
YDH - Lübnan Caferi Başmüftüsü Şeyh Ahmed Kabalan yaptığı açıklamada, ateşkesin sağlanmasının ve yeni güç dengesinin tescil edilmesinin arkasında iki temel neden olduğunu belirtti.
Kabalan, bu nedenleri direnişin sergilediği kararlılık ve İran'ın İsrail'e karşı savaşa girme yönündeki ağır tehdidi olarak sıraladı.
Ayrıca Meclis Başkanı Nebih Berri'nin bu denklemde siyasi iktidarın ucuz kumarına karşı Lübnan devletini ve tarihi dokusunu koruyan bir direniş kalesi görevi gördüğünü ifade etti.
Güney sınırındaki çatışmalara değinen Kabalan, son üç aydır sınır hattının 4 ila 8 kilometrelik dar alanında süren çatışmalarda İsrail'e ait çok sayıda tank ve zırhlı aracın imha edildiğini bildirdi.
El-Ahed kanalanının aktardığına göre Kabalan, yakın zamanda İsrail ordusunun binlerce ölü ve yaralı askeri kayba uğradığının ortaya çıkacağını dile getirdi.
Direnişin küresel ölçekte rüştünü ispatladığını savunan Başmüftü, Lübnan'ı zor günlerinde yalnız bırakanların aksine, ülkeye destek olan İran ile ebedi ilişkilere sahip olmaktan onur duyduklarını kaydetti.
Lübnan hükümetinin süreçteki rolüne yönelik eleştirilerde bulunan Kabalan, mevcut siyasi otoritenin halkını ve sınır cephelerini yalnız bıraktığını belirterek bu durumu utanç verici olarak nitelendirdi.
Ateşkes anlaşmasının bu haliyle direniş ve Lübnan için büyük bir zafer olduğunu söyleyen Kabalan, ülkesine ihanet eden idarelerin Washington ve Tel Aviv'in hizmetindeki yapılara dönüştüğünü ifade etti.
ABD ve İsrail hegemonyasının bölgede sona erdiğini dile getiren Başmüftü Kabalan, Lübnan'ın egemenliğini korumak için direnişin her zaman tetikte olacağını belirtti.
Lübnan ordusunun güney sınırlarında görev almasını memnuniyetle karşıladıklarını aktaran Kabalan, bu görevin İsrail'e karşı düşmanlık esasına dayanması gerektiğinin altını çizdi.
Gelecek dönemde Lübnan'ın iç dengelerine ve cumhurbaşkanlığı seçimlerine de değinen Kabalan, Baabda Sarayı'nın Washington veya Tel Aviv'in değil, yalnızca Lübnan'ın çıkarlarına hizmet etmesi gerektiğini söyledi.
Lübnan hükümetinin orduyu savunma rolünden mahrum bırakarak büyük bir hata işlediğini savunan Kabalan, hiçbir siyasi gücün direnişin kazanımlarını baltalamasına izin vermeyeceklerini vurguladı.
Güney Lübnan, Bekaa ve Beyrut'un güney banliyösü halkına seslenen Kabalan, halkın büyük fedakarlıklar gösterdiğini ve yurtlarına onurlu bir şekilde geri döneceklerini söyledi.
Emel Hareketi ile Hizbullah'ın tek bir ruh ve tek bir vücut olarak direnişi temsil ettiğini belirten Kabalan, bu iki yapının Lübnan'ın egemenliğinin teminatı olduğunu kaydetti.
Kabalan, uluslararası sistemdeki çok kutupluluk dönüşümünün Tahran ve Lübnan direnişinin öncülüğünde yazıldığını ekleyerek açıklamasını tamamladı.