
YDH - ABD Başkanı Donald Trump için "nadir bir yenilgi" olarak nitelendirilen bir adımla, ABD Temsilciler Meclisi ilk kez İran'a yönelik savaşın durdurulmasını, Trump'ın bu savaşı sürdürme yetkilerinin sınırlandırılmasını ve Amerikan güçlerinin geri çekilmesini talep eden karar tasarısını onayladı.
Temsilciler Meclisinin daha önceki üç başarısız girişimin ardından geçirmeyi başardığı bu karar, ABD içinde savaşa ilişkin genişleyen siyasi tartışma ve bölünme ortamını yansıtıyor. Kararın yasalaşması düşük bir ihtimal olarak görülse de bu adım, üç ayı aşkın süredir devam eden İran savaşında İsrail'e katılması nedeniyle ABD Başkanı'na yönelik açık bir kınama anlamı taşıyor.
Demokrat temsilciler tarafından sunulan yasa tasarısının geçmesi için bu kez 4 Cumhuriyetçi temsilci de destek verdi. Böylece karar, 208 karşı oya karşı 215 kabul oyuyla Meclisten geçti.
Buna karşılık bazı Cumhuriyetçi Kongre üyeleri, bu kararın Trump'ın İran ile yürüttüğü müzakerelerdeki konumunu zayıflatacağını savundu.
Başkan Trump ise son açıklamasında, ülkesinin İran ile bir anlaşma imzalamaya yakın olduğunu söyledi. Müzakerelerin iyi gittiğini vurgulayan Trump, bu hafta sonu "bir şeyler" olabileceğini ifade etti.
Karar tasarısı temel olarak şu iki unsuru beraberinde getiriyor:
Kongre onayının zorunlu kılınması: Karar, Kongre savaş ilan etmediği ya da Tahran'a karşı askeri güç kullanımına açık yetki vermediği sürece Trump'ın Amerikan silahlı kuvvetlerini İran'a yönelik askeri operasyonlardan çekmesini zorunlu kılıyor.
1973 Savaş Yetkileri Yasası'nın işletilmesi: Tasarı, 28 Şubat'tan bu yana devam eden savaşın 90 günlük yasal sınırı aşması nedeniyle, Trump'ın savaşı sürdürebilmek için Kongrenin onayını alması gerektiğini belirtiyor.
Beyaz Saray ise bu girişimin önüne geçmek adına, 8 Nisan'dan bu yana geçici bir ateşkesin yürürlükte olduğuna işaret etmişti. Trump, her zaman kısa bir operasyon olacağını belirterek "çatışma" olarak nitelendirdiği bu savaş için Kongrenin onayını alma yoluna gitmemişti.
Yapılan oylama Trump'ın Kongre bünyesinde yaşadığı son gerilemeyi temsil etse de büyük olasılıkla ABD Başkanı'nın elinde bulundurduğu veto yetkisine çarpacak.
Kararın başkanlık vetosunu aşabilmesi için hem Temsilciler Meclisinde hem de Senatoda üçte ikilik nitelikli çoğunluğun desteğini alması gerekiyor. Senatonun mevcut yapısı göz önüne alındığında bu durum, alınan kararı büyük ölçüde sembolik bir nitelikte bırakıyor.
Etkisiz bir adım değerlendirmesi: Bir Beyaz Saray yetkilisi kararı "anayasaya aykırı" olarak nitelendirerek etkisini küçümsedi. Yetkili, "Senato tarafından onaylansa bile ki bu pek olası değil, hiçbir gücü veya etkisi olmayacaktır" dedi. Amerikan ABC News kanalına konuşan yetkili, Trump'ın Başkomutan olarak "anayasal yetkisini kullanarak ulusal güvenliği korumaya" devam edeceğini ekledi.
Müzakere konumunun zayıflaması: Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson, NBC News'e göre, Meclisin kararının Trump ve üst düzey müzakerecilerinin İran ile yürütülen görüşmelerdeki konumunu baltaladığını savunarak karara karşı çıktı. Trump'a yakın bir isim olan Johnson, savaşa karşı büyüyen muhalefetin görünür olmasını engellemeye çalışmıştı. Johnson, iki hafta önce Cumhuriyetçilerin desteğiyle kararın geçeceğine dair işaretler bulunmasına rağmen, Savaş Yetkileri Yasası oylamasına hazırlanan Temsilciler Meclisinin çalışmalarını ani bir kararla durdurmuştu.
Diğer yandan, Temsilciler Meclisi Dışişleri Komisyonu Başkanı Cumhuriyetçi Brian Mast ise kararı "her yönüyle saçma bir oylama" olarak nitelendirdi. NBC News'e konuşan Mast, "Bence ne bir Demokrat ne de bir Cumhuriyetçi size İran'dan hangi birlikleri çekmek istediğini söyleyebilir. Gerçek şu ki sadece önemsiz bir siyasi oylama istiyorlar" ifadelerini kullandı.
