
YDH - ABD Temsilciler Meclisi üyeleri çarşamba günü, Başkan Donald Trump'ı İran savaşını sonlandırmaya zorlamak üzere hazırlanan yasa tasarısını kabul etti.
Bu adım, Kongre'nin açık onayı olmadan yürütülen çatışmanın yasa dışı olduğunu savunan anayasa savunucuları ve Demokratlar için bir zafer niteliği taşıyor.
Yapılan oylamada 208 karşı oya karşılık 215 kabul oyuyla tasarı yasalaştı. Cumhuriyetçi milletvekilleri Thomas Massie, Brian Fitzpatrick, Tom Barrett ve Warren Davidson, kendi partilerinden ayrılarak tasarıya destek veren tüm Demokrat üyelerin safına katıldı.
Söz konusu yasal girişimin, "ortak karar" (concurrent resolution) niteliği taşıması sebebiyle kanun gücü barındırıp barındırmadığına dair hukuki tartışmalar sürüyor.
Bu durum oylama sonucunu büyük ölçüde sembolik kılarken, tasarının bir sonraki durağı olan Senato'dan geçmesi halinde bile Trump'ın bu kararın bağlayıcılığına karşı çıkacağına kesin gözüyle bakılıyor.
Buna rağmen gerçekleştirilen oylama, üç ayı aşkın süredir devam eden, küresel ekonomiyi sarsan ve görünür bir bitiş noktası olmayan İran savaşına yönelik siyasi mücadelede önemli bir aşamayı temsil ediyor. Alınan karar, Kongre'nin bu çatışmayı resmi olarak kınadığını kayıtlara geçirmiş oldu.
Demokrat Temsilciler Meclisi Üyesi Jared Huffman gelişmeye ilişkin yaptığı açıklamada, "Bu çok güçlü bir adım. Kongre'nin her iki kanadının da bunu yasa dışı bir savaş ilan etmesine giderek daha çok yaklaşıyoruz. Bu çok büyük bir gelişme. Trump'ın yaptıklarının savunulabilir tarafı günden güne ortadan kalkıyor" ifadelerini kullandı.
Yapılan oylama aynı zamanda, ara seçim dönemine girilirken Cumhuriyetçi Parti içindeki bazı milletvekillerinin, öne çıkan konularda Trump'a karşı durma eğiliminin arttığını da ortaya koyuyor.
Halihazırda birçok Cumhuriyetçi, Trump'ın Beyaz Saray balo salonunun çevresindeki güvenlik önlemleri için talep ettiği 1 milyar dolarlık bütçeye sıcak bakmıyor. Benzer şekilde, Trump'ın önerdiği 1,8 milyar dolarlık "silahlandırma" fonuna yönelik Cumhuriyetçi muhalefet dalgası, yönetim yetkililerinin bu hafta projeden tamamen vazgeçtiklerini açıklamasına yol açtı.
Savaş yetkileri konusundaki tartışmalar da bu eğilimle benzer bir seyir izliyor.
Kongre'nin her iki kanadındaki savaş karşıtları, son üç ay içinde savaşı sonlandırmak amacıyla defalarca karar tasarısı sunmuş ancak bu girişimler Trump'ın Cumhuriyetçi müttefikleri tarafından engellenmişti. Bu durum, geçtiğimiz ay Cumhuriyetçi Senatör Bill Cassidy'nin oyunu "evet" yönünde değiştirmesiyle farklı bir boyut kazandı.
Trump'ın, Louisiana'daki Cumhuriyetçi ön seçimlerinde Cassidy'nin yenilgiye uğramasına yardım etmesinden sadece birkaç gün sonra yaşanan bu yön değişikliğiyle Senato kendi savaş yetkileri tasarısını öne taşıdı. Senato'daki tasarının nihai oylamaya ne zaman sunulacağı ise henüz netlik kazanmadı.
Temsilciler Meclisi'nde çarşamba günü yapılan oylama, savaş karşıtlarının çatışmayı durdurmak için gerçekleştirdiği dördüncü girişim oldu. İlk üç tasarı da bazı Cumhuriyetçilerin desteğini almış ancak Temsilciler Meclisi'ni kontrol eden Trump yanlısı çoğunluğun direncini kırmaya yetmemişti.
Meclis Başkanı Mike Johnson liderliğindeki Cumhuriyetçilerin büyük bölümü, mevcut çatışmanın teknik olarak bir "savaş" boyutuna ulaşmadığını, bu nedenle de Kongre onayına ihtiyaç duyulmadığını savunuyor.
Buna karşın, savaşın ülke genelinde popülaritesini kaybetmesiyle Cumhuriyetçilerin oluşturduğu savunma hattı zayıflamaya başladı. Bu değişim, savaşa ezici çoğunlukla destek vermeyi sürdüren muhafazakar Cumhuriyetçi tabanda gözlenmiyor.
