Washington Post: Netanyahu’nun Washington’daki manevra alanı daraldı

09 Haziran 2026

Washington Post gazetesi, Trump'ın Cumhuriyetçi Parti üzerindeki hakimiyetinin, Netanyahu'nun Washington'daki manevra alanını daralttığını belirtti.

YDH- Amerikan gazetesi Washington Post, geçmişte ABD başkanlarının İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu'nun hareket alanını sınırlamaya çalıştıklarında, İsrailli liderin çoğu zaman Amerikan siyasetindeki ayrışmalardan yararlanarak Washington'da kendisine daha yakın isimler bulabildiğini ve üzerindeki baskılardan kurtulabildiğini bildirdi.

Ancak gazete, Netanyahu'nun bu kez “farklı bir durumla” karşı karşıya olduğunu belirtti. Washington Post'a göre Netanyahu, Cumhuriyetçi Parti üzerinde güçlü bir hakimiyet kuran ABD Başkanı Donald Trump ile yaşadığı anlaşmazlıkta başvurabileceği daha üst bir merci bulunmadığını görüyor.

Gazete ayrıca, Demokratların da İsrail Başbakanı'na karşı artık “çok az” sempati duyduğunu ya da “hiç” sempati duymadığını aktardı.

Washington Post'un iddiasına göre, Trump son günlerde onlarca yıldır hiçbir Amerikan başkanının yapmadığı ölçüde İsrail üzerinde “doğrudan” güç kullanıyor.

Gazete, Trump'ın pazartesi günü yaptığı açıklamada, Netanyahu'yu İran'a karşı başlatılmış bir saldırıyı durdurmaya zorladığını söylediğini aktardı.

Trump'ın, aksi halde Netanyahu'nun Tahran karşısında "yalnız kalacağını" söylediği belirtildi.

Trump ile Netanyahu arasında açık çatlak

Washington Post, bunun sonucunda diğer ülkelerden gelen eleştiriler karşısında uzun yıllar güçlü bir ittifak kuran iki lider arasında alışılmadık derecede açık bir çatlağın ortaya çıktığını belirtti.

Haberde, iki liderin iç siyasi gündemlerinin artık farklı yönlere gittiği ifade edildi.

Gazeteye göre Trump İran savaşının hızla sona ermesini isterken, Netanyahu ise Tahran'a karşı "tam zafere" ulaşılması yönünde baskıyla karşı karşıya bulunuyor.

Washington Post, Trump'ın İsrail'e desteği kesebileceği yönündeki uyarısının, ABD'nin İran karşısında neredeyse her koşulda İsrail'e destek vermesi yönündeki yerleşik Amerikan politikasından ayrıldığına dikkat çekti.

Haberde, Netanyahu'nun Trump'ı şubat ayında İran'a yönelik ilk saldırıya katılmaya ikna eden isimlerden biri olduğu belirtildi.

Gazete, iki lider arasındaki karmaşık ilişkinin Ortadoğu'nun geleceğini bir nesil boyunca şekillendirebileceğini, çünkü her iki liderin de iç siyasi hesaplarla “farklı hedeflere” yöneldiğini yazdı.

Trump'ın Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması ve İran'ın nükleer programının sıkı biçimde sınırlandırılması yoluyla çatışmayı sona erdirmeye çalıştığı belirtildi.

Buna karşılık Netanyahu'nun, hafta sonu İran tarafından gerçekleştirilen doğrudan saldırıları yanıtsız bırakamayacağını düşündüğü ve ülke içinde "Amerikan vesayeti altına girmekle" eleştirildiği aktarıldı.

"Netanyahu yalnız kalabilir"

Washington Post'un aktardığına göre Trump, pazartesi günü Truth Social platformunda yaptığı paylaşımda barış görüşmelerinin yakında bir anlaşmayla sonuçlanacağını söyledi.

Trump, bunun yalnızca "cehalet veya aptallığın süreci engellemesi" halinde başarısız olabileceğini belirterek hem İsrail'in hem de İran'ın savaşı sona erdirmek istediğini ifade etti.

Gazete, Trump'ın pazartesi günü Kanal 12 televizyonuna verdiği röportajda Netanyahu'ya İran'a karşı geri adım atmasını emrettiğini söylediğini aktardı.

Trump'ın, "Bölgedeki beş ülke Netanyahu'ya baskı yapmam için bana başvurdu. Ben de Bibi'ye, 'Ne yaptığına dikkat etsen iyi olur; çünkü İran karşısında yalnız kalabilirsin' dedim." ifadelerini kullandığı belirtildi.

Haberde, İran'ın pazar günü İsrail'e saldırdığı ve bunun normal şartlarda İsrail'den karşılık görmesinin beklendiği kaydedildi.

Ancak Netanyahu'nun sonunda hem İran'daki hem de Hizbullah'a karşı mücadele yürüttüğü Lübnan'daki hedefleri vurduğu aktarıldı.

