
YDH - İsrail'de yayımlanan Haaretz gazetesi, bugünkü başyazısında Başbakan Benyamin Netanyahu'yu sert bir dille eleştirerek, ABD'yi İran ile ortak bir savaşa sürükleme ve İsrail ordusunu Lübnan'ın güneyine gönderme yönündeki "felaket getiren" kararlarıyla kendisini dahi geride bıraktığını yazdı.
Bu adımların tam bir başarısızlık olduğunu kabul eden gazete, Netanyahu'nun İsrail'i "en büyük ve en tehlikeli düşmanı" olarak nitelendirilen İran karşısında stratejik bir yenilgiye uğrattığını ve ABD'nin desteğine zarar verdiğini aktardı.
"Rejimi devirme" yönündeki asılsız bir illüzyonla başlayan İran savaşının ve Hizbullah'a karşı "kolay bir zafer" beklentisiyle sürdürülen sürecin sorumsuz bir macera olduğunun anlaşıldığı kaydedildi.
Gazete, İran'ın bu savaştan daha da güçlenerek çıktığını, İsrail'e karşı caydırıcılık sağladığını, "cephelerin birliği" stratejisini dayattığını ve Trump'ın nükleer programı daraltma taleplerini reddettiğini belirtti.
Haaretz ayrıca, Hizbullah'ın Genel Sekreteri Hasan Nasrullah'a 2024 yılındaki düzenlenen suikastın ve saflarındaki kayıplardan sonra toparlandığını ve İsrail ordusuna karşı bir "gerilla savaşına" başladığını itiraf etti.
Gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan İsrail Kanal 13 televizyonu, İran'ın İsrail'in caydırıcılığını sarsmayı başardığını kaydetti.
Kanal 12 televizyonu ise İsrail'in İran ile karşı karşıya geldiği çatışma dönemlerine girdiğini ve bu süreçte en önemli stratejik kozlarını kaybettiğini bildirdi.
Televizyon kanalı, Tahran yönetiminin üç yıl süren savaşın ardından cepheleri yeniden birbirine bağlamayı başardığını kabul etti.
Güvenlik ve askeri kurumlardaki hiç kimsenin "Aslan Kükremesi" operasyonundan sonra böyle bir senaryoyu hayal bile edemediğini aktaran Kanal 12, İsrail'in "varoluşsal tehditler karşısında" bir ilerleme kaydedemediğini, aksine İran ile yalnızca taktiksel çatışma dönemlerine girdiğini vurguladı.
Netanyahu'nun Washington ile ilişkilerinde son haftalarda bir mesafe oluştuğu belirtildi. ABD merkezli Axios sitesinin haberine göre, ABD Başkanı Donald Trump, gerçekleştirdiği bir telefon görüşmesinde Netanyahu'yu "çılgın" olarak nitelendirdi.
ABD medyasında yer alan değerlendirmelerde de Netanyahu'nun İran'a yönelik saldırıları "Trump'ın isteklerinin aksine" düzenlediği ifade edildi.
Trump dün İsrail'e ilişkin yaptığı açıklamada, kendisi olmasaydı İsrail'in var olmayacağını söyledi. Bu açıklama, Trump'ın Netanyahu'yu "savaşa geri dönmesi halinde Washington'ın İsrail'in ortağı olmayacağı" yönünde uyarmasının ardından geldi.
İran ile yapılacak olası bir anlaşmaya da değinen Trump, Netanyahu'nun Washington'ın İran ile varabileceği herhangi bir anlaşmayı kabul etmekten başka seçeneği olmayacağını vurgulayarak, İran ile müzakere dosyasındaki son kararın İsrail'in değil, ABD'nin elinde olduğunu ifade etti.