
YDH - ABD'de 2025 yılının son aylarında New York’taki Nasdaq borsası oldukça hareketli günlerinden birini yaşıyordu. ABD Başkanı Donald Trump’ın oğulları Eric Trump ve Donald Trump Jr., o dönem adı pek duyulmamış, borsada halka açık şekilde işlem gören Alt5 Sigma adlı şirketle kurdukları yeni ortaklığı kutlamak üzere borsa binasındaydı.
Bu ortaklığın temel amacı, sıradan yatırımcıların Trump ailesi tarafından desteklenen yeni bir kripto para birimine çok daha kolay ve zahmetsiz bir şekilde yatırım yapabilmesini sağlamaktı.
Ancak bu görkemli başlangıcın üzerinden henüz on ay bile geçmeden, şirket yatırımcılarına çok ciddi uyarılarda bulunmaya başladı.
Ticari faaliyetlerini daha ne kadar sürdürebileceğinin belirsiz olduğunu açıklayan şirketin hisseleri yüzde 90’ın üzerinde değer kaybetti.
Yapılan isim ve marka değişiklikleri de yatırımcı ilgisini yeniden canlandırmaya yetmedi. Şimdiki adı AI Financial Corp. olan şirket, önümüzdeki 15 işlem günü içinde hisse senedi fiyatını kuruşlu seviyelerden yukarı taşıyamazsa Nasdaq borsasından tamamen çıkarılma riskiyle karşı karşıya kalacak.
CNBC muhabiri Matt Peterson, sürecin perde arkasını tüm ayrıntılarıyla aktardı.
Muhabir Matt Peterson, sürecin nasıl başladığını ve bu karmaşık finansal yapının arkasında yatan büyük ortaklığı şu sözlerle anlattı:
"Son birkaç aydır Alt5 Sigma adlı şirketin etrafında dönen bu sıra dışı hikayeyi yakından takip ediyorum. Yaklaşık on ay önce, 2025 yılının ağustos ayında, Donald Trump Jr. ve Eric Trump, Nasdaq borsasında boy göstererek Trump ailesinin ortak kurucusu olduğu ve kripto jetonları ihraç eden World Liberty Financial adına imzaladıkları yeni kripto anlaşmasını kutladılar. O dönemde borsada neredeyse hiç kimsenin adını bile duymadığı Alt5 Sigma adlı bir şirket, yatırımcılardan tam 750 milyon dolar fon toplamayı başardı. Bu fonu sağlayanlar arasında, beyzbol takımı New York Mets’in de sahibi olan milyarder Steve Cohen’e ait ünlü Point72 gibi Amerika Birleşik Devletleri’nin en büyük ve en çok tanınan serbest yatırım fonları yer alıyordu. Şirket, gerçekleştirdiği büyük hisse senedi satışlarıyla kasasına tam 750 milyon dolar koydu. Hemen ardından yüzünü Trump ailesiyle bağlantılı olan World Liberty Financial şirketine döndü ve bu paranın tamamıyla, yani 750 milyon dolar değerinde kripto jeton satın aldı."
Haberde, bahsi geçen kripto paranın "WLFI" adlı bir dijital jeton olduğu belirtildi. Peterson, bu tür finansal araçların işleyişine dair şu ayrıntıları paylaştı:
"Burada bahsettiğimiz kripto varlık, WLFI adı verilen bir dijital jetondur. İnsanların büyük bir bölümü bu tür kripto jetonlarını, yalnızca ilgi duydukları bir yapının gelecekteki değerine yönelik spekülasyon yapmak amacıyla satın alırlar. Bu özel örnekte ise yatırımcılar aslında doğrudan Trump ailesinin iş imparatorluğundan küçük bir pay alarak bu imparatorluğun değerleneceği yönünde bir tahminde bulunuyorlardı. Yapılan anlaşmanın bir parçası olarak, World Liberty Financial şirketi Trump ailesine doğrudan ödeme gerçekleştiriyor. Şirketin kamuoyuna sunduğu resmi bilgilendirme belgelerinde, gerçekleştirilen tüm jeton satışlarından elde edilen gelirlerin yüzde 75’inin doğrudan Trump ailesi üyelerine ait bir şirkete aktarılacağı açıkça ifade ediliyor. Bu durum, Alt5 Sigma şirketinin bilançosuna çok miktarda World Liberty kripto varlığı eklemesini sağlayan bu karmaşık süreç sonucunda, Trump ailesinin tek bir işlemle yaklaşık 500 milyon dolar gelir elde ettiği anlamına geliyor."
Kripto dünyasında "dijital varlık hazinesi" olarak adlandırılan yeni bir modelin türediğine dikkat çeken Matt Peterson, bu yapının çalışma mekanizmasını şu ifadelerle açıkladı:
"Bu şirket, kripto sektöründe son dönemde yaygınlaşmaya başlayan dijital varlık hazinesi modelinin en bariz örneklerinden biridir. Bu kavram, şirketlerin aslında birer hazine dairesine, yani büyük miktarda kripto varlığın saklandığı ve korunduğu birer dijital kasaya dönüşmesi anlamına geliyor. Bu yöntemin tercih edilmesinin çok temel bir sebebi var. Normal şartlar altında sıradan insanlar için kripto varlık satın almak, bunları muhafaza etmek, dijital cüzdan kurmak ve güvenlik sistemleriyle uğraşmak oldukça karmaşık ve yorucu bir süreç olabiliyor. Birçok yatırımcı bu teknik detaylarla uğraşmayı kesinlikle istemiyor. Buna karşılık, hisse senedi piyasalarında işlem yapmak, hisse alıp satmak çok daha fazla insanın bildiği ve kendisini güvende hissettiği bir alan. Bu nedenle son zamanlarda bazı finans şirketleri, borsada işlem gören hisse senetlerinin arkasına kripto varlıkları yerleştirerek adeta finansal bir ambalaj sunmaya başladılar."
Ancak Trump kardeşlerin ağustos ayında Nasdaq’ta bardağı taşıran o ünlü törenle başlattıkları bu girişim, o günden sonra yapısal ve hukuki birçok krizle sarsıldı. Peterson, şirketin geçirdiği çalkantılı dönemi şu sözlerle özetledi:
"Trump kardeşlerin ağustos ayında Nasdaq’a gitmesinden bu yana Alt5 Sigma şirketi son derece fırtınalı bir süreçten geçti. Her şeyden önce, isimlerini değiştirmek zorunda kaldılar ve şu anki adları AI Financial Corporation oldu. Bu süreçte sürekli icra kurulu başkanı değiştirdiler, şu an üçüncü liderleriyle çalışıyorlar. Benzer şekilde, bağımsız denetçileri de defalarca değişti ve şu anda yine üçüncü denetim firmasıyla yola devam etmeye çalışıyorlar. Tüm bunların üzerine, şirketin Kanada’daki yan kuruluşunda görev yapan bir çalışanın, Ruanda’da para aklama da dahil olmak üzere bir dizi suçtan dolayı mahkum edildiğini resmen açıklamak durumunda kaldılar. Bu mahkumiyet kararı şu anda temyiz aşamasında bulunuyor. Diğer taraftan, arkalarındaki kripto varlık da piyasada çok büyük bir değer kaybına uğradı. Doğal olarak şirketin borsa hisselerinin fiyatı da bu durumdan etkilenerek ciddi şekilde aşağı çekildi. Bu durum şirket için çok büyük bir tehlike yaratıyor. Çünkü borsa kuralları gereği, eğer bir şirket hisse senedi fiyatını üst üste 30 işlem günü boyunca 1 doların üzerinde tutamazsa, Nasdaq borsasından tamamen çıkarılma süreciyle yüz yüze kalıyor."
Haberde, şirketin içine düştüğü durumun yalnızca borsa kuralları açısından değil, aynı zamanda yasal denetim organları açısından da ciddi sorunlar barındırdığı kaydedildi. Matt Peterson, yürüttüğü araştırmada ulaştığı hukuki boyutları şu sözlerle aktardı:
"Bu özel haber için yaptığım araştırmalar sırasında, ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’na başvurarak bu şirkete yönelik acil bir soruşturma başlatılması talebinde bulunan kamu yararı avukatlarıyla görüştüm. Hukukçular, şirketin kendi hissedarlarına karşı yaptığı bilgilendirmelerde ve bazı hassas sorunların kamuoyuna açıklanma biçiminde ciddi eksiklikler ve usulsüzlükler olduğunu düşünüyorlar. Avukatların iddiasına göre, şirketin gerçekleştirdiği bildirimler, hissedarların bu hisseleri alırken veya satarken sağlıklı kararlar verebilmesi için ihtiyaç duydukları temel bilgileri içermiyordu ve şeffaflıktan uzaktı. Konuyu açıklığa kavuşturabilmek adına Beyaz Saray yetkililerine de ulaştım ve bu ortaklığın durumunu sordum. Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada, Başkan Donald Trump’ın oğulları Donald Trump Jr. ve Eric Trump’ın, babalarının mali varlıklarını tamamen bağımsız bir yapı olan Trump Organization üzerinden yönettiklerini ve dolayısıyla bu süreçte hiçbir çıkar çatışmasının bulunmadığını ifade ettiler."
Gelişmeler karşısında haberde adı geçen diğer ana aktörlerin ise sessiz kalmayı tercih ettiği bildirildi. Peterson, taraflarla yaptığı görüşme çabalarını şöyle özetledi:
"Hakkında iddialar bulunan Alt5 Sigma şirketi bu haber için görüş bildirmeyi ve yorum yapmayı kesin bir dille reddetti. Şirket yetkilileri, piyasadaki spekülasyonların bir parçası olmak istemediklerini beyan ettiler. Aynı şekilde, ortaklığın diğer ayağını oluşturan World Liberty Financial firması da sessiz kalmayı tercih ederek herhangi bir açıklama yapmadı. Trump Organization adına konuşan bir kadın sözcü ise bana verdiği demeçte, ne Eric Trump’ın ne de Donald Trump Jr.’ın Alt5 Sigma şirketiyle herhangi bir ilgisinin, bağının veya bu şirketin iç işleyişine dair en ufak bir bilgisinin bulunmadığını savundu."
Muhabir Matt Peterson, haberini şu değerlendirmeyle sonlandırdı:
"Günün sonunda Alt5 Sigma hikayesi, finans tarihine geçecek kadar tuhaf ve karmaşık bir macera olarak karşımızda duruyor. Bu süreç, tamamen belirsiz ve sıradan bir kripto şirketini alıp hisselerini bir anda gökyüzüne fırlattı, hemen ardından ise aynı hızla adeta yerin dibine soktu. Eğer bu yaşananlardan çıkarılması gereken bir ders varsa, o da Trump ailesinin finansal başarısından ve adından pay almanın, borsa yatırımcılarının düşündüğünden çok daha zor ve riskli olduğudur. Çünkü bu anlaşmanın temel vaadi, borsadaki sıradan insanların, Donald Trump’ın ikinci başkanlık döneminde hızla büyümesi beklenen bu yeni iş imparatorluğuna kolayca ortak olabilmesiydi. Fakat geriye dönüp baktığımızda, bu hisselere güvenerek yatırımlarını burada tutmaya devam eden borsa yatırımcılarının hiçbiri için bu sürecin olumlu sonuçlanmadığını net bir şekilde görebiliyoruz."