
YDH- Associated Press'in (AP) haberine göre, ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta kısa süreli bir askeri operasyon olarak sunduğu İran savaşında hem rakiplerinden hem de müttefiklerinden gelen uyarılarla karşı karşıya bulunuyor.
Haberde, çatışmanın beklenen hızlı sonuca ulaşmadığı ve giderek bir “çıkmaza”” dönüştüğü değerlendirmelerine yer verildi.
AP, ABD ve İranlı müzakerecilerin çatışmalardaki ateşkesi 60 gün uzatmak ve İran’ın nükleer programına ilişkin yeni bir müzakere turu başlatmak konusunda yaklaşık bir hafta önce ön anlaşmaya vardığını, ancak bunun Trump’ın onayını gerektirdiğini belirtti.
Haberde, Trump’ın anlaşmada içeriği açıklanmayan bazı değişiklikler talep ettiği, İranlı yetkililerin ise yeni taleplere boyun eğeceklerine dair herhangi bir işaret vermediği aktarıldı. İran tarafının, Trump’ın kritik silah sistemlerini büyük ölçüde tüketmesinin ardından bombardımanı yeniden başlatma konusunda isteksiz olabileceği hesabını yaptığı değerlendirildi.
Bu hafta ABD ve İran arasında yaşanan karşılıklı saldırıların ateşkesin çökebileceğine ilişkin kaygıları yeniden artırdığı belirtildi. Trump ise çarşamba günü bu gelişmelerin önemini küçümsedi.
Trump’ın Oval Ofis’te gazetecilere yaptığı açıklamada, “Orası dünyanın farklı bir bölgesi. O bölgede ateşkes dediğiniz şey, ateş etmeye daha ölçülü şekilde devam etmektir.” ifadelerini kullandığı aktarıldı.
Ateşkes sürüyor ama çözüm ufukta görünmüyor
Haberde, Trump’ın 7 Nisan’da ilan edilen ve ABD ile İsrail’in İran’a yönelik 38 günlük saldırganlığının ardından yürürlüğe giren 14 günlük ateşkesten bu yana sürekli olarak anlaşmanın çok yakın olduğunu ve İran’ın uzlaşma arayışında bulunduğunu öne sürdüğü hatırlatıldı.
Trump’ın çarşamba günü de bir anlaşmanın “hafta sonuna kadar” ortaya çıkabileceğini söylediği belirtildi.
Ancak AP’ye göre, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını sağlayacak geçici bir düzenleme yapılmadığı için küresel enerji fiyatları yüksek seyretmeye devam ediyor. Haberde, üç aydır devam eden çatışmanın gıda, yakıt ve diğer temel ürünlerin maliyetleri üzerindeki etkisine ilişkin kaygıların da arttığı ifade edildi.
İran’ın görüşmeleri durdurduğu yönündeki haberlerin ardından Trump’ın CNBC’ye yaptığı açıklamada, müzakerelerin tıkanmasını önemsemediğini belirterek, “Umurumda bile değil.” dediği ve süreci “sıkıcı” olarak nitelendirdiği aktarıldı.
Beyaz Saray içinde kaygılar büyüyor
AP’ye konuşan ve isimleri açıklanmayan bir ABD yetkilisi ile yönetim içindeki görüşmelere vâkıf başka bir kişi, Trump’ın giderek “daha karmaşık” bir durumun içine sürüklendiğine dair endişelerin Beyaz Saray’da arttığını söyledi.
Haberde, Demokratların yükselen petrol fiyatlarını Trump’a karşı siyasi bir silah olarak kullandığı, Cumhuriyetçi Parti içindeki şahin çevrelerin ise çatışmadan erken çıkışın “teslimiyet” anlamına geleceğini savunduğu belirtildi.
Trump’ın özel görüşmelerde bazı Cumhuriyetçi milletvekilleri, Pentagon yetkilileri ve Körfez müttefiklerinden saldırılara geri dönmenin “kötü bir fikir” olduğu yönünde uyarılar aldığı bildirildi.
Askeri seçeneğe karşı çıkanların, ABD’nin mühimmat stoklarını çok hızlı tükettiğini ve bazı kritik silah sistemlerinin yeniden doldurulmasının üç yıl sürebileceğini vurguladıkları ifade edildi.
Körfez ülkelerinin ise İran’ın misilleme saldırılarının kendi altyapılarını ve enerji sektörlerini hedef alabileceğinden endişe duyduğu aktarıldı.
Trump “kötü bir anlaşma” istemiyor
Haberde, Trump’ın Barack Obama döneminde imzalanan 2015 nükleer anlaşmasına benzeyen herhangi bir düzenlemeyi kabul etme fikrinden rahatsız olduğu belirtildi.
Trump’ın ilk başkanlık döneminde bu anlaşmadan çekildiği ve anlaşmanın İran’ın nükleer programını kalıcı biçimde durduramadığını, balistik füze faaliyetlerini görmezden geldiğini ve İran’ın bölgedeki müttefik gruplarına verdiği desteği “cezalandırmadığını” savunduğu hatırlatıldı.
