Bloomberg: Tayvan savaşı AB ekonomisine 2 trilyon dolara mal olabilir

08 Haziran 2026

Bloomberg Economics'in değerlendirmesine göre, ABD ile Çin arasında Tayvan nedeniyle çıkabilecek bir savaş Avrupa Birliği ekonomisine yaklaşık 2 trilyon dolarlık zarar verebilir.

YDH - Bloomberg Economics analistlerinin değerlendirmesine göre, ABD ile Çin arasında Tayvan nedeniyle yaşanabilecek olası bir savaş Avrupa Birliği ekonomisine yaklaşık 2 trilyon dolarlık zarar verebilir.

Analistlerin hesaplamalarına göre, böyle bir çatışmadan ekonomik açıdan en ağır etkilenecek ilk 10 ülke arasında Avrupa Birliği'nden dört ülke yer alacak. Almanya, İtalya, İspanya ve Fransa'nın ekonomileri önemli ölçüde daralma riskiyle karşı karşıya bulunuyor.

Uzmanların tahminine göre Almanya ekonomisi, çatışmanın ilk yılında gayrisafi yurt içi hasılasının yaklaşık yüzde 14'ünü kaybedebilir. Karşılaştırma için, ABD ekonomisinin yaşayacağı kayıp yüzde 7,3 olarak hesaplandı.

Avrupa ülkeleri arasında ikinci sırada yer alan İtalya'nın GSYH'sinin yaklaşık yüzde 8,8 azalabileceği öngörülüyor. Analistlerin hesaplamalarına göre İspanya ekonomisi yüzde 7, Fransa ekonomisi ise yüzde 6,5 kayıp yaşayabilir.

Bloomberg Economics'e göre en büyük zararı Tayvan görecek. Analistler, ada ekonomisinin mevcut GSYH'sinin yüzde 40'ını kaybedebileceğini değerlendiriyor.

En fazla etkilenecek üç ekonomi arasında ayrıca Vietnam ve Güney Kore de var.

Bu iki ülke için öngörülen kayıplar sırasıyla yüzde 16,7 ve yüzde 16,1 düzeyinde. İlk 10 ülkelik sıralamada Almanya dördüncü, İtalya altıncı, İspanya dokuzuncu ve Fransa onuncu sırada yer alıyor.

Bloomberg Economics, küresel GSYH'nin de yüzde 8'in üzerinde daralacağını öngörüyor. Bu oran, 2008-2009 küresel finans krizinin ve koronavirüs pandemisinin ardından görülen daralmadan daha yüksek.

Analistler ayrıca, üretimi büyük ölçüde Tayvan'da yoğunlaşan bazı ürünlerde ciddi tedarik sıkıntıları yaşanabileceğine dikkat çekiyor.

Bu ürünler arasında kalp pilleri ve insülin pompaları gibi tıbbi ekipmanlar da bulunuyor.

Bloomberg'e konuşan Avrupalı yetkililer, Avrupa Birliği'nin tam kapsamlı bir çatışma senaryosuna yanıt vermeye hazır olmadığından endişe duyduklarını belirtti.

Yetkililer, bazı üye devletlerin diğerlerine kıyasla çok daha büyük ekonomik risklerle karşı karşıya olduğunu ifade etti.

Almanya'nın özellikle Tayvan yarı iletkenlerine ve Çin'in nadir toprak metallerine yüksek düzeyde bağımlı iç üretim yapısı nedeniyle en ağır darbeyi alacağı değerlendiriliyor.

Bloomberg'e açıklama yapan Taipei merkezli Avrupa Değerler Güvenlik Politikası Merkezi Ofisi Başkanı Marcin Jezewski, "Tayvan'a yönelik bir abluka, işgal gerçekleşmese bile Avrupa'nın güvenliği ve ekonomisi açısından ciddi bir kriz yaratır" dedi.

Bloomberg'in haberine göre Avrupa Birliği ülkelerinin yetkilileri, Ukrayna'daki savaş ve ABD ile İran arasındaki çatışmanın ardından bir sonraki tam kapsamlı karşılaşmanın Tayvan çevresinde yaşanabileceğinden kaygı duyuyor.

Avrupalı yetkililerin görüşlerini bilen kaynaklar, bu kişilerin şu anda olası bir krizin birlik ekonomileri üzerindeki etkilerini değerlendirmeye çalıştığını aktardı.

Kaynaklara göre bazı yetkililer, Avrupa Birliği'nin durumu hızlı biçimde değerlendirmek için yeterli kapasiteye sahip olmadığını düşünüyor.

Aynı kaynaklar, üye ülkelerin hükümetlerinin Ukrayna'daki savaş, İran'la yaşanan çatışma ve Avrupa Birliği ile Çin arasındaki ticaret anlaşmazlıkları nedeniyle ağır bir yük altında bulunduğunu belirtiyor.

Çin, bir gün önce Tayvan yakınlarında özel deniz kolluk operasyonları başlattı.

Şinhua Haber Ajansı'nın aktardığına göre bu tatbikatların amacı, Çin'in deniz idari makamlarının yargı yetkisini tam olarak tesis etmek, bölgedeki devriye ve trafik yönetimi kapasitesini genişletmek, deniz ulaşımının güvenliğini sağlamak ve ulusal haklarla çıkarları korumak.

Şinhua, operasyonun Japonya ile Filipinler'in Tayvan'ın doğusunda deniz sınırlarının belirlenmesine yönelik görüşmelere başladıklarını tek taraflı biçimde duyurmalarına yanıt niteliği taşıdığını bildirdi.

Ajans, bu girişimi Çin'in toprak egemenliği ile deniz haklarının "ciddi biçimde ihlali" olarak nitelendirdi.

Tayvan ise Çin'e ait devlet gemilerinin faaliyetlerini izlemek amacıyla bölgeye beş gemi gönderdi.

Ada yönetimi, Pekin'in bu bölge üzerindeki herhangi bir egemenlik hakkı bulunduğu yönündeki taleplerini reddederken, söz konusu açıklamaların uluslararası hukuku ihlal ettiğini belirtti.