OECD: Hürmüz krizi İngiltere’de dizel sıkıntısına yol açabilir

03 Haziran 2026

OECD, İran savaşı nedeniyle Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek aksaklıkların İngiltere’de özellikle kırsal bölgelerde dizel sıkıntısına yol açabileceği uyarısında bulundu.

YDH- Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), İran savaşının küresel enerji arzını aksatmayı sürdürmesi halinde İngiltere’nin kırsal bölgelerinin dizel yakıt sıkıntısından özellikle etkilenebileceği uyarısında bulundu.

Uyarı, OECD’nin İngiltere için 2025 büyüme tahminini daha önceki yüzde 0,7 seviyesinden yüzde 0,9’a yükseltmesinin ardından geldi. Kuruluş, hükümet harcamalarının kısa vadede ekonomiyi destekleyen bir unsur olduğunu belirtti.

Bununla birlikte OECD, 2026 yılı için büyüme beklentisini aşağı yönlü revize etti. Kuruluş, daha önce öngörülen yüzde 1,3 yerine yüzde 1,1 büyüme beklediğini açıkladı.

İran savaşı enerji piyasaları için risk oluşturuyor

OECD, yayımladığı son ekonomik görünüm raporunda, İran savaşıyla bağlantılı küresel risklerin enerji piyasaları ve tedarik zincirleri üzerinde baskı oluşturabileceğini, bunun da İngiltere konomisinde zincirleme etkilere yol açabileceğini bildirdi.

Raporda, “Yerel düzeyde ortaya çıkabilecek dizel sıkıntıları, özellikle karayolu taşımacılığına ve yakıt tedarik zincirlerine daha fazla bağımlı olan kırsal bölgelerde ekonomik faaliyetleri olumsuz etkileyebilir” denildi.

OECD ayrıca, düşük jet yakıtı stoklarının ilaç ve turizm gibi yüksek katma değerli sektörler için de risk oluşturduğunu belirtti. Raporda, bu sektörlerin hava taşımacılığı ve seyahat bağlantılarına büyük ölçüde bağımlı olduğu kaydedildi.

Enflasyon ve gıda fiyatları baskı altında

Raporda, savaş nedeniyle artan gübre maliyetlerinin İngiltere’de gıda fiyatlarını da yukarı çekebileceği ifade edildi.

OECD, enflasyonun 2026 yılında ortalama yüzde 3,7 seviyesinde gerçekleşmesini beklediğini, yılın üçüncü çeyreğinde zirve yaptıktan sonra gerileyeceğini ancak yine de İngiltere Merkez Bankası’nın yüzde 2’lik hedefinin üzerinde kalarak yaklaşık yüzde 2,4 seviyesinde seyredeceğini öngördü.

Buna rağmen kuruluş, iş gücü piyasasındaki zayıflamanın ücret kaynaklı enflasyon baskılarını sınırladığı gerekçesiyle İngiltere Merkez Bankası’nın faiz artırmasına ihtiyaç duymayacağını değerlendirdi.

OECD, İngiltere Merkez Bankası’nın enerji fiyatlarındaki yükselişi geçici bir şok olarak göreceğini ve iç talepteki yavaşlama nedeniyle bu gelişmeye sert bir para politikası tepkisi vermeyeceğini belirtti.

Kuruluş, faiz artırımı yerine 0,25 puanlık bir indirim ihtimali bulunduğunu ve politika faizinin yüzde 3,5 seviyesine çekilebileceğini öngördü.

İngiltere Merkez Bankası Başkanı Andrew Bailey’nin de son dönemde yaptığı açıklamalarda, ekonomik faaliyetlerdeki yavaşlama ve belirsizlikler nedeniyle politika yapıcıların hedefin üzerindeki geçici enflasyona tolerans gösterebileceğini ifade ettiği aktarıldı.

İngiltere Maliye Bakanı Rachel Reeves ise Ortadoğu’daki çatışmanın “küresel ekonomi açısından önemli bir meydan okuma” oluşturduğunu söyledi.

Reeves, buna rağmen OECD tahminlerinin ülke ekonomisi için daha yüksek büyüme ve daha düşük enflasyona işaret ettiğini belirtti.

Reeves, hükümetin ekonomi politikasını savunarak, mevcut stratejiden vazgeçilmesinin elde edilen ilerlemeyi riske atabileceğini ve hane halkları ile işletmeler üzerindeki baskıyı artırabileceğini ifade etti.