını teslim etti" ifadelerini kullandı.
Caspit, Washington'daki "Yüksek Komiserlikten" onay alınmadan açıklama yapılmasını sorgulayarak, Netanyahu ve Katz'a hitaben, "Operasyonu kimin yönettiğini ikiniz de biliyorsunuz. O halde neden kendinizi kandırıyorsunuz? Birkaç saat bekleyip Trump ile sakince konuşmak ve ilan edecek bir şey olduğunda açıklamak daha iyi olmaz mıydı? Henüz satın almadığınız malı neden satıyorsunuz?" eleştirisinde bulundu.
Pazartesi sabahı Netanyahu'nun ani bir kararla Hizbullah'ın Beyrut ve Dahiye'deki komuta merkezlerinin hedef dışı kalmayacağını açıklamasını eleştiren Caspit, şu değerlendirmeyi yaptı:
"Bu şaka bizim hesabımıza yapıldı. İlk soru şu: Pazartesi sabahı birdenbire ne oldu da Netanyahu, 'Hizbullah'ın şehirlerimize ve vatandaşlarımıza saldırdığı, Beyrut ve Dahiye'deki terör karargahlarının ise hedef dışı kalacağı bir durum olmayacak' kararına vardı?"
Caspit, kuzey bölgesinin haftalardır yoğun ateş altında olduğunu, öğretmenlerin öğrencilerini korumak için siper aldığını, askerlerin neredeyse her gün hayatını kaybettiğini hatırlatarak hükümetin bugüne kadar sessiz kalmasını eleştirdi.
Sınır hattındaki Kiryat Şimona ve diğer yerleşimlerin boşaldığını belirten yazar, hükümetin kuzey halkını terk ettiğini ve ülkeye yıkımdan başka bir şey getirmediğini belirtti.
Netanyahu'nun 2022 yılında muhalefet lideriyken yaptığı ve ABD'ye karşı bağımsız duruş sergileme iddiasını içeren konuşmasını hatırlatan Caspit, arşivlerin bu konuda acımasız olduğunu vurguladı.
Netanyahu'nun geçmişteki, "İsrail'de bir başbakanın sahip olması gereken tek bir yetenek vardır. Tek bir yetenek. Eğer bu yeteneğe sahip değilse, burada olamaz. ABD Başkanına tek bir kelime söyleyebilmelidir. Ve o kelime şudur: Hayır" sözlerine atıfta bulunan Caspit, yazısını şu sert ifadelerle tamamladı:
"Görünen o ki Bay Netanyahu, sizde bu kabiliyet yok. Ülkenizin üzerine çöken tehlikeleri önceden tespit etme kabiliyetiniz olmadığı gibi, hiçbir cephede kazanma kabiliyetiniz de yok. Nefsinize hakim olup İsrail devletini sistematik ve ezici bir şekilde parçalamaktan vazgeçme kabiliyetiniz de bulunmuyor. Sahip olduğunuz tek şey, 30 yıldır bizi konuşmalarla, beyanatlarla, boş vaatlerle ve gülünç siyasi manevralarla bombalayan o içi boş bariton sesinizdir."