
YDH - İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu ile ABD Başkanı Donald Trump arasında ciddi görüş ayrılıkları ortaya çıktı.
Netanyahu'nun Lübnan'da aktif askeri operasyonları yeniden başlatmak istediği, ancak Trump'ın İran ile bir anlaşmaya varmak amacıyla Lübnan'daki savaşı durdurma baskısı karşısında geri adım atmak zorunda kaldığı bildirildi.
Axios internet sitesinin ABD'li ve İsrailli kaynaklara dayandırdığı haberinde, iki lider arasındaki gerilimin ayrıntılarına yer verildi.
İki üst düzey ABD'li yetkili Axios'a yaptıkları açıklamada, Trump'ın Netanyahu'nun tavrının aksine savaşa son vermek istediğini belirtti.
ABD'li kaynaklardan biri, "Netanyahu bazen nerede durması gerektiğini bilmiyor" ifadesini kullandı.
Netanyahu'nun Beyrut'a yönelik saldırı planlarından vazgeçme kararı, askeri stratejisinin ve siyasi konumunun Trump'ın kararlarından ne derece etkilendiğini ortaya koyuyor.
Sınırdaki her füze alarmında İsrail Başbakanı'nın iç siyasi baskıyla karşı karşıya kaldığı aktarılıyor. Siyasi rakipleri, Netanyahu'yu eleştirerek kendisini İsrail'i ABD'nin bir "uzantısı" haline getirmekle suçluyor.
Bu siyasi baskı ortamında Netanyahu, Beyrut'taki Hizbullah hedeflerine yönelik büyük saldırılar düzenleme sözü verdi.
Ancak bu plan, İran ile bir anlaşma yapmayı hedefleyen Trump'ın baskısı nedeniyle uygulamaya konulmadı. İran tarafının, Lübnan'daki çatışmalar durdurulmadığı takdirde müzakerelere katılmayı reddettiği belirtiliyor.
Trump'ın 1 Haziran tarihinde gerçekleşen bir telefon görüşmesinde, Lübnan ile varılan ateşkesin bozulması nedeniyle Netanyahu'ya sert ifadelerle tepki gösterdiği ve İsrail Başbakanı'nı uluslararası izolasyonla tehdit ettiği bildirildi.
Trump daha sonra yaptığı açıklamalarda Netanyahu için "deli" ifadesini kullandığını doğruladı.
Görüşmeye ilişkin bilgi veren İsrailli bir kaynak, "Bu korkunç bir telefon görüşmesiydi. Trump gerçekten Bibi'ye karşı çok sert bir tavır takındı. Lübnan'daki durumu ve dolayısıyla İran ile yapılan müzakereleri sabote etmemesi için Beyrut'a saldırı planından derhal vazgeçmesini talep etti" dedi.
Aynı kaynak, Trump ile yaşanan bu ayrılığın İsrail Başbakanı'nda endişe yarattığını ekledi.
Netanyahu'nun, ABD'nin bundan sonra İsrail'in Lübnan genelinde düzenleyeceği saldırılara yeşil ışık yakmadan önce daha katı kriterler uygulamasından çekindiği ifade edildi.
Netanyahu, Trump'ın kendisi için "deli" dediği yönündeki iddiaları veya ABD Başkanı'nın yardımı olmasaydı hapiste olacağına dair ifadelerini yalanlamadı.
İsrail Başbakanı, CNBC kanalına verdiği mülakatta bu iddialara doğrudan değinmek yerine, Trump ile geçmişte de tartışmalar yaşadıklarını ancak ortaklıklarını her zaman koruduklarını söylemekle yetindi.
İsrail'de parlamento seçimlerinin en geç ekim ayında yapılması bekleniyor. Seçimlere dört ay kala Netanyahu'nun Trump ile açık bir sürtüşme yaşamayı göze alamayacağı belirtiliyor.
ABD'nin ara buluculuğunda İsrail ile Lübnan arasında bir ateşkes anlaşmasına varıldığı 4 Haziran 2026 sabahı erken saatlerde açıklanmıştı.
Söz konusu anlaşmaya, 2 ve 3 Haziran tarihlerinde İsrail ve Lübnan temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilen üst düzey üçlü toplantının ardından ulaşıldı. Taraflar, birbirlerine karşı düşmanca niyet beslemediklerini beyan ederek doğrudan müzakereleri sürdürme kararı aldı.
Bu gelişme öncesinde ABD Başkanı Donald Trump, İsrail ile Hizbullah arasında bir ateşkes anlaşmasına varıldığını duyurmuştu.
Trump'ın bu açıklaması, İran ile Washington arasındaki müzakerelerin askıya alındığı ve ABD Başkanı'nın İran ile yakın zamanda bir anlaşma imzalanacağını bildirdiği bir dönemde yapıldı.