
YDH- ABD ile İran arasında varılan mutabakatın, Lübnan cephesi de dahil olmak üzere tüm cephelerde savaşın durdurulmasını içerdiği belirtilirken, İsrail'in Beyrut'un güney banliyösüne düzenlediği saldırının son anda anlaşmayı tehlikeye attığı bildirildi.
İsrail'in saldırısı anlaşmayı riske attı
Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'in duyurduğu ABD-İran "barış anlaşmasının" en dikkat çekici maddelerinden biri, "Lübnan da dahil olmak üzere tüm cephelerde askerî operasyonların derhal ve kalıcı olarak durdurulması" oldu.
El-Ahbar'ın aktardığına göre, anlaşma öncesinde İsrail'in Beyrut'un güney banliyösüne yönelik saldırısı ve İran'ın buna karşılık verme tehdidi nedeniyle ciddi bir gerilim yaşandı. İran'ın Katarlı arabulucularla yürüttüğü görüşmeleri de durdurduğu belirtildi.
Habere göre, son aşamada Lübnan dosyasında önemli tavizler verilmesi, İsrail'in tüm Lübnan topraklarından çekileceğinin teyit edilmesi ve İran'a yönelik deniz ablukasının bir ay sonra değil derhal kaldırılmasının kabul edilmesi üzerine Tahran, Beyrut saldırısına karşılık vermekten vazgeçti.
İsrail, Lübnan'ı müzakerelerin dışında tutmak istedi
El-Ahbar'a göre İsrail, Direniş’e ait bir insansız hava aracının işgal altındaki Filistin topraklarında sınırın birkaç yüz metre ötesine düşmesini bahane ederek Beyrut'un güney banliyösüne saldırdı ve eş zamanlı olarak Güney Lübnan'daki bombardımanlarını yoğunlaştırdı.
Haberde, İsrail'in bu tırmanışı, Lübnan'ın ve özellikle güney cephesi ile Dahiye'nin ABD-İran anlaşmasının doğurabileceği bölgesel uzlaşı sürecine dahil edilmesini engellemeye yönelik bir girişim olarak değerlendirdiği belirtildi.
El-Ahbar, Beyrut'un Gubeyri bölgesindeki bir daireyi hedef alan saldırının, Lübnan'ı herhangi bir bölgesel müzakere mimarisinin dışında tutma ve Lübnan cephesinin kapsamlı bir anlaşmanın parçası haline gelmesini önleme amacı taşıdığını vurguladı.
Washington devreye girdi
Habere göre Washington, İsrail saldırısının ABD ile İran arasında yürütülen görüşmeleri sabote etmesinden endişe ederek doğrudan devreye girdi.
ABD Başkanı Donald Trump, Beyrut saldırısından saatler sonra İsrail ile Hizbullah arasında gerilimin düşürülmesi çağrısı yaptı ve saldırının "bu zamanda gerçekleşmemesi gerektiğini" söyledi.
Trump'ın, İran ile anlaşmaya çok yaklaşıldığı bir dönemde Beyrut saldırısının süreci tehlikeye attığını düşündüğü aktarıldı.
El-Ahbar'a göre Trump, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu'ya hitaben, "Lübnan'da yaptığınız bu lanet şey de ne?" diyerek saldırıların durdurulmasını istedi.
Direniş operasyonları sürdü
Sahada ise Lübnan direnişinin, Mecdel Zun ve Kefr Tebnit eksenlerinde İsrail güçlerinin ilerleme girişimlerini engellediği belirtildi.
İsrail ordusu, kuzey yerleşimlerinde alarm sirenlerinin çaldığını açıklarken, Lübnan'dan atılan bir füzenin Neot Mordehay bölgesine düştüğünü duyurdu. İsrail medyası ayrıca, bir insansız hava aracı saldırısında askerlerin yaralandığını bildirdi.
Direniş güçlerinin Hula, Udeysa, Kantara, Yahmur eş-Şakif, Mecdel Zun, Nakura, Şema, Reşaf, Tayyibe ve Marun er-Ras bölgelerinde İsrail hedeflerine yönelik çok sayıda operasyon düzenlediği, kamikaze İHA'lar, Ebabil tipi insansız hava araçları, ağır füzeler, roketler, topçu mühimmatı ve karadan havaya füzeler kullandığı kaydedildi.
İsrailli analistten uyarı
İsrail'in Maariv gazetesinde yazan Alon Ben David ise İsrail ordusunun Lübnan içlerine daha fazla ilerlemesinin maliyetleri artıracağını belirtti.
Ben David, "Ali Tahir dağ silsilesine ve ardından Nebatiye platosuna doğru daha fazla ilerlersek, elde edeceğimiz herhangi bir kazanım olmaksızın sadece ödeyeceğimiz bedeli artırmış oluruz." dedi.
Hizbullah'ın klasik bir ordudan gerilla savaşına dayalı bir yapıya dönüştüğünü ifade eden Ben David, gerilla güçlerinin orduların zayıf noktalarını hedef alma konusunda her zaman “avantaj” sahibi olduğunu söyledi.
İsrailli analist ayrıca, Lübnan'da İsrail'in ikmal ve lojistik hatlarının da zamanla pusu ve bombalı saldırıların hedefi haline gelebileceği uyarısında bulundu.