
YDH - Military Watch dergisinde yayımlanan analizde, Hizbullah'ın, fırlatıcılar ve radarları hedef alan etkili ve hassas vuruşlarla İsrail'in Demir Kubbe kısa menzilli hava savunma ağını zayıflatma konusunda önemli başarılar elde ettiği belirtildi.
Yayınlanan makalede bu durum, "İsrail'in Güney Lübnan'ı işgalinde karşılaştığı bir dizi ciddi gerilemeden biri" olarak tanımlandı.
İsrail genelinde konuşlandırılan ve özellikle Hizbullah ile karşı karşıya gelen kuzey bölgelerinde yoğunlaştırılan Demir Kubbe ağının birden fazla radar, komuta sistemi ve karadan havaya füze fırlatıcısından oluştuğu kaydedildi.
Sistemin temel olarak roket topçusu ve insansız hava araçlarından gelen kısa menzilli saldırıları vurmak üzere optimize edildiği hatırlatıldı.
Makalede, "Hizbullah bazı durumlarda İsrail hedeflerine karşı, İsrail'in Davud Sapanı sisteminin önlemekle yükümlü olduğu balistik füzeler fırlatmış olsa da, cephaneliğinin en büyük kısmını Demir Kubbe'nin etkisiz hale getirmek için optimize edildiği türden varlıklar temsil ediyor" ifadelerine yer verildi.
Söz konusu analizde, Hizbullah'ın mayıs ayı boyunca, raporlara göre değişmekle birlikte, dört veya beş Demir Kubbe birimini imha ettiği aktarıldı. Yaklaşık 30 ila 40 aktif birime sahip olduğu tahmin edilen İsrail için bu durum, makalede "sürdürülemez bir kayıp oranı" şeklinde değerlendirildi.
Hizbullah'ın hedefleme yöntemlerine ilişkin ayrıntılara yer verilen analizde şu ifadelere yer verildi:
"Hedef alma yöntemlerinden biri, Hizbullah'ın ilk olarak 2024 yılında, ABD yapımı Javelin'in benzer görüş hattı dışı hedefleme yeteneklerine sahip İranlı muadili olan Elmas füzesini kullanarak gerçekleştirdiği uzun menzilli tanksavar füzelerini kullanmaktır. Diğer bir yöntem ise hem Lübnan topraklarında hem de İsrail içinde birden fazla İsrail hedefini yok etmek için modern bir keşif-vuruş kompleksi oluşturan insansız hava araçlarını ve dolanan mühimmatları kullanmak olmuştur. İHA'lar fırlatıcı ve radar konumlarını tespit edebilirken, güdümlü roketler, tanksavar füzeleri veya dolanan mühimmatlar daha sonra bu konumlara yönlendirilebiliyor. Sadece birkaç fırlatıcı hasar görse bile bu durum İsrail kuvvetlerini bataryaları yerinden etmeye, varlıklarını dağıtmaya ve hava savunma ağının kendisini korumak için ek kaynaklar ayırmaya zorlayabilir."
Makalede, Hizbullah'ın saldırılarının İsrail hava savunmasında önemli aksamalara yol açmasına rağmen İsrail ordusunun karşı karşıya olduğu daha büyük zorluğun, roket sistemleri kullanılarak yapılan doyurma saldırılarının Demir Kubbe sistemlerini nispeten kolayca aşabilmesi olduğu vurgulandı.
Analizde, "Sistem tarafından gerçekleştirilen bir önleme maliyetinin, bir roket fırlatma maliyetinden çok daha yüksek olduğu" kaydedilerek, Demir Kubbe sağlam kalsa ve yüksek önleme oranlarına ulaşmaya devam etse bile, gelen tehditlerin sadece hacim yoğunluğu sebebiyle savunmayı delebileceği ifade edildi.
Makalede, "Çok düşük değerli mühimmatları önlemeyi amaçlayan hava savunma sistemlerine az sayıda ülkenin yatırım yapmasının temel nedeni budur; çünkü yerdeki düşman fırlatıcılarını arayıp yok etmek çok daha maliyet etkindir" denildi.
Hizbullah'ın fırlatıcılarını koruma yeteneğine de değinilen yazıda, "Hizbullah'ın fırlatıcılarını, 2000'lerin başında Kuzey Koreli uzmanlar tarafından geliştirilen devasa bir yeraltı tünel ve sığınak ağında tahkim etmesi, İsrail'in topçu unsurlarını etkisiz hale getirmek için hava gücünü kullanmasını engelledi" tespiti paylaşıldı.
Analiz metninde, Demir Kubbe sisteminin bileşenlerinin imha edilmesinin, Hizbullah'ın İsrail'in çok katmanlı hava savunma ağının daha yüksek değerli bileşenlerini hedef almasının önünü açabileceği öngörüldü.
Özellikle, daha önce İran'ın balistik füze saldırılarıyla ciddi şekilde yıpratıldığı belirtilen Davud'un Sapanı ve Barak sistemlerinin hedef alınabileceği, bu unsurların imha edilmesinin ise gelecekteki İran saldırıları için bir "güç çarpanı" işlevi görebileceği yazıldı.
Tarihsel sürece ilişkin bilgilerin de paylaşıldığı makalede, İsrail Savaş Bakanlığının Kasım 2025'te, 2024 yılında yaşanan çatışmaların ardından savunma üreticisi Rafael ile milyarlarca dolarlık bir sözleşme imzalayarak Demir Kubbe'nin seri üretimini genişletme planlarını nihayete erdirdiği hatırlatıldı.
Bu üretimin, ABD'den gelen ve özellikle 5,2 milyar doları hava ve füze savunma sistemlerine ayrılan 8,7 milyar dolarlık yardım paketiyle tamamen finanse edildiği bildirildi.
Makale, "Demir Kubbe birimleri 2024 yılında Hizbullah'ın çok sayıda başarılı saldırısı nedeniyle kayıplar verdi ve bu durum, Mart 2026'da çatışmaların yeniden başlamasına kadar ağın ne ölçüde yenilenmiş olduğunu belirsiz bıraktı" değerlendirmesiyle son buldu.