Ehud Barak: Washington ile Tahran anlaşması fiyasko

14 Haziran 2026

İsrail eski Başbakanı Ehud Barak ile muhalefet lideri Yair Lapid, ABD ile İran arasında imzalanması beklenen yeni anlaşmaya tepki gösterdi.

YDH - İsrail eski Başbakanı Ehud Barak, ABD ile İran arasında imzalanması beklenen anlaşmayı "çok kötü" olarak nitelendirdi.

İsrail'in mevcut Başbakan Benyamin Netanyahu'nun "kibir ve körlüğünün" bedelini ödediğini dile getiren Barak, ülkesinin savaş hedeflerinin hiçbirine ulaşamadığını kabul etti.

Gelişmeyi değerlendiren Barak, bunun tam anlamıyla bir anlaşma değil, bir mutabakat zaptı olduğunu ifade etti.

Metnin füze meselesini ya da direniş hareketlerine verilen desteği ele almadığına dikkat çeken eski Başbakan, "İsrail'in yaşananlar üzerindeki etkisi artık sıfıra inmiştir ve bu bir trajedidir" dedi.

İran'a yönelik savaşın hedeflerine ulaşılamadığını belirten Barak, kamuoyuna açıklanmayan ancak en merkezi hedef olan "İran rejiminin devrilmesi" amacının gerçekleşmediğini kaydetti.

Barak, ikinci hedef olan "İran nükleer programına son verilmesi" planının da başarısız olduğunu ekleyerek, İran'ın bu mücadeleden daha güçlü, İsrail'in ise daha zayıf çıktığını vurguladı.

Yair Lapid: Netanyahu için tam bir başarısızlık

İsrail muhalefet lideri Yair Lapid de taslağı hazırlanan anlaşmaya tepki gösterdi. Lapid, şekillenmekte olan anlaşmanın İsrail'in belirlediği savaş hedeflerinin hiçbirini karşılamadığını belirterek, süreci "Netanyahu için tam bir fiyasko" olarak nitelendirdi.

İsrail basınında yer alan haberlerde de söz konusu anlaşma beklentisinin ardından İsrail askeri ve siyasi çevrelerinde derin bir endişenin hakim olduğu aktarıldı.

İsrail Hayom gazetesine göre Tahran'ın zafer gerekçeleri

İsrail'de yayımlanan İsrail Hayom gazetesi, İran'a karşı yürütülen savaşın İsrail açısından stratejik bir başarısızlıkla sonuçlandığını yazdı.

Gazete; Tahran'ın mevcut rejimini koruyarak, nükleer kapasitesini elinde tutarak ve şekillenen ekonomik anlaşmayla süreçten daha güçlü çıktığını kaydetti.

İsrail yönetiminin "Tahran'a sert bir ders verildiği" yönündeki iddiasını çürüten gazete, İran'ın zafer kazandığını gösteren gerekçeleri şu şekilde sıraladı:

"İran rejiminin, bölgenin ve dünyanın en güçlü gücünden darbeler almasına rağmen ayakta kalması ve direncini koruması başlı başına bir zaferdir."

"İran'a saldıranların, ülkenin "zenginleştirilmiş uranyum üzerindeki kontrolünü" kıramamış olması ve Hürmüz Boğazı'nı güç kullanarak açamaması bir başka zaferdir."

"Tahran'ın değil, Washington'ın anlaşma için adeta yalvarması ve şartları hafifletmeye hazır görünmesi İran için bir kazanımdır."

"Körfez ülkelerinin "İran karşısında titriyor olması" bir zafer göstergesidir."

"İsrail'in dünyanın büyük bir bölümünde "kötü taraf", İran'ın ise "daha az kötü taraf" olarak algılanması bir diğer zaferdir."

Haberde, Washington'ın bu durumu göremediği ya da görmek istemediği yorumuna yer verildi. ABD'nin eline "rejimi devirme ve İran'ı mağlup etme" fırsatı geçtiği ancak bunu başaramadığı belirtildi.

Gazete ayrıca, İsrail'in İran'a karşı sürekli tekrarlanan çatışma döngüleriyle barış içinde yaşayabileceğini düşünenlerin büyük bir yanılgı içinde olduğunu vurguladı.