Ancak bağımsız seçmenlerin, savaşın uzamasıyla birlikte savaşa olan desteğini çekmesi, kasım ayındaki ara seçimlerde koltuklarını koruma mücadelesi veren risk altındaki Cumhuriyetçi milletvekilleri için bir uyarı sinyali veriyor.
Kamuoyundaki bu eğilim değişikliğinin arkasındaki en büyük etken ekonomik yansımalar oldu. Savaş, küresel ticarette doğrudan aksamalara yol açarak ABD iç pazarında benzin ve bazı temel gıda maddelerinin fiyatlarını hızla yükseltti. Bu durum her kesimden seçmeni doğrudan etkiledi.
Amerikan Otomobil Birliği (AAA) verilerine göre, benzin fiyatlarında son bir haftada küçük bir düşüş yaşanmış olsa da çarşamba günü itibarıyla galon başına ulusal ortalama fiyat, bir yıl önceki 3,14 dolar seviyesinden 4,26 dolara yükselmiş durumda.
Fiyat artışları Kongre'deki Demokratların da gündeminde yer alıyor. Demokratlar, her fırsatta bu konuyu öne çıkararak Trump'ı, seçim kampanyasındaki iki temel vaadi olan "denizaşırı çatışmalardan kaçınma" ve "işçi sınıfının yaşam maliyetlerini düşürme" sözlerini çiğnemekle suçluyor.
Temsilciler Meclisi Azınlık Lideri Hakeem Jeffries, salı günü Kongre binasında gazetecilere yaptığı açıklamada, "Donald Trump'ın kendi tercihi olan bu pervasız ve maliyetli savaş, sıradan Amerikalıların başta benzin fiyatları olmak üzere yüzlerce, hatta binlerce dolar ek masrafla karşılaşmasına neden oldu. Kendi tercihi olan bu pervasız ve maliyetli savaş bugün sona ermelidir" şeklinde konuştu.
Bazı Cumhuriyetçiler de savaşı sonlandırma kararına destek vermelerinde 1973 tarihli Savaş Yetkileri Yasası'nın doğrudan belirleyici olduğunu ifade ediyor. Söz konusu yasa, başkanlara ulusal savunma gerekçesiyle Kongre onayı olmaksızın askeri operasyon başlatma yetkisini 60 günlük bir süreyle tanıyor ve bu sürenin 30 gün daha uzatılmasına imkan veriyor.
Bu yasal sürenin mayıs ayı başında dolması sebebiyle bazı Cumhuriyetçi milletvekilleri, Trump'ın Tahran'a karşı askeri güç kullanmaya devam edebilmek için Kongre'den yetki talep etmesi gerektiğini savunuyor.
Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komisyonu Kıdemli Demokrat Üyesi Greg Meeks tarafından sunulan karar tasarısı da ağırlıklı olarak Savaş Yetkileri Yasası'na dayanıyor.
Yasa tasarısı, söz konusu kanuna atıfta bulunarak, "savaş ilanı veya İran'a karşı askeri güç kullanımına yönelik özel bir Kongre yetkilendirmesi olmadığı sürece" Trump'ın tüm ABD güçlerini Tahran ile yaşanan "çatışmalardan çekmesini" emrediyor.
Tasarı "ortak karar" statüsünde olduğu için her iki meclisin de onayını gerektiriyor ancak Başkan'ın imzasına veya vetosuna sunulmak üzere Beyaz Saray'a gönderilmiyor.
Bu yönüyle tasarı, Senato'da görüşülen ve kabul edilmesi halinde yasalaşması için Trump'ın onayına sunulacak olan "müşterek karar" (joint resolution) niteliğindeki tasarıdan ayrışıyor.
Trump'ın önüne gelmesi durumunda Senato tasarısını veto etmesi bekleniyor.
Beyaz Saray ise Meeks tasarısını hukuki gerekçelerle reddederek, bunu yürütme yetkisine yönelik "anayasa dışı bir yasama vetosu" olarak nitelendiriyor.
Yönetim ayrıca pratik açıdan da tasarıya karşı çıkarak, Trump'ın nisan başında ilan ettiği ateşkesle birlikte çatışmaların zaten sona erdiğini savunuyor.
Hükümetin Meeks'in tasarısına karşı çıktığı resmi beyanında, "Ortada ABD Silahlı Kuvvetleri'nin çekilmesini gerektirecek aktif bir çatışma durumu bulunmamaktadır. 28 Şubat 2026'da başlayan çatışmalar, Sayın Başkan tarafından 7 Nisan 2026'da verilen ateşkes talimatıyla birlikte son bulmuştur" ifadelerine yer verildi.