Netanyahu seçim baskısı altında

Washington Post, 7 Ekim 2023'te Hamas'ın sürpriz operasyonunun ardından Netanyahu'nun itibarının ciddi şekilde zarar gördüğünü ve ekim ayında yapılması beklenen seçimler öncesinde kamuoyu yoklamalarında geride bulunduğunu belirtti.

Gazete, Trump ile Netanyahu arasındaki görüş ayrılığının özellikle son bir haftada daha görünür hale geldiğini yazdı.

Haberde, Trump'ın İran ile yapılan kırılgan ateşkesi tehlikeye attığı gerekçesiyle Netanyahu'yu bir telefon görüşmesinde sert şekilde eleştirdiği ifade edildi.

Trump'ın Financial Times'a verdiği röportajda Netanyahu için, "Başka seçeneği olmayacak. Kararları ben veriyorum. Bütün kararları ben veriyorum. Kararları o vermiyor." dediği aktarıldı.

Washington Post, Trump'ın kullandığı bu üslubun Amerikan başkanları açısından “sıra dışı” olduğunu belirtti.

Gazete, Amerikan başkanlarının tarih boyunca İsrail'in güvenliğine tam bağlı görünmek konusunda son derece “hassas” davrandığını kaydetti.

"Hiçbir ABD başkanı Netanyahu hakkında böyle konuşmadı"

Carnegie Uluslararası Barış Vakfı'nda ABD-İsrail ilişkileri uzmanı olan eski diplomat Aaron David Miller'ın değerlendirmelerine de yer veren Washington Post, Miller'ın şu ifadelerini aktardı:

"Hiçbir Amerikan başkanı İsrail başbakanı hakkında Trump'ın Netanyahu hakkında konuştuğu şekilde konuşmadı."

Miller, Trump'ın İsrail başbakanı üzerinde ilişki tarihinin hiçbir döneminde görülmemiş ölçüde siyasi nüfuza sahip olduğunu belirterek, bunun önemli nedenlerinden birinin Cumhuriyetçi Parti üzerindeki hakimiyeti olduğunu söyledi.

Gazete ayrıca Trump'ın da Netanyahu'nun öncelikleriyle çelişen “iç siyasi baskılarla” karşı karşıya bulunduğunu yazdı.

Haberde, Cumhuriyetçilerin kasım ayındaki ara seçimlerde ciddi kayıplar yaşamasının beklendiği ve İran savaşının uzaması halinde artan akaryakıt fiyatlarının bu kayıpları daha da büyütebileceği belirtildi.

Beyaz Saray gerilim iddialarını reddetti

Washington Post'un haberine göre Beyaz Saray, iki lider arasındaki gerilim olduğu yönündeki yorumları küçümsemeye çalıştı.

Beyaz Saray Sözcüsü Olivia Wales'in e-posta yoluyla yaptığı açıklamada, "Başkan Trump'ın Başbakan Netanyahu ile güçlü bir ilişkisi var ve İsrail her zaman ABD'nin büyük bir müttefiki olmuştur." dediği belirtildi.

Wales'in ayrıca, "Başkan Trump'tan daha büyük bir İsrail dostu ve barış savunucusu olmadı" ifadelerini kullandığı aktarıldı.

Sözcünün, ABD ile İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının “son derece” başarılı olduğunu savunduğu kaydedildi.

Lübnan dosyası yeni gerilim alanı

Washington Post, Netanyahu'nun aylardır İran ile yapılacak bir anlaşmaya karşı çıktığını ve açık biçimde rejim değişikliğini savunduğunu belirtti.

Gazete, Netanyahu'nun ayrıca, İran'ın ve şimdi de Trump'ın Lübnan'da İsrail'i sınırlandırma girişimlerinden “rahatsızlık” duyduğunu yazdı.

Yaklaşık üç yıldır Hizbullah'a karşı savaş yürüttüğünü belirten Netanyahu'nun, İsraillilere Hizbullah tehdidini ortadan kaldıracağı sözü verdiğini hatırlatan gazete, Lübnan'daki çatışmaların sona ermesini içeren bir ateşkesi kabul etmesi halinde siyasi risklerle karşı karşıya kalacağını ifade etti.

Haberde, Netanyahu'nun şimdiye kadar Trump ile ilişkisi konusunda yorum yapmaktan kaçındığı belirtildi.

Analistlerin değerlendirmelerine yer veren gazete, Netanyahu'nun Trump ile gerilim yaşadığını açıkça kabul etmesi halinde hem Trump'ın öfkesini çekebileceğini hem de ABD-İsrail ilişkilerini yönetebilen tek siyasetçi olduğu yönündeki imajını kaybedebileceğini yazdı.

Muhalefet Netanyahu'yu "egemenliği kaybetmekle" suçluyor

Washington Post, Trump'ın geçen hafta Netanyahu'yu Beyrut'a saldırmaması konusunda uyardığını ve Hizbullah ile "sürekli savaşmasından" dolayı eleştirdiğini hatırlattı.

Bunun ardından eski Başbakan Naftali Bennett'in Netanyahu'yu "İsrail'in egemenliğini kaybetmekle" suçladığı belirtildi.

Muhalefet lideri ve Bennett'in müttefiki Yair Lapid'in ise Netanyahu döneminde İsrail'in ABD'nin "tam anlamıyla bir vesayet devleti" haline geldiğini söylediği aktarıldı.

Gazete, İran ve İsrail'in pazartesi günü saldırıları durdurmasının ardından Netanyahu'nun “meydan okuyan” bir konuşma yaptığını belirtti.

Netanyahu'nun, "Son 24 saat içinde İran ve Hizbullah bize yeni bir denklem dayatmaya çalıştı ve bu denklem benim için kabul edilemez. Lübnan ve İran topraklarından İsrail'e ateş açacaklarını ve bizim karşılık vermeyeceğimizi düşündüler. Bu olmadı ve olmayacak." dediği aktarıldı.

İran, Trump-Netanyahu ayrılığını kullanmaya çalışıyor

Washington Post, iki lider arasındaki gerilimin her iki taraf için de risk oluşturduğunu ve İran'ın İsrail ile Washington arasındaki ayrışmadan “yararlanmaya” çalıştığını yazdı.

Eski CIA Ortadoğu Operasyonları Başkanı Ted Singer'ın değerlendirmelerine yer verilen haberde, İran'ın Trump ile Netanyahu arasındaki çatlağı test etmeye ve aralarındaki sürtüşmeyi artırmaya çalıştığı belirtildi.

Singer'ın, "İranlılar aynı anda birçok şey yapabilir. Bibi ile Trump arasındaki fay hattını test ediyorlar ve sürtüşmeyi artırmaya çalışıyorlar. Aynı zamanda ellerinde kalan vekil güçleri, özellikle Hizbullah'ı güçlendiriyorlar ve Körfez ülkelerine de Husilerin hâlâ sahada olduğunu hatırlatıyorlar." dediği aktarıldı.

Mossad'ın eski analisti: Trump çevresinde Netanyahu rahatsızlığı büyüyor

Washington Post, eski Mossad analiz dairesi başkanlarından Sima Shine'ın da son haftalarda Trump, danışmanları ve Netanyahu arasında artan bir güvensizliğe işaret eden çok sayıda haber bulunduğunu söylediğini aktardı.

Shine'ın, Trump'ın bazı danışmanlarının Netanyahu'nun başkan üzerindeki etkisinden rahatsızlık duyduğunu belirttiği ifade edildi.

Shine'ın, "Trump çevresinde Netanyahu'nun başkanın fikrini değiştirebildiğini ve onu etkileyebildiğini düşünen büyüyen bir rahatsızlık var. Netanyahu'yu tanıyan herkes onun manipülatif olduğunu bilir ve İran'la bir anlaşma istemediğini de bilir" dediği aktarıldı.

Ancak Shine'ın, Netanyahu'nun İsrail güvenliği açısından hayati görülen konularda Trump'a boyun eğiyor görüntüsü vermesi halinde içeride “ciddi siyasi bedeller” ödeyebileceğini de vurguladığı belirtildi.

Gerilim yeni değil

Washington Post, Trump ile Netanyahu arasındaki gerilimin son günlerde daha görünür hale gelmesine rağmen yeni olmadığını yazdı.

Gazete, Trump'ın 2020 yılında Netanyahu'nun Joe Biden'ı seçim zaferi nedeniyle tebrik etmesinden şikâyet ettiğini ve Netanyahu'nun Kasım Süleymani suikastına katılmamasından “rahatsız” olduğunu hatırlattı.

Ayrıca geçen yılki 12 günlük İran savaşı sırasında Trump'ın, Beyaz Saray bahçesinde kameralar önünde Netanyahu'nun ateşkese rağmen İran'ı bombalamaya çalışmasına “öfkelendiğini” belirtti.

Gazete, Netanyahu'nun Katar'da Hamas liderlerine yönelik başarısız bir suikast girişimi sırasında Katar'ı bombalamasının ardından Trump'ın Oval Ofis'teki telefonla İsrail Başbakanı'nı Katar liderinden özür dilemeye zorladığını da aktardı.

Washington Post son olarak Trump'ın mart ayında Netanyahu'nun İran'daki Pars doğal gaz sahasına saldırı planından haberi olmadığını söylediğini, ABD ve İsrailli yetkililerin İran'daki Güney Pars doğalgaz sahasına yönelik saldırısı, Doha saldırısı ve pazar günkü Beyrut saldırısı konusunda birbirinden “farklı açıklamalar” yaptığını kaydetti.