
YDH - İran ile savaşı sonlandıracak ve yakın bir zamanda tamamlanacağını iddia ettiği anlaşmaya dair açıklamalarının üzerinden haftalar geçen ABD Başkanı Donald Trump, bugün çıkılması zor ve tırmanan bir krizle karşı karşıya.
Müzakerelerin tıkanması ve çatışmaların devam etmesinin yanı sıra, Trump üzerindeki hem müttefik hem de rakip kaynaklı baskılar giderek artıyor.
Bu bağlamda Washington Post gazetesinde bir yazı kaleme alan yazar Max Boot, Trump'ın ilan ettiği hedeflere ulaşamaması veya haftalar önce çok yakın olduğunu vadettiği çatışmayı sonlandıracak bir anlaşmaya varamaması nedeniyle bugün İran ile olan savaşta tırmanan bir stratejik çıkmazla karşı karşıya olduğunu belirtti.
Yazar Max Boot, Trump'ın yaklaşık iki hafta önce savaşı sonlandıracak bir anlaşmanın neredeyse hazır olduğunu ve yakında duyurulacağını iddia ettiğini ancak sonraki günlerde gerçek bir ilerleme kaydedilmediğini aktardı.
İki taraf arasındaki askeri çatışmalar devam ederken, Hürmüz Boğazı da deniz trafiğinin büyük bölümüne kapalı kalmayı sürdürdü.
Yazara göre müzakerelerin tıkanmasının nedenlerinden biri, Trump'ın kendi partisi olan Cumhuriyetçi kanadın içerisinden maruz kaldığı siyasi baskılardan kaynaklanıyor.
İran'ın dondurulmuş milyarlarca dolarlık varlığının serbest bırakılmasını içeren taslak anlaşma şartlarının basına sızmasının ardından muhafazakar yetkililer ve şahsiyetler, bu anlaşmanın eski Başkan Barack Obama yönetiminin 2015 yılında imzaladığı ve Trump'ın ilk başkanlık döneminde çekildiği nükleer anlaşmaya benzediğini belirterek yönetime yönelik sert eleştirilerde bulundu.
Boot, bu eleştirilerin Beyaz Saray'ı müzakere pozisyonunu sertleştirmeye ittiğini ve bunun da görüşmelerin tıkanmasına yol açtığını ifade etti.
Buna karşılık Tahran yönetimi, Hürmüz Boğazı'nı yeniden trafiğe açmak ve nükleer programına ilişkin yeni müzakerelere katılmak karşılığında dondurulmuş milyarlarca dolarının serbest bırakılmasını talep ediyor.
Yazar, Trump'ın kendisini her iki seçeneğin de zor olduğu bir durumda bulduğunu kaydetti. Trump, bir yandan İran'a büyük mali ve siyasi tavizler vermek istemiyor çünkü bu durum kendisini önceki pozisyonlarından geri adım atmakla suçlanma riskiyle karşı karşıya bırakıyor.
Diğer yandan ise askeri savaşı genişletmek veya Ortadoğu'da açık bir çatışmaya Amerikan askerlerini göndermek istemiyor.
Yazıya göre Trump, askeri ve ekonomik baskıların İran'ı kendi şartlarını kabul etmeye zorlayacağı umuduna güvenerek mevcut durumu korumaya çalışıyor. Ancak Boot, bu beklentinin gerçekçilikten uzak olduğunu belirtiyor.