Yönetim içindeki görüşmelere vâkıf kaynaklara göre Trump’ın, “kötü bir anlaşma yapamayacağını” açık biçimde dile getirdiği ve atacağı yanlış bir adımın siyasi mirasına zarar verebileceğinin farkında olduğu belirtildi.
İsrail ve şahin çevrelerden baskı
AP’nin haberine göre, İsrail ve Washington’daki şahin çevreler, Trump’a mevcut aşamada yapılacak bir anlaşmanın “koşulsuz teslimiyet” anlamına geleceğini savunarak İran üzerindeki ekonomik baskının artırılmasını ve İsrail’in Lübnan’daki Hizbullah’a yönelik operasyonlarının desteklenmesini istedi.
Buna karşın Trump’ın hafta başında İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu ile yaptığı gergin telefon görüşmesinde İsrail’in geri adım atmasını talep ettiği belirtildi.
Çarşamba günü İsrail ile Lübnan’ın ateşkesi yenileme konusunda uzlaştığı, ancak Hizbullah’ın Washington’da yürütülen görüşmelerin tarafı olmadığı ve anlaşmayı reddettiği kaydedildi.
“İran Trump’ı köşeye sıkıştırmaya çalışıyor”
Washington merkezli “Demokrasileri Savunma Vakfı” (Foundation for Defense of Democracies/FDD) adlı düşünce kuruluşundan Behnam Ben Taleblu, mevcut durumun İran’ın yararlanabileceği bir tablo oluşturduğunu savundu.
Taleblu’ya göre Tahran, çatışmaların tamamen yeniden başlamadığı ancak nükleer görüşmelerin de ilerlemediği mevcut durumu kendi lehine kullanmaya çalışıyor.
Taleblu, “İran, bu bekleme süreci ne kadar uzarsa Trump’ı köşeye sıkıştırma ihtimalinin o kadar artacağını hesaplıyor.” değerlendirmesinde bulundu.
“Her durumda Tahran, Trump’a bir zafer görüntüsü vermemekte her zamankinden daha kararlı görünüyor. Bu nedenle ne savaş alanında ne de müzakere masasında geri adım atmıyor.” ifadelerini kullandı.
Demokratlar savaşın siyasi maliyetine odaklandı
AP’ye göre, Demokratlar da kasım ayında yapılacak ara seçimler öncesinde Trump’ın savaşı yönetme biçimini siyasi bir fırsat olarak görüyor.
Temsilciler Meclisi’nin çarşamba günü ilk kez İran’a yönelik askeri operasyonların durdurulmasını isteyen sembolik bir kararı kabul ettiği ve dört Cumhuriyetçi milletvekilinin de Demokratlara katıldığı belirtildi.
Trump ise söz konusu kararı “anlamsız” olarak nitelendirdi.
Trump’ın sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Demokratlar Trump Takıntısı Sendromu ile hareket ediyor. Dört Cumhuriyetçiye gelince, onlar sadece gösteriş peşindeler. Kendilerinden utanmalılar.” ifadelerini kullandığı aktarıldı.
Kongre’de sert tartışmalar
Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun Kongre’de verdiği ifadeler sırasında Demokrat senatörlerin Trump yönetimine sert eleştiriler yönelttiği belirtildi.
New Jersey Senatörü Cory Booker’ın, kırılgan ateşkes sürecinin İran’ın üstün konumda olduğunun göstergesi olduğunu savunduğu ifade edildi.
Booker’ın, “Dünyanın en güçlü ülkesiyiz ve İran’la çıkmazdayız. Şimdi de sizin daha önce çöpe attığınız anlaşmaya geri dönmek için adeta yalvarıyoruz.” dediği aktarıldı.
Rubio ise bu eleştirileri reddederek İran’ın saldırılar sonucu ağır darbe aldığını savundu.
Rubio’nun, “Kimse yalvarmıyor. İran’ın daha güçlü olduğu yönündeki bu algıyı nereden çıkardığınızı anlamıyorum.” dediği belirtildi.
Maryland Senatörü Chris Van Hollen’ın ise Trump’ın geçen ay savaşın ekonomik maliyetlerinin seçmenler üzerindeki etkisini küçümseyen açıklamalarını gündeme getirdiği ifade edildi.
Trump’ın yakıt fiyatlarındaki yükselişi önemsememeye devam ettiği ve savaş sona erdiğinde enerji fiyatlarının hızla düşeceğini savunduğu kaydedildi.
Pennsylvania’daki Muhlenberg College Kamuoyu Enstitüsü Direktörü Christopher Borick ise Demokratların özellikle kritik seçim bölgelerinde Trump’ın savaşın ekonomik sonuçlarına ilişkin söylemlerini hedef almaya başladığını söyledi.
Borick, “Bu savaşın uzaması Cumhuriyetçiler açısından ciddi riskler taşıyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Borick ayrıca, “Ancak bazı kritik seçim bölgelerindeki Cumhuriyetçiler açısından bakıldığında, petrol piyasalarının rahatlaması için bu süreci bir an önce sonlandırmak ve seçmenlerin gündemi değiştirmesini ummak daha mantıklı olabilir.” ifadelerini kullandı.