
YDH - Popüler artırılmış gerçeklik oyunu Pokemon Go'yu oynayan yüz milyonlarca kullanıcının yıllar boyunca kaydettiği gerçek dünya görüntüleri, Pentagon'un bir savunma yüklenicisi tarafından askeri dronelar için yapay zeka navigasyon modelinin eğitilmesinde kullanıldı.
The Guardian gazetesi ve DroneXL adlı uzman yayının ortaya çıkardığı bilgilere göre, oyuncuların çevrelerindeki sokakları, parkları ve binaları taramasıyla elde edilen yaklaşık 30 milyar görüntü, GPS sinyaline ihtiyaç duymadan çalışabilen bir yapay zeka sisteminin temelini oluşturdu.
Pokemon Go, 2016 yılında piyasaya sürüldüğünde kullanıcıların cep telefonu kameralarını kullanarak gerçek dünyada sanal yaratıkları bulup yakalamasına olanak tanıyan yenilikçi yapısıyla kısa sürede küresel bir fenomene dönüştü.
Japon oyun devi Nintendo ile ortaklık kuran Niantic tarafından geliştirilen uygulama, 2021 yılında gelen bir güncellemeyle oyunculara gerçek mekanları taramaları karşılığında ödüller sunmaya başladı.
Kullanıcıların bu özelliği etkinleştirmek için onay vermesi ve tarama kayıtlarını yüklemesi gerekiyordu.
Bu taramalardan elde edilen veriler, Niantic bünyesinde yapay zeka modellerinin eğitilmesinde kullanıldı. Şirketin 2025 yılında jeo-uzamsal hesaplama ve navigasyon alanına odaklanmak üzere ayrılan birimi Niantic Spatial, söz konusu yapay zeka modelini devraldı.
Niantic Spatial daha sonra, uzay istihbaratı, yeryüzü gözlemi ve ilgili yazılımların geliştirilmesinde uzmanlaşan ve daha önce Maxar Intelligence adıyla bilinen Vantor ile ortaklık anlaşması imzaladı. Vantor'un teknolojileri savunma, istihbarat ve ticari sektörlerde kullanılıyor.
İki şirketin ortaklık duyurusunda, anlaşmanın "modern operasyonların kritik bir zafiyetini gidermeyi" amaçladığı belirtildi.
Şirketler, GPS sinyalinin bulunmadığı, bastırıldığı veya aldatıldığı bölgelerde insansız hava araçlarına hassas navigasyon yeteneği kazandırmanın hedeflendiğini açıkladı.
Şirketlerin ortak açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
"Uydu sinyalleri kesintiye uğradığında, otonom sistemler ve sahada faaliyet gösteren birlikler yön bulma, eylemlerini koordine etme ya da hassas durum farkındalığını sürdürme yeteneğini kaybediyor."
Vantor'un ürün direktörü Peter Wilczynski ise günümüz savaş alanındaki ihtiyaca işaret ederek, "Modern savaş alanında çeşitli sistemler faaliyet gösteriyor ve bunların hızla modernize edilmesi gerekiyor" değerlendirmesinde bulundu.
Niantic Spatial ve Vantor, The Guardian'a yaptıkları açıklamada, Pokemon Go oyuncularının kaydettiği mekan taramalarının doğrudan Vantor'a verilmeyeceğini, yalnızca bu verilerle eğitilmiş yapay zeka modelinin paylaşılacağını bildirdi.
Niantic Spatial sözcüsü, oyun aracılığıyla toplanan görüntülerin "bu özelliği etkinleştiren oyuncular tarafından gönüllü olarak sağlandığını ve o dönemde yürürlükte olan hizmet koşulları ile gizlilik politikasına tabi olduğunu" belirtti.
Ancak dijital haklar alanında çalışan uzmanlar, kullanıcıların verilerinin bu şekilde kullanılmasından haberdar olmasının son derece güç olduğuna dikkat çekiyor.
Teknoloji politikaları üzerine çalışan Digital Rights Watch adlı düşünce kuruluşundan Tom Sulston, The Guardian'a yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:
"Bu koşullarda görüntülerin kullanımına ilişkin uyarılar bulunuyor olabilir ancak çoğu insanın video oyunu oynamak isterken hacimli hukuki belgeleri okumadığını biliyoruz."
Niantic Spatial'ın veri toplama sürecine ilişkin açıklaması, kullanıcı onayının teknik olarak alındığını vurgulasa da oyuncuların kaydettiği görüntülerin nihai olarak askeri uygulamalara giden bir yapay zeka modelini besleyeceğini öngörmesinin mümkün olmadığı eleştirileri gündeme geldi.
DroneXL portalı, kullanıcıların bu durumdan büyük ölçüde habersiz olduğunu vurguladı.
Pokemon Go'nun 2016'daki çıkışından bu yana yüz milyonlarca kullanıcıya ulaşan küresel erişimi, toplanan verilerin coğrafi çeşitliliğini ve kapsamını da benzersiz kılıyor.
Oyuncuların dünyanın dört bir yanındaki kentsel ve kırsal alanlarda gerçekleştirdiği taramalar, yapay zeka modelinin çok farklı coğrafi koşullarda ve arazi tiplerinde navigasyon yapabilme kapasitesini artıran bir veri havuzu oluşturdu.
Söz konusu gelişme, tüketici teknolojileri ile askeri uygulamalar arasındaki sınırların giderek belirsizleştiği bir dönemde, kullanıcı verilerinin ikincil kullanımına ilişkin etik ve hukuki tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Pentagon'un savunma yüklenicisi aracılığıyla bir eğlence uygulamasından beslenen yapay zeka modelini savaş alanında kullanacak olması, veri gizliliği savunucularının yanı sıra teknoloji etiği uzmanlarının da tepkisini çekiyor.