Arakçi, ABD ile yürütülen müzakerelerin ayrıntılarını açıkladı

13 Haziran 2026

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD ile yürütülen müzakerelerde varılan taslak mutabakatın ayrıntılarını açıklayarak, metinde Lübnan'daki savaşın sonlandırılması ve İsrail'in işgal ettiği bölgelerden çekilmesi maddelerinin yer aldığını bildirdi.

YDH - İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İran devlet televizyonuna verdiği mülakatta, ABD ile yürütülen müzakereler kapsamında üzerinde çalışılan taslak mutabakat zaptının içeriğine dair açıklamalarda bulundu.

Arakçi, altyapı tesislerine yönelik saldırı tehditleri karşısında İran'ın geri adım atmayacağını vurgulayarak, "Eğer tehdit altında geri adım atacak olsaydık, bunu çok daha önce yapardık. Karşı tarafa tehditlerin ters teptiği mesajını ilettik. Eğer savaş istiyorsanız, biz tamamen hazırız" dedi.

Bölgesel gelişmelere değinen Arakçi, taslak mutabakat metninde Lübnan'daki savaşın sonlandırılması konusunun yer aldığını ve İran'ın "Lübnan'ı asla yalnız bırakmayacağını" vurguladı.

Bakan Arakçi, mutabakat çerçevesinde savaşın sona ermesinin, İsrail'in Lübnan'ın güneyinde işgal ettiği bölgelerden çekilmesini de kapsadığını ve bu hususu karşı tarafa açıkça ilettiklerini belirtti.

İran'ın ve İran halkının sahada kazanan taraf olduğunu ifade eden Arakçi, yabancı yetkililerin de kendisine İran'ın bu süreçten daha güçlü çıktığını ve mucizeler yarattığını bizzat ifade ettiklerini aktardı.

Müzakerelerde Hürmüz Boğazı ve ABD'nin uyguladığı deniz ablukasının kaldırılması konularının da mutabakat zaptında yer aldığını açıklayan Arakçi, boğazın statüsüne ilişkin önemli detaylar paylaştı.

Hürmüz Boğazı'nın tartışmasız şekilde İran ve Umman egemenliği altında olduğunu belirten Arakçi, "Hürmüz Boğazı'nda herhangi bir uluslararası su yolu bulunmamaktadır" dedi.

Yıllardır bölgede güvenlik ve hizmetlerin İran ve Umman tarafından ücretsiz sağlandığını hatırlatan Arakçi, boğazın gelecekteki yönetiminin geçmişteki gibi olmayacağını ve artık sağlanan hizmetler karşılığında ücret alınacağını bildirdi.

Bu konunun anlaşmada sabitlendiğini kaydeden Bakan, Umman ile çok iyi istişareler yürüttüklerini ve yakında boğaza ilişkin ortak bir bildiri ile eylem planı yayımlayabileceklerini açıkladı.

Arakçi ayrıca, Hürmüz Boğazı'nın şu anda İran'ın en önemli caydırıcılık araçlarından biri olduğunu sözlerine ekledi.

Arakçi, mutabakatın imzalanması halinde dondurulmuş İran varlıklarının serbest bırakılması için belirli bir mekanizma kurulduğunu ve "hiçbir İran varlığının yeniden dondurulamayacağını" vurguladı.

Ayrıca, İran'ın uğradığı kayıp ve zararların telafi edilmesi amacıyla bir ekonomik kalkınma ve yeniden inşa planının gündeme getirildiğini, bunun mekanizmaları üzerinde ise gelecek müzakerelerde mutabakata varılacağını ifade etti.

Söz konusu mutabakat zaptının iki sayfadan az olduğunu, her bir kelimesinin defalarca incelendiğini belirten Dışişleri Bakanı, anlaşma kesinleştiğinde tüm detayları "madde madde" kamuoyuna açıklayacağını taahhüt etti.

Nükleer dosya ve yaptırımların kaldırılması ertelendi

Müzakerelerin iki aşamalı olarak yürütüldüğünü açıklayan Arakçi, yaptırımların kaldırılması ve nükleer dosya konularının nihai anlaşma aşamasına ertelendiğini, uranyum zenginleştirme ve zenginleştirilmiş malzeme stoku konularının da bu nihai aşamada ele alınacağını belirtti.

Mevcut aşamada ABD'nin nükleer alandaki taleplerinin İran için hiçbir şekilde kabul edilebilir olmadığını vurgulayan Bakan, yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş malzeme konusunun ele alınması gerekirse, bunun tek yolunun bu malzemelerin İran içinde seyreltilmesi olduğunu ve bu yöntemi mutabakatlara dahil etmeye çalıştıklarını kaydetti.

Arakçi'nin verdiği bilgilere göre, ABD mutabakat zaptında savaşı başlatan taraf olmamayı ve tehdit dilini kullanmamayı taahhüt ediyor. Ayrıca taraflar, tam bir eşitlik temelinde birbirlerinin egemenliğine saygı göstermeyi ve iç işlerine karışmamayı taahhüt ediyor.

Müzakerelerin son aşamalarının tamamlanmasının ardından anlaşmanın imzalanarak duyurulacağını belirten Arakçi, ilk aşamadaki imzanın önümüzdeki birkaç gün içinde dijital ortamda uzaktan (elektronik imza ile) atılabileceğini açıkladı.

Öte yandan Arakçi, basına sızan ve medyada dolaşıma giren karar metni taslaklarının hiçbir geçerliliği ve doğruluğu olmadığını hem İran hem de ABD tarafının teyit ettiğini belirtti.

İran resmi ajansı IRNA da daha önce yayımladığı haberde, olası anlaşma metninin tarafların yükümlülüklerinden kaçmasına imkan vermeyecek şekilde azami dikkat ve titizlikle hazırlandığını bildirmişti.

"Siyonist rejim anlaşmayı sabote etmek istiyor"

Anlaşmanın yürürlüğe girmesini engellemek isteyen taraflar olduğunu ifade eden Arakçi, "Bu anlaşmanın düşmanları var, bunların başında da mutabakatı baltalamak ve başarısız kılmak için bahaneler arayan Siyonist rejim geliyor" dedi. Arakçi, şu aşamada detaylara fazla girmenin mutabakat sürecini zorlaştıracak gergin bir medya ortamı yaratabileceği uyarısında bulundu.

Karşı tarafın geçmişte sözleşmeleri ihlal eden yapısına dikkat çeken Arakçi, ilk aşama taahhütleri yerine getirilmeden ikinci aşamaya geçilmeyeceğini vurguladı.

Bakan, "Karşı tarafın doğasında ahdi bozmak var. Eğer mutabakat zaptı hükümleri uygulanmazsa, nihai anlaşma için müzakere yapılmayacaktır" diye konuştu.

Son olarak askeri güç ile diplomasi arasındaki ilişkiye değinen Arakçi, diplomasinin görevinin sahadaki kazanımları tescillemek olduğunu belirterek, "Sahada gücünüz yoksa müzakereler hiçbir sonuç vermez. Diplomasi, İran Silahlı Kuvvetleri'nin ve şehitlerin fedakarlıkları sayesinde elde edilen direniş gücüne dayanmaktadır" dedi.