BBC: İran'ın direnci Trump ve Netanyahu'nun hesaplarını bozdu

10 Haziran 2026

İran'ın beklenenden daha dirençli çıktığına dikkat çeken BBC, bunun Trump ve Netanyahu'nun "hızlı zafer" beklentilerini boşa çıkardığını belirtti.

YDH- BBC'de yayımlanan analizde, ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu'nun İran'a karşı elde edilecek bir zaferin Ortadoğu'yu yeniden şekillendireceğine inandıkları, ancak savaşın ortaya çıkardığı tablonun beklentilerinden “farklı” geliştiği belirtildi.

Analizde, bölgenin gerçekten de yeniden şekillendiği, ancak bunun Washington ve Tel Aviv'in öngördüğü şekilde “gerçekleşmediği” ifade edildi. İran'ın “yenilmediği” belirtilirken, bölgenin açık çatışmalar ile gerilim dönemleri arasında gidip gelen “uzun süreli bir istikrarsızlık sürecine” sürüklendiği değerlendirildi.

BBC, İran yönetiminin, Trump ve Netanyahu'nun düşündüğünden çok daha dirençli çıktığını vurguladı. Analizde, iki liderin İran'a ilişkin değerlendirmelerinde “yanıldıkları ve savaşın sonuçları üzerindeki kontrollerini kaybettikleri” görüşüne yer verildi.

Bunun son örneğinin, İran tarafından bir ABD Apache helikopterinin düşürülmesi olduğu belirtilirken, bu olayın Tahran'ın ABD'ye zarar verebilme kapasitesini koruduğunu gösterdiği ifade edildi.

BBC, İran yönetiminin savaşın sonunda "zaferi" sistemi ayakta kalması ve Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünün fiilen kabul edilmesi olarak gördüğünü aktardı.

Analizde, Trump ve ABD'li komutanların Apache helikopterinin kaybına verecekleri tepkiyi dikkatli biçimde ayarlamaya çalıştıkları, bir yandan caydırıcılık mesajı vermek isterken diğer yandan da ağır ilerleyen diplomatik süreci korumayı hedefledikleri belirtildi.

Helikopter mürettebatının kurtulmuş olmasının Washington'ın seçeneklerini sınırladığı, personelin hayatını kaybetmesi halinde çok daha sert bir karşılığın gündeme gelebileceği ifade edildi.

BBC, Trump'ın temel hedeflerinden birinin Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını sağlayacak bir anlaşmaya ulaşmak ve ardından İran'ın zenginleştirilmiş uranyum stoku ile nükleer programını kapsayan daha uzun vadeli müzakereler başlatmak olduğunu belirtti.

Analizde, savaşın ABD kamuoyunda “destek görmediği” ve Trump'ın bunu siyasi bir başarı olarak sunabileceği bir “çıkış yolu” aradığı kaydedildi.

“Rejim değişikliği” beklentisi gerçekleşmedi

BBC, Trump ve Netanyahu'nun savaşın başlangıcında “tarihi bir dönüşüm” yaşanacağına inandıklarını belirtti.

Analize göre, her iki lider de 28 Şubat'ta savaşın başlaması sırasında yaptıkları açıklamalarda İran'daki siyasi sistemin çöküşe doğru ilerlediği varsayımından hareket etti.

Trump'ın Florida'daki Mar-a-Lago malikanesinden yaptığı açıklamada İran halkına hitaben, "Özgürlüğünüzün saati yaklaşıyor" dediği ve İranlı muhaliflere daha önce verdiği "yardım yolda" sözünü tekrarladığı hatırlatıldı.

Trump'ın açıklamasında, İran halkına evlerinden çıkmamaları çağrısı yaptığı ve bombardımanların ardından yönetimi devralabileceklerini söylediği aktarıldı.

BBC, ertesi gün Netanyahu'nun Tel Aviv'deki Savunma Bakanlığı kompleksinin çatısında yaptığı konuşmada da benzer bir özgüven sergilediğini belirtti.

Netanyahu'nun, "40 yıldır yapmak istediğim şeyi yapma imkânına sahibiz." dediği ve İran yönetimine “ağır darbe” vurma hedefini dile getirdiği ifade edildi.

Analizde, Netanyahu'nun siyasi hayatı boyunca İsrail için “temel tehdidin” Filistinlilerden veya Arap komşularından değil, İran'dan kaynaklandığını savunduğu, uzun yıllar boyunca ABD'yi İran'a karşı askeri harekâta ikna etmeye çalıştığı belirtildi.

