
YDH- Reuters kaynaklarına göre, ABD rejimi, İran’ın Kuveyt ve Bahreyn’e düzenlediği son saldırıların ardından, Tahran’ın dondurulmuş varlıklarını bölgedeki müttefiklerinin savaş hasarlarını karşılamak amacıyla kullanmayı planlıyor.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Körfez ülkelerindeki müttefiklerinden savaşın başından bu yana uğradıkları zararların kapsamlı bir dökümünü talep etti.
Washington’ın, "mevcut tüm yetkileri" kullanarak, İran’a ait dondurulmuş fonları veya petrol tankerleri gibi fiziksel varlıkları bu zararların tazmininde kullanma seçeneğini değerlendirdiği belirtiliyor.
Bu hamle, Tahran'ın milyarlarca dolarlık dondurulmuş fonun "derhal serbest bırakılması" yönündeki ısrarıyla doğrudan çelişiyor.
ABD-İran görüşmelerindeki en büyük engellerden biri, Tahran’ın anlaşma öncesinde 12 milyar dolar, imza sonrasındaki 60 günlük süreçte ise 24 milyar dolar olmak üzere toplam 36 milyar doların peşin ödenmesini talep etmesi.
İranlı yetkililer, dünya genelinde yaptırımlar nedeniyle dondurulmuş 100 milyar dolarlık varlıklarının bu ödemelerle "kendi paraları olduğunu" ispatlayacaklarını savunuyor.
İslam Devrimi Lideri Danışmanı Muhsin Rızai, bu meblağın ABD ölçeğinde büyük bir tutar olmadığını belirterek fonların iadesini bir "güven testi" olarak nitelendiriyor.
Pakistan İçişleri Bakanı Muhsin Rıza Nakvi, arabuluculuk çabaları kapsamında Tahran'da temaslarda bulunarak Pakistanlı yetkililerin özel mesajlarını iletirken, sahada çatışmalar hız kesmiyor.
ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), İran’ın fırlattığı insansız hava araçlarını düşürdükten sonra Qeshm Adası ve Gurok kıyısındaki radar tesislerini vurdu.
Devrim Muhafızları ise buna karşılık Kuveyt ve Bahreyn'deki ABD üslerine balistik füze saldırıları gerçekleştirdiğini duyurdu.
Bölge ülkeleri saldırıları kınarken, ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın füze ve İHA üretim kapasitesinin %80 civarında imha edildiğini iddia ederek, içerideki artan siyasi baskılara rağmen İran ile hızlı bir anlaşma yapılması yönündeki eleştirilere kapılarını kapattı.