Mısır, HTŞ rejimi ile normalleşmede temkinli davranıyor

10 Haziran 2026

Mısır, HTŞ rejiminin Kahire'ye büyükelçi olarak atamak istediği isimleri kabul etmezken, Şam'la ilişkilerin normalleşmesi konusunda “güvenlik kaygıları” nedeniyle temkinli tutumunu sürdürüyor.

YDH- El-Ahbar gazetesinde yer alan habere göre, Suriye'deki HTŞ rejiminin Mısır ile ilişkileri yeniden canlandırmak ve eski yönetimin devrilmesinin ardından büyük ölçüde kopan siyasi temasları geliştirmek için yürüttüğü girişimlere rağmen, Kahire yönetimi Şam'a karşı “temkinli” tutumunu sürdürüyor.

Haberde, Mısır'ın dolaylı diplomatik kanallar üzerinden Suriye'nin Kahire büyükelçiliği için önerdiği adayları reddettiği belirtildi. Bu durumun, Mısır'ın Şam'la ilişkiler konusunda aceleci davranmama politikasını sürdürdüğünü ve iki ülke arasındaki ilişkilerin karmaşık bir krizden geçtiğini ortaya koyduğu ifade edildi.

El-Ahbar'a konuşan Suriyeli kaynaklar, Körfez ülkelerinin iki taraf arasında dolaylı mesajlar ileterek ilişkilerin ilerletilmesine katkıda bulunduğunu bildirdi. Kaynaklar, bunun hem tarafların "zor durumda bırakılmasını önlemek" hem de özellikle Suriye diplomatik misyonunun yapısı konusunda her iki taraf için uygun bir formül bulunmasını amaçladığını belirtti.

Habere göre HTŞ rejimi, diplomatik misyonun yeniden yapılandırılmasını ilişkilerin normalleşmesi yolunda "en büyük adım" olarak görüyor ve Mısır'la ilişkilerin "sıcak ilişkilerin de ötesine geçmesini" istiyor. Kaynaklar ayrıca enerji başta olmak üzere birçok alanda Mısır'ın önemli bir rol üstlenmesinin beklendiğini ifade etti.

Güvenlik kaygıları ilişkileri gölgeliyor

Basına sızan bilgilere göre Mısır, halen HTŞ rejiminin Dışişleri Bakanlığı Arap İşleri Direktörü olarak görev yapan Muhammed Taha el-Ahmed'in Kahire'deki Suriye misyonunun başına getirilmesini kabul etmedi.

Haberde, ret kararının doğrudan gerekçesinin açıklanmadığı, ancak Şam'ın Kahire'ye tercih yapabilmesi için birden fazla isim sunduğu belirtildi.

Kaynaklar, bu adımın "güvenlik ve siyasi engelleri kaldırmak" ve "Mısır'ın sağlıklı ilişkilerin başlaması için talep ettiği güvenceleri vermek" amacıyla atıldığını aktardı.

El-Ahbar'a göre, Suriye'deki HTŞ rejimi, Mısır'ın güvenlik kaygılarını anlıyor. Bu kaygıların başında ise Suriyeli silahlı gruplar içinde yer alan ve bazıları yeni yönetim yapısı ile Savunma Bakanlığı içinde önemli konumlara yükselen Mısırlı savaşçılar bulunuyor.

Sızdırılan bilgilere göre, yeni aday listesinde Kahire tarafından kabul görebileceği düşünülen isimler de yer alıyor. Bunlar arasında, Şam Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olan ve 2011 öncesinde İtalya, Birleşik Arap Emirlikleri ve Kuveyt'teki Suriye diplomatik temsilciliklerinde görev yapan Yahya Diyab da bulunuyor.

Bununla birlikte kaynaklar, "üst düzey siyasi ilişkilerden söz etmek için henüz çok erken" olduğunu vurguladı.

Ekonomik işbirliği sürüyor

Haberde, siyasi durgunluğun ekonomik ilişkileri tamamen etkilemediği belirtildi.

Bu kapsamda HTŞ rejiminin Enerji Bakanı Muhammed el-Beşir ile Mısır Petrol ve Maden Kaynakları Bakanı Kerim Bedevi'nin Washington'da düzenlenen Dünya Enerji Forumu kapsamında kapsamlı bir görüşme gerçekleştirdiği bildirildi.

Görüşmede petrol ve doğal gaz alanlarında işbirliğinin geliştirilmesi ele alınırken, iki ülke arasında imzalanan doğal gaz mutabakatının uygulanması ve Arap Doğal Gaz Boru Hattı üzerinden gaz tedarikine ilişkin çalışmalar değerlendirildi.

Tarafların ayrıca, Mısır petrol sektörüne bağlı şirketlerin, özellikle "ENPİ" ve "Petrojet"in sahip olduğu deneyimlerden yararlanarak Suriye'nin enerji altyapısının yeniden inşası ve geliştirilmesi imkanlarını görüştüğü kaydedildi. Teknik eğitim, kapasite geliştirme ve uzmanlık paylaşımı da görüşmede ele alınan başlıklar arasında yer aldı.

Haberde sonuç olarak, Mısır'ın devam eden çekinceleri ve Şam'ın, yönetim yapısında Heyet Tahrir eş-Şam kadrolarının (HTŞ) belirleyici rol oynadığı merkezi bir sistem inşa etme çabaları nedeniyle iki ülke arasındaki gerçek bir yakınlaşmanın hâlâ uzak olduğu belirtildi.

El-Ahbar'a göre, Kahire'nin Suriye politikası, Körfez ülkelerinin nüfuz arayışlarından ziyade Mısır'ın ulusal güvenliğiyle bağlantılı bölgesel bir denge oluşturma hedefi doğrultusunda şekilleniyor.