İngiliz The Guardian gazetesinin değerlendirmesine göre oylama, bazı Cumhuriyetçilerin Trump'ın savaşı yönetme biçiminden duyduğu rahatsızlığı yansıtıyor. Bu durum, Cumhuriyetçi Parti'nin Kongre grubunu sıkı bir kontrol altında tutan başkana meydan okumaya hazır bir kesimin varlığını net şekilde gösteriyor.
Bu yılın başlarında Cumhuriyetçiler, Trump'ın İran savaşındaki yetkilerine ilişkin karar tasarısını geçirmeye yönelik diğer 3 girişimi reddetmişti. 212-212 eşitlikle sonuçlanan son oylamada Demokratlar, savaşa karşı muhalefetin ulaştığı boyutu bir kazanım olarak değerlendirmişti.
Reuters'ın haberine göre karar, dördüncü ayına giren ve görünürde bir sonu olmayan savaşı durdurmak amacıyla, başkanın yetkilerini sınırlamaya yönelik nadir bir partiler üstü işbirliğini somutlaştırıyor.
Senato da geçen ay, daha önceki 7 başarısız girişimin ardından yapılan usul oylamasında benzer ancak ayrı bir karar tasarısı sunmuştu.
İran savaşı Temsilciler Meclisindeki Cumhuriyetçiler arasında bölünmeye yol açsa da Demokrat üyeler Savaş Yetkileri kararına fire vermeden tam destek sağladı.
Oylamanın ardından birçok Demokrat üye, Senatodaki meslektaşlarına kararı hızla onaylamaları çağrısında bulundu.
Demokrat Temsilci Ayanna Pressley yaptığı açıklamada, "Trump'ı dizginlemek, yetkisiz ve pervasız savaşını sona erdirmek için Temsilciler Meclisinde İran Savaş Yetkileri kararını kabul ettik. Senato derhal bizi takip etmeli ve bu savaşı sona erdirmek için harekete geçmelidir" dedi.
Temsilci Shontel Brown ise Trump'ın başlattığı savaşın anayasal boyutuna ve maliyetine dikkat çekti.
Brown, X platformunda paylaştığı mesajda, "Savaş ilan etme yetkisi yürütme organında değil, Kongrededir. Aylarca süren kaos, artan maliyetler ve boşa harcanan kaynakların ardından, Trump'ın İran'daki maliyetli savaşını hemen şimdi sona erdirme zamanı gelmiştir" ifadesini kullandı.
Temsilciler Meclisi Demokrat Azınlık Lideri Hakeem Jeffries de hafta başında yaptığı açıklamada, "Bu tercihli, pervasız ve maliyetli savaş bugün sona ermelidir. Tek ihtiyacımız olan, birkaç Cumhuriyetçinin bize katılmasıdır" şeklinde konuşmuştu.
Jeffries, savaşın Amerikan vergi mükelleflerine maliyetinin 100 milyar doları aştığını belirterek, "Bu muazzam bir miktar ve ülkemizi İran karşısında daha zayıf bir konumda bıraktı" dedi.
Analistlere göre, bu adım doğrudan savaşın durdurulmasını sağlamayacak olsa da mevcut aşamada askeri bir tırmanış yerine İran ile diplomatik çözüme öncelik verilmesi gerektiği mesajını gönderiyor.
Bu durum, yaklaşık iki aydır İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu'nun baskısıyla savaşa yeniden hız vermek ile Tahran ile bir ateşkes anlaşması imzalamak arasında kalan ABD Başkanı üzerindeki iç siyasi baskıyı artıracak nitelikte.
Trump yönetimi, savaşın gerekçesiz olduğu yönünde geniş çaplı eleştirilerle karşı karşıya kalırken, Başkan ve müttefikleri İran'a yönelik saldırının bu ülkenin nükleer silah edinmesini önlemek için gerekli olduğunu savunuyor.
Temsilciler Meclisinin kararı, küresel deniz taşımacılığı ve enerji hatlarındaki aksamalar nedeniyle ABD'de artan yakıt fiyatları gibi savaşın doğrudan tetiklediği ekonomik baskıların yoğunlaştığı bir döneme denk geliyor.
Bu başlıklar, yaklaşan seçimler öncesinde doğrudan Amerikan seçmenine yansıyor.
Amerikan seçmenleri genel olarak İran'a karşı yürütülen savaştan memnuniyetsizlik duyuyor.
Marist Anket Enstitüsü tarafından nisan ayında yapılan bir kamuoyu araştırması, Amerikalıların yüzde 60'ının Trump'ın savaşı yönetme biçimini onaylamadığını ortaya koydu. Bu oran, mart ayındaki yüzde 54 seviyesine kıyasla belirgin bir artışa işaret ediyor.
Bu memnuniyetsizlik artışı Cumhuriyetçiler arasında da gözlendi. Mart ayında Cumhuriyetçilerin yüzde 15'i Trump'ın savaş yönetiminden memnun değilken, bu oran daha sonra yüzde 22'ye yükseldi.
Genel olarak Amerikalıların yüzde 61'i ise savaşın faydadan çok zarar getirdiği görüşünü taşıyor.