BBC'ye göre Netanyahu, 7 Ekim 2023 sonrasında da İsrail kamuoyuna askeri gücün tüm rakipleri ortadan kaldıracağı ve daha güvenli bir gelecek sağlayacağı mesajını verdi.

Ancak analizde, son gelişmelerin Netanyahu'nun bölgeyi askeri güç yoluyla kendi istediği şekilde yeniden şekillendirme stratejisinin “başarısızlığa” uğradığını gösterdiği yorumu yapıldı.

BBC, İsrailli köşe yazarı Ben Caspit'in, Trump'ın Beyrut'a yönelik planlanan saldırıyı durdurmasının ardından Netanyahu'nun görüntüsünü "sönmüş bir balona" benzettiğini aktardı.

İran'ın dayanıklılığı hesapları bozdu

BBC analizinde, Washington ve Tel Aviv'in İran'ın yaptırımlar, “ekonomik kriz, kötü yönetim ve yolsuzluk” nedeniyle ciddi biçimde zayıfladığını düşündükleri belirtildi.

Ayrıca, İsrail'in Gazze'deki Hamas'a ve Lübnan'daki Hizbullah'a ağır darbeler vurduğu, Suriye'de Beşşar Esed yönetiminin devrilmesinin de İran'ın bölgesel konumunu zayıflattığı değerlendirmesinin yaygın olduğu ifade edildi.

Analize göre, Trump ve Netanyahu, İran'ın dini ve siyasi liderliğinin ortadan kaldırılmasının sistemin içeriden çökmesine yol açacağını varsaydı.

BBC ise bu varsayımın “gerçekleşmediğini” belirterek “İran yönetiminin dayanıklılığının, sertliğinin ve kriz yönetme kapasitesinin küçümsendiğini” yazdı.

Analizde, İran'ın yaklaşık yarım asırdır askeri tehditlerle yaşadığı, bu nedenle devlet yapısını ve güvenlik mimarisini olası saldırılara karşı şekillendirdiği belirtildi.

Ayrıca askeri gücün, ideolojik ve kurumsal temeller üzerine kurulu bir sistemi tek başına çökertmekte yetersiz kaldığı değerlendirmesine yer verildi.

Lübnan cephesi ve Hürmüz denklemi

BBC'ye göre, İran'ın yeni stratejisinin temel unsurlarından biri Lübnan'daki savaş ile Fars Körfezi'ndeki gelişmeleri aynı denklem içinde ele almak.

Analizde, Tahran'ın ABD'ye verdiği mesajın “açık” olduğu belirtildi: İsrail Lübnan'da Hizbullah'a yönelik saldırılarını sürdürdüğü sürece kapsamlı bir anlaşma beklenmemeli.

Bu çerçevede Trump'ın Beyrut'a yönelik planlanan İsrail saldırısını durdurmasının, Lübnan ile Körfez dosyaları arasındaki bağlantıyı fiilen kabul ettiği şeklinde yorumlandığı ifade edildi.

BBC, Netanyahu'nun ise bu bağlantıyı reddettiğini ve bunu "kabul edilemez" bulduğunu aktardı.

Ancak analizde, Trump'ın önceliğinin savaşı sonlandırmak olduğu, Netanyahu'nun ise İran'ın stratejik kapasitesinin ciddi biçimde zayıflatıldığı bir sonuç aradığı belirtildi.

Netanyahu'nun Beyrut saldırısını iptal etmek zorunda kalmasına rağmen İsrail ordusunun Güney Lübnan'a yönelik yoğun saldırılarını sürdürdüğü kaydedildi.

Hürmüz Boğazı hâlâ kapalı

BBC analizinin sonunda, savaşın ekonomik boyutuna dikkat çekildi.

Mart ayında Hürmüz Boğazı'nın kapanmasının ardından küresel ekonomi açısından ciddi sonuçlar doğabileceği yönünde çok sayıda uyarı yapıldığı hatırlatıldı.

BBC, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarından sonra kapanan boğazın hâlâ açılmadığını ve olağanüstü diplomatik gelişmeler yaşanmadığı sürece yakın gelecekte yeniden açılmasının “zor” göründüğünü belirtti.

Analizde, İran yönetiminin Hürmüz Boğazı'nı kapatarak küresel ekonomi üzerinde baskı kurabilmesini ve Körfez ülkelerine yönelik baskı kapasitesini, ABD ve İsrail'e karşı uzun vadeli bir caydırıcılık unsuruna dönüştürmeye çalıştığı değerlendirmesi yapıldı.