İsrail medyasında hezimet: 'İran yeni denklem kurdu'

09 Haziran 2026

İsrail basını, Tahran’ın doğrudan misilleme yeteneğini kullanarak bölgede yeni bir "güvenlik denklemi" kurduğunu kabul ediyor.

YDH- İsrail basınında ve güvenlik çevrelerinde, İran ile yaşanan son çatışma döneminin ardından "yeni bölgesel gerçeklik" tartışmaları başladı.

Tel Aviv’deki stratejistler, Tahran’ın doğrudan karşılık verme kapasitesini ve yeni angajman kurallarını sahaya yansıtarak İsrail’e kendi iradesini dayatmada başarılı olduğunu kabul ediyor.

Yediot Ahronot gazetesi, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun ordu sözcüsü gibi davranarak sorumluluğu birimlere kaydırmasını, "ofisindeki idari kaosun ve yapısal yönetim krizinin bir yansıması" olarak nitelendirdi.

Netanyahu’nun, başarısızlıkları örtbas etmek için medyaya karşı bir karşı saldırı başlattığı savunulurken, analist Dan Perry, Netanyahu’nun "şok edici bir pervasızlık" sergilediğini öne sürdü.

Perry, Başbakan'ın yaklaşan anketlerdeki yenilgisini engellemek için bölgesel gerilimi bilinçli olarak körüklediğini ve seçimleri erteletmek amacıyla "kalıcı bir olağanüstü hal" peşinde koştuğunu iddia etti.

Kanal 12 ve Kanal 13 gibi etkili yayın organları, İsrail’in İran ile çatışma turlarına girerek en önemli stratejik kozu olan "caydırıcılık" yeteneğini zayıflattığı konusunda hemfikir.

Tahran'ın, üç yıllık bir sürecin ardından farklı cepheleri yeniden birbirine bağlamayı başardığına dikkat çekilirken, "Aslanın Kükremesi" operasyonu sonrası İsrail askeri kurumlarının büyük bir stratejik şok yaşadığı kaydedildi.

Israel Hayom gazetesi ise, İran’ın Beyrut’a yönelik saldırılara anında füze yanıtı verilmesini öngören bir "kırmızı hat" denklemi kurduğunu ve İsrail güvenlik birimlerinin bu olasılığı başlangıçta yanlış analiz ederek ciddi bir istihbarat zafiyeti sergilediğini itiraf etti.

İsrail içindeki eleştiriler, sadece askeri değil, varoluşsal bir boyuta da taşınıyor.

Analist Dan Perry, İsrail’in Amerikan vetosu ve askeri desteği olmaksızın birkaç haftadan fazla direnemeyeceğini belirterek, hükümetin "bağımsızlık ve egemenlik" sloganlarının bir yanılsamadan ibaret olduğunu savundu.

Tahran’daki Hatem'ul Enbiya Karargahı ise operasyonların durdurulduğunu açıklasa da, Lübnan’a yönelik saldırıların sürmesi halinde çok daha sert bir karşılık verileceği uyarısını